22 Haziran 2005

milango vs. milonga

milonga'nın dans klüplerinde, balo salonlarında vs (profesyonelce) olduğunu
biliyoruz. ama bilmediğimiz birşey var o da milangonun aslında yanlış bir
söylem olmadığı, böyle bir şeyin gerçekten varolduğudur. eski dönemlere
bakarsak (bkz: lale devri) dans gecelerinin ihtişamlı saraylarımızın
bahçelerinde, balo salonlarında yapıldığını görürüz. lakin burjuvaziden
uzak, halk çocuğu insanların böyle ortamlara girebilmesi imkansız gibidir.
onlar da bu "milonga"lara alternatif olarak "milango"lar düzenlemeye
başlarlar kendi aralarında. bu "milango"lar kulübelerinin bahçelerinde,
apartmanlarının bodrumlarında ve hatta evlerinin salonlarında; küçük
ortamlarda samimice düzenlenirdi. öyle ki insanlar bermuda ve sandaletle
bile katılabilirlerdi isterlerse. tabi ki buralarda "milonga"ların ihtişamı,
gösterişi, yüksek kalitesi yoktu lakin "milango"larda yakalanan samimiyet ve
eğlence hiçbir sarayda yakalanamamıştır. insanlar dans etmenin yanında
oturup bi bardak çaya bisküvi banıp, simitin içine peynir koyarak yerken öte
yandan birbirleriyle kaynaşıp dostluklar kurarlardı. belki müzik imkanları
çok iyi değildi fakat hepsi eğleniyordu. dans gecesinden ziyade dans
hakkında toplanmak da denebilirdi ama hepsi bildiklerini tekrar edip
birbirlerinden yeni şeyler öğrenebiliyordu. çünkü aralarında sahte samimiyet
ve gösteriş merakı yoktu. bağdaş kurup yere oturabilirlerdi birlikteyken.
bu kadar avamlık tangonun ruhuna ters diyebilirsiniz fakat tangonun doğuşunun
bir bar fahişesi için iki erkeğin yaptığı bir tür düello varsayımını
hatırlatmak isterim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sana hayranım özgür