31 Temmuz 2008

unuttum

geçen gün yazmayı unuttum. ablam nişanlanıyor cuma akşamı
eleman gibi sağa sola koşturtuluyorum
hadi alışveriş, hadi müzik, hadi taşı, hadi ses, hadi temizle, hadi getir, hadi götür...
baydım iyice. tanbur çalışamıyorum ulan!

d.n. sevgili adi pınar hanımefendi, hani yusuf'un numarasını yollayacaktın

29 Temmuz 2008

soz ver

etrafımdaki sözlü/nişanlı/evli sıfatlı kişiler artıyor blogosfer. etrafımdakilerin o 3lüden 1ine dahil olması niye bilmiyorum ama tedirgin ediyor beni.
dün pınar taş'la buluştuk 1,5 saat filan oturduk (meal: otobüste karşılaştık ve 1,5 saat kadar yol gittik). epey havadis aldım. şansal'ı tebrik ederim. özellikle de 47kişi içinden en özelini bulduğu için.
yusufa da ulaşmak üzereyim sanırım.
böyle işte

bi de daha farklı bir haber var ama unutmazsam yazarım işim var şimdi

18 Temmuz 2008

cacık

sözüm meclisten dışarı dostlar
bugünlerde kendimi 'hıyar' gibi hissediyorum
hani, dilim dilim doğrasalar beni,
marmara, ege, karadeniz, ve hatta akdeniz 'cacık' olur diyorum

derdim öylesine büyük ki dostlar
kırka yarıp yine kırka bölseler
ve kırk bostana gübre diye serpseler,
kırk bin tane ot biter de, kırk bin derde deva olur diyorum

ne oldu bana böyle durup dururken
oğlan, aldı başını gitti.
kız, zaten lafımı dinlemezdi
düğmem kopuk, paçam sökük
oramda buramda çengelli iğneler
bir de "çengelli iğne nazar bozar" derler
hanımın çorabı kaçık, başında bigudiler
karabaş bile, karabaş bile suratıma bakıp bakıp havlıyor...

övünmek gibi olmasın ama dostlar
kendimi 'hıyar' gibi hissediyorum

hani ince kıyım doğrasalar beni,
akdeniz 'cacık' olur diyorum
ve hatta atlas okyanusu
ve hatta hint oykanusu
ve, hatta hatta büyük okyanus bile cacık olur diyorum.
böyle cacığa rakı mı dayanır

"çivi çiviyi söker" derler, soğuktan donanı buzla ovarlar
ben zaten yanmışım dostlar
peki beni fırına mı koysalar?
zeytin suyuna kuru ekmek
böyle gelmiş
böyle gidecek...

yayında ve yapımda emeği geçenler

aklıma gelmişken etmek istiyorum
son dönemler için (alfabetik) cansu bacı, elif hanım ve güler
ne kadar hödük davransam da hal hatır soruyorlar. nasıl olduğunu anlamıyorum.
bir gün ben de becerebilmeyi isterim.. belki de istemem.. bilmem.. belli olmaz.. yalnızlık da fena değil.. arkadaşlar iyidir.. yalnızlık değişilmezdir.. az.. öz...

kel alaka: sabahları gülşen abi vardı ama bi süredir denyo kantarlar var. gülşen abiyi geri istiyorum. nihat da gelmişti...

kavanoz

şu dünya gerçekten de kavanoz götlüymüş be
engeller, sorunlar azıcık uzak dursa neler olacak kim bilir.
çulsuzum, mis gibi düzeliyor derken sakatlandım, meteliğe kurşun atıyorum, kulağıma sçayım, kırk param bile yok, burçin abi boka battı, tın tın ötüyorum, tanburumun perdeleri bozuk ve hemen hepsini tekrar bağlamam gerekiyor ama vaktim ve imkanım yok, kokoz kaldım, biliyorum ki belim geçse elim sakatlanır...

12 Temmuz 2008

tilkiler

önümüzdkei yıl için 2 proje fikrim var ama biri oldukça zor. öbürü de bu sene olacaktı aslında ama kültür bakanlığının 2008bütçesi müsait değilmiş, 2009a kışş kışladılar.
2sinden 1i bile olsa yeterli benim için. şu öss zımbırtısı filan da geçti nasılsa. istediğim bölüm de olursa uğraşmak için pek bi engel kalmıyor önümde. bedava gezme olayına feci alıştım anasını satayım.
bu kadar alıştıktan sonra tatile para vermek kerizlik gibi geliyor. hatta sırf tatile dğel. her şeye para vermek kerizlik gibi. yaşasın şirinler hayatı. öpücükle, menfaatle işler hallolsun. sen benim işimi yap, ben senin işini yapayım parayı ortadan kaldıralım.

09 Temmuz 2008

ezel bahar olmayınca

ezel bahar olmayınca
kırmızı gül bitmez imiş
kırmızı gül bitmeyince
dertli bülbül ötmez imiş

bülbül havastır ötmeye
güle sarılıp yatmaya
bahçıvan gülü satmaya
gül kadrini bilmez imiş

bahçıvan satma bu gülü
haramdır parası pulu
ağlatma dertli bülbülü
gözyaşını silmez imiş

bülbül güle hayran olur
hayran olur seyran olur
bazı insan gafil olur
gafil arif olmaz imiş

şah hatayım ölmeyince
tenim turap olmayınca
dost dosttan ayrılmayınca
dost kadrini bilmez imiş

(şah ismail / hatayi)

tek başıma

3tane tek başınayı yazdım ama benim için geçerli olan ilk yazdığımdır.
diğerlerini aynı durumun farklı yorumlamaları olarak şeettim.

zehra diye bi serseriyle tanıştım geçenlerde. kız burnundan soluyor.
yemek yerken birden bire dağıttı masayı. fırlattı her şeyi. tam asi.

02 Temmuz 2008

tek başına

uzun zamandır hasret kaldım yüzüne
muhtacım inan senin bir tek sözüne
yalvarsam, ağlasam, kapansam dizine
döner miyiz yine eski günlere

söyle
buldun mu aradığın aşkısöyle
yoksa yalnız mısın sen yine
benim gibi boynu bükük gözü yaşlı tek başına

yine eskisi gibi beraber olsak
ne olur sanki geçenleri unutsak
hayat bitse, dünya dursa, ölüm bile olsa
biz hiç ayrılmasak

(Ülkü Aker)

tek başına

bir sevda çekerdi kalbim
sessiz tek başına
varamaz dokunamazdı elim umutsuz yarasına
biliyorum kavuşmak imkansız
anlıyorum yaşamalıyım sensiz
tek başına
tek başına

her gece hayalimde düşümde
her kadehin bitişinde
bir buruk, bir gariptir içim
aklımdan her geçişinde
biliyorum kavuşmak imkansız
anlıyorum, yaşamalıyım sensiz
tek başına
tek başına

(Fikret Kızılok)

tek başına

kim olursan ol
ne istersen yap
sen de bu dünyada
tek başınasın
anne kolunda
baba yolunda
kardeş yanında
tek başınasın
tek başımıza
hep tek başımıza

sözler altında
gözler altında
yaşam kavganda
tek başınasın
nefes alırken
nefes verirken
gülüp, ağlarken
tek başınasın
tek başımıza
hep tek başımıza

tek başımıza kalmışız
hani anan hani baban
gördüklerin sevdiklerin
hani kardeşin ve arkadaşın

bir baştan öbür başa
dağılmışın bu dünyaya
bir uçtan öbür uca
yayılmışın bu dünyaya
tek başımıza
hep tek başımıza

(Nuri Kurtcebe)