09 Ekim 2008

yıllık 04/18

Can dostum diyerek başlayayım.... aslında nerden başlayacağımı da tam olarak bilemiyorum. Okulu birbirine kattığımızı desem yok milleti nasıl uyuz ettiğimizi anlatsam..? Garip geyiklerimizi, iğrenç esprilerimizi unutamayacağıma emin olabilirsin. Kronolojik olarak devam edelim. Lise1'de tanıştığımız gün hâlâ hatırımda -aslına bakarsan orta sonda hamster getirmiş ve beni terslemiştin ya onu ilk konuşmamız olarak sayabiliriz- Lise2'ye gelindiğinde bir baktık ki beraber oturuyoruz -hâlâ da öyle, umarım aynı sırada oturmasak bile hep sırt sırta oluruz-. Kurt D. Cobain dinlerdim büyük bir sevgiyle ama sen bu sevgiyi bin kat daha arttırdın. İyi de oldu. Böylece ikimizde de gitar, grup hevesi iyice kabardı. Çok hevesliydik ama gitarımız yoktu. Lise sona geldiğimizde ise artık gitarlarımız vardı. Ama çalamıyorduk. Kaderin bir oyunu mu anlayamadım gitti. Sonra bir de insanlar bizi psikopat gibi görüyor, niye bilmiyorum! Bir de yüreğimiz boş. Hem de bomboş. Ama yine de mutluyuz (mu?). Şunu da belirtmek isterim ki sürüyle arkadaşım var. Belki yüzlerce ama dost diyebileceğim birkaç kişi var. Beş parmağı geçmez -veya dört parmak-. İlki sensin. Seneye izin günlerinde görüşürüz. 'Ölü Melek' sonsuza kadar sürecek. 'Boşluk'ta silinmeyecek. Selam sana asker, selam sana dost!
(Mehmet)

2 yorum:

  1. mokoko yapardınız anıl uzuner'e hey gidi gunler! : )-ayca

    YanıtlaSil
  2. gökhan ve tolga'yı unutmamak lâzım

    YanıtlaSil

sana hayranım özgür