24 Kasım 2008

isimsiz günler

İsimsiz günler yaşadık.
Kâh bir köfteci de, kâh bir büfede tost yerken.
Bazen otobüste tıklım tıkış giderken,
Bazen de Eminönü’nden Üsküdar motoruna binerken.
Kısa bir ömrü uzatmak için her yolu denedik;
Yolları uzattık,
Biraz daha beraber olabilmek için iki sokak öteden dönüp durduk.
Biraz daha fazla duymak için seslerimizi telefon şirketini zengin ettik.
Cebimizde kuruş olmasa da zengindik,
Yediğimiz bir simit bile mükellef bir masaydı hep.
Böyle bir zenginlikti bizimkisi.
Bakmadık bir başkasına;
Ne başka erkek vardı hayatta, ne de bir başka kadın.
Koklamadık başka saçları,
Bakmadık başka rengarenk gözlere,
Söylemedik söylenmesi olanaksız sevda sözcüklerini bir başkasına.
Dünyayı kendi çevremizde döndürdük arsızca,
Güldük, ağladık, bağırdık, çağırdık hesapsızca.
Gönülden istedik bunları,
Kalpten…
Kadere inanmadık,
Kendi kaderimizi ancak bizim kalemlerimiz yazardı.
Tanrı’nın dua kutusunu yalnızca biz doldurduk birbirimizi kutsayan temennilerle…
Olur da bir gün vuslat hayal olur,
Sevdalar yarım kalırsa,
Sen de unutma benim gibi;
Biz seninle isimsiz günler yaşadık.
Etraftaki çirkefliğe inat;
Kalpten,
Sevda dolu
Ve
Sahici.
İsimsiz günler yaşadık…

çok zaman büyük zenginlik isimsizlik…

ebru yaşar seçen 2008
kış

2 yorum:

sana hayranım özgür