01 Mayıs 2017

uzaktanhayal

Çocukken çok isteyip de bir türlü paramı yettiremediğim uzaktan kumandalı araba geldi birden aklıma. Ricochet!

Çok güzeldi be. Ne kadar takla atsa da gider, zarar görmezdi.

https://www.youtube.com/watch?v=ZmDhx5ZEUzY

06 Şubat 2017

uzunsaç

Doğan Şener: Ne zaman saç uzatmaya karar verdin ve bu fikir nasıl gelişti?
Barış Manço: Sevgili Doğan, o benim kişisel bir buluşum değil, saçların böyle uzaması... Şöyle insanlığın tarihine bakarsan, açık konuşmak gerekirse ta ilk çağ mağara adamından 1914 Birinci Cihan Savaşına kadar erkek saçlı, bıyıklı, sakallı uzun lafın kısası çevresinin yani çehresinin etrafı kıllı tüylü bir mahluk. Yani tarihe bakarsan erkek böyle saçlı, bıyıklı, sakallı bir adam. 1914 yılında Birinci Dünya Savaşında malum, sözüm meclisten dışarı, bit salgını çıktığı için önce ordular saçlarını kesiyorlar derken moda haline dönüyor. Uzatmayalım son altmış, yetmiş yıldır bir kısa saç modası var dünyada. Günün birinde 1960'lı yıllarda, şu 68 kuşağı var ya hep anlatılır, 68 yılında o dönemdeki gençler, bizler, üniversiteliler filan biz yeni baştan eski şeklimize şemalimize kavuşalım dediğimiz zaman bu moda zannedildi. Aslında böyle bir şey yok. İnsanlık tarihi boyunca insan zaten böyle saçlı bıyıklı gelmiş gitmiş. Ve katiyen demagoji yapıyorum zannedilmesin, ben sanki olmam gerektiği gibi olmam gerektiğini hissettim. Ne zaman? 1965-66-67'li yıllarda ama o dönemde bütün dünyada bu olay oldu yani. Birdenbire erkekler "tamam yeter artık bit salgını bitti. Birinci Dünya Savaşı bittiği gibi İkinci Dünya Savaşı da bitti." dediler. "E artık tamam" dediler "yani sağlık nedeniyle kılları kısa kısa bırakmanın bir anlamı yok" dediler ve erkekler şekil vermeye başladılar suratlarına. Ben de öyle başladım. Sonuçta mutlu oldum. Annem ve babam fazla bir laf etmediler. Sonralarda eşim olan nişanlım da bir şey demedi. Yani kimse rahatsız olmadı şimdi bu konuda, böyle de geldi gitti. Saç meselesi kanımca insanın kendine yakıştırıp yakıştıramaması ile ilgili. Önce kendine... Ben her sabah tıraş olurken bakıyorum, fena değilim gibi geliyor.

10 Kasım 2016

ağlayıağlayı

Yâr, senden uzak ellerde
Kaldım ağlayı ağlayı;
Bitip tükenmez yollarda
Öldüm ağlayı ağlayı.

Bilmem sihir mi, büyü mü?
Çözülmez aşkın düğümü;
Ben sende istediğimi
Buldum ağlayı ağlayı.

Güzel gördüm yığın yığın,
Bel ince, gözleri baygın...
Hepsinden güzel olduğun
Bildim ağlayı ağlayı...

Gel gaflet etme beni bul,
Kuş gibi sineme sokul.
Bak, ben senin kapına kul
Oldum ağlayı ağlayı.

Yâr, neden gözlerin süzügn?
Sakın sen de mi üzüldün?
Ben senden ayrıldığım gün
Güldüm ağlayı ağlayı.
-Sabahattin Ali, 1932

unutamadım

Gönlümü avutamadım,
Seni söküp atamadım,
Ben ahtımı tutamadım
Yâr, seni unutamadım.

Bahtın lûtfuna ermişim,
Gönlümü sana vermişim.
Meğer ne çok severmişim,
Yâr, seni unutamadım.

Gönül bir acayip deli,
Yârin azâdolmaz kulu.
Bilemedim neylemeli?
Yâr, seni unutamadım.

Kalksam gönlümü azâda
Eski günler gelir yâda;
Bu nisyan dolu dünyada
Yâr, seni unutamadım.

Kendimi alırdım gama,
Yerleştin kaldın kafama;
Unutmak istedim ama
Yâr, seni unutamadım.

-Sabahattin Ali, 1932 (Atsız Mecmua, s. 17, 1932)

16 Eylül 2016

yakışıklıdamat

Tarık Akan vefat etti bugün. Sağlam adamlar azalıp yerlerini paçozlara bırakıyorlar yavaş yavaş.

17 Haziran 2016

sahtedoğumgünü

Bir doğum günü daha gelip çatmış.
Sokakta görse tanımayacak veya görmemiş gibi yapacak kişiler yarın yine gülücüklü, sahte samimiyetli bol esprili kutlamalarda bulunacaklar. İçimden söylenip aynı şekilde yanıtlayacağım pek çoğunu. Onlar da benim samimi olmadığımı bildiklerinden benim düşündüklerimin aynısını düşünecekler.

08 Ocak 2016

hazretibaşkan

2007'den beri gidip almadığım kickboks 1. dan siyah kuşak belgemi almak için sınava gittim geçen ay. Çok komik ortammış. TDSF'den daha beter neler olur diye düşünürken orayı görmek değişik geldi.
9'da başlayacak denen sınav saat 1'i geçerken ancak başladı. Sınav için zorunlu olan malzemelerin hiçbirisine bakılmadı. Yalnızca kırmızı alt, beyaz üst ve eldiven yeterli oldu. Onlar olmasa niye yok da denmedi. Git diğer arkadaşından al dediler sadece. Her neyse, olabilir.
Sınav şöyle gerçekleşti; masanın arkasında yanında filan 3-4 kişi var ve 6-8 kişi olarak listeden çağırıyorlar. Sırasıyla fevkalade zor sorular soruyorlar. Benim sorularım ile ilgili olan kısım:
-Merhaba,
+Merhaba
-Kickboks federasyonu hangi yıl kuruldu?
+Boksa bağlı olduğu zamanı saymazsak 2004
-Doğru. Peki, federasyon başkanı kim?
+Salim Kayıcı
-A aa (şaşırdı) yanlış. Sayın Salim Kayıcı dememiz gerekiyor. Eminim sen de biliyorsundur ama heyecandan unutmuşsundur. Federasyon başkanından bahsederken sayın dememiz gerekir.
+(gülmemek için ağız sıkılır)
-Kickboksun renkleri nedir?
+(ne rengi la) Kırmızı beyaz
-Evet. Türkiye'de kırmızı ve beyaz kullanıyoruz. Point fighting müsabakası tatami minderinde mi yapılır ringde mi?
+Minderde
-Doğru. Peki, minderin ölçüleri ne olmalı?
+6x6 metre. Bu ölçü mevcut değilse 8x8 metre.
-Doğru. Teşekkür ederiz.

Diğer arkadaşlara da benzer kalitede sorular sorulduktan sonra haydi şimdi uygulama yapalım deyip kimse ısınmadan, önce model çalışması ardından k1 maç örneği ve sonrasında point fighting maç örneği yaptırılıp geçmiş olsun dilekleri ile gönderdiler.

Şunu da belirteyim, sınav ücretini ödeyip evrakları teslim ettiğimiz sırada yani daha sınav başlamadan önce arkada belgeleri hazırlamaya başlamışlardı.
Laf olsun diye iş yapılır da bu kadarı garip geliyor.
Sabahın 5'inde yola çıkıp o ayazda motorla Bursa'ya gittim. Orada spor salonunda saatlerce bekledim ve bunların sonucunda sadece evrak teslim edip yukarıdaki güzide soruları yanıtlamış oldum. 2, 3 ve 4. dan masaları da daha farklı değildi.

Giderken neler düşünüyordum halbuki. Kondisyonum pek yerinde değil, çok koşturup yormasalar bari, sol döner tekmem biraz zayıf kalıyor, zıplayışlı döner tekme, burgu tekme filan attırırlar mı acaba ne vakittir atmıyorum, vuruş çalışırken barzonun biriyle birbirimize girmesek, vıdıvıdıvıdı...

28 Aralık 2015

ikibinonaltıhediyelistesi

Sayın ilgili;
2016 için hediye listem aşağıdadır.

Saygılarımla arz ederim.

Ev peşinatı
iMac ya da muadil güçte pc
Muhtelif lensler (Canon EF 50mm f/1.4 USM, EF 24-70mm f/2.8L II USM, EF 24-105mm f/3.5-5.6 IS STM, EF 16-35mm f/2.8L II USM; Sigma 18-35mm f/1.8 DC HSM)
Kevlar pantolon
Lastik takımı (Metzeler ME 22 2.75-18 48P RF ve 3.00-18 52P RF)

Elcik ısıtma
Tel takımları (perdesiz-perdeli gitarlar ve tanbur için)

07 Aralık 2015

kokunca

Daha önce defalarca yazmışımdır ama şu koku işi çok garip.
Sadece bir koku nasıl olur da hafızaya bu denli katalizör olur.
Kokluyorsun ve geleceği dahi hatırlıyorsun.

28 Kasım 2015

yinemiiş

Bazen hiç yapmak istemediğin işler gelir yapışır.

15 Kasım 2015

ölümüöpneolur

Tanıdığın biri ölüyor ama üzülmüyorsun ya da sevinmiyorsun.
Tanıdığın biri ölüyor ve seviniyorsun.

Bu ikisinden hangisinde ölenin değeri daha yüksek acaba?