30 Eylül 2008

olur olur

önceden birisi kalkıp da "5dk.lık yürüme mesafesindeki yere özer özel tarafından zorla arabaya atılarak götürüleceksin. kaçan metrobüsün ardından merdivenleri berabercene koşturarak çıkıp sonraki durağa ralli yaparak gideceksin ama baktın orda da kaçmak üzere, hzını alamayıp daha sonraki durağa giderken mecidiyeköy çağlayan arasında e5in en sol şeridinde arabadan atılıp bariyerlerin üzerinden atlayarak metrobüs durağına gireceksin. o da yetmezmiş gibi 100mt ilerde emniyet şeridinde dörtlüleri yakıp korna çalarak camdan kolunu çıkarıp el sallayacak" dese küfür ederdim.
şimdi gülüyorum

26 Eylül 2008

kanatların hafifliği

halkından kopmamış biri olarak yazıyorum. uyarı mahiyetinde

aman kızlar diyeyim. canım kızlar diyeyim.
siz güvenmeyin orkidin molpedin reklamlarına.
hele beyaz pantol hiç giymeyin. üst geçit merdiveninden çıkarken önünde iç çamaşırı çizgilerinin yanından lekelenmiş pantol görmek iç burkuyor. durdurup söylesen "götüme mi bakıyosun ayı" der kafaya geçirir çantayı. söylemeyince ayrı bi vicdan azabı.
yapmayın etmeyin. güvenmeyin pis reklamcılara. beyaz çarşaflardaki, beyaz koltuklardaki, beyaz taytlı, o kadar hoppidik zoppidik hayatı kaldıramaz o "hijyenik kadın bağı"
çocuk bezi belki...

25 Eylül 2008

Dersim dört dağ içinde

Dersim dört dağ içinde
Gülü bardağ içinde
Dersim'i hak saklasın
Bir gülüm var içinde

N'oldu ağama n'oldu
Sarardı benzim soldu
Ağam burdan gideli
Bu yerler viran oldu

Pertek'in önünde kelek
Harput'a gidek gelek
Elin elimde ola
Kapı kapı dilene

N'oldu ağama n'oldu
Sarardı benzi soldu
Ağam burdan gideli
Bu yerler viran oldu

Bu dağın ensesine
Uyandım yâr sesine
Yâr gider ben giderim
Düşmüşüm gölgesine

Oy n'edem n'edem
Evi barkı ter edem
Gel seni alam gidem

N'oldu ağama n'oldu
Sarardı benzi soldu
Ağam burdan gidelim
Bu yerler viran oldu

(Elazığ, Anonim)

23 Eylül 2008

liselim


orçun'un nadide hikayesi olan güzel bir resmi.
hikayeyi bilenler gülsün. diğerleri sadece baksın

21 Eylül 2008

facebooh

yapmayın etmeyin gözünüzü seveyim
kullanmıyorum diye beni meraklandırmaya kalkmayın. zırt pırt yok biri tagledi biri yorum kodu uyarıları alıyorum. mayıstan beri kullanmıyorum ey canlar. acaba hangi resim, acaba neye yazdı bunu diye zıplatmayın beni.
hoş, bi ihtimal 1-2 iş bağlantısı için kullanmak zorunda kalabilirim yakında. onu da yine zaman amca gösterecek.

19 Eylül 2008

saz ve söz

az kaldı

108

Susmaya görsün gönül ağacım
Yıldızlar gizli bulutların üstünde
Ay ışığı nazlı, hiç görünmüyor

Susmaya görsün gönül ağacı
Şeker bile tatsız
Denizler sessiz
Geceler insafsız, hiç konuşmuyor

Susmaya görsün gönül ağacı
İlişkiler kaçamak
Anılar hiç dost değil
Son şarkılar güzel ama çalınmıyor

Susmaya görsün gönül ağacı

(Bülent Ortaçgil)

bir ömürlük misafir

Ah efendim
Önemi yok halimin
Ah efendim
Seyrederim hayret ile şu alemi
Ne bilinir kıymet ne kıyamet
Allaha emanet
Ne gelir elden
Ne sahibim bu yerde ne kiracı
Sadece bir ömürlük misafirim ben
(Bülent Ortaçgil, Sezen Aksu, Erkan Oğur)

dönmez geri

dün şebnem dönmez'le konuştum.
nasıl heyecanlandım anlatamam. konuşması yine kadife gibiydi. kısa bi konuşmaydı. bi daha da konuşmam imkansız ama on yıl yeter bana.
hayranıyım üleyn bebeklikten beri.

15 Eylül 2008

iftariye

2 gün üst üste iftar toplantısı çok geldi bünyeye ama eğlenceli oldu ikisi de.
dün spor ekibi olarak 47 kişiydik.
bugün de biraz garip oldu. deniz 'le geçen hafta konuşmuştuk geleneksel hale getirdiğimiz iftar için. 2-3 gün önce de nazan 8b olarak toplanıyoruz diye haber verdi. önce deniz'e söz verdiğim için gelemem ama taksimde oluruz biz de, iftar sonrası uğrayabilirim dedim. taksime gittiğimde deniz konak'tayız dedi. sonra nazan'ı aradım nerdesiniz diye; çiçek pasajı'nın çaprazında konak diye bi yerdeyiz dedi. 1 taşla 25 kuş filan vurmuş oldum. 8b masasına çok az uğrayabildim ama nasılsa kalabalıklardı. sonra mihrimah sultan'a gittik. elif hanım da geldi. geçmiş zamanı epey özlemişim. elif, suzi, orkun... gece milonga, sabaha karşı evde tango, sabah kalkınca tango, öğlen tango, akşamüstü tango, akşam milonga...

d.n. dergiyi yarına yetiştiremedik, canım sıkıldı. belim de ağrıyor zaten anasını satayım. yatam bare be yav

14 Eylül 2008

dizim

1 veya 2 oyuncu bile baştan sona kitlenmeye sebebiyet verebiliyor hakikatten.
2yıl önce yarım kalan hırsız polis seyrimi tamalama gayretindeyim. sırf 35'ten 50'ye kadar indirmek için rapidshare 'e para bile verdim.
evet, uğur yücel ve erol günaydın'ın hastasıyım. uğur yücel için hayatımın kadınısın'ı dahi izlemiştim.
baş tacı olarak erkan can var tabi bi de. onun için de düğün şarkıcısı'nı izlemek durumundayım. konusuz porno gibi dizi. kıytırık bi senaryo etrafında iyi oyuncular.
settar tanrıöğen'i unutmamak lazım. gece gündüz de sayesinde izleniyor. alacakaranlık vardı bi ara. uğur yücel'le birlikteydiler. hatta olgun şimşek de vardı. ama o diziyi izleyememiştim. internetten indirme olayından bi haberdim o devir. e televizyondan da bi şey izlediğim çok nadirdir. nadir, nadir özkurt, aksak, uğur yücel..
oha lan ne çok dizi izliyorum hee. biraz da seda sayan izleyem gari

10 Eylül 2008

uydurma

akşamüstü uydurmuşum. valide hanım kalp spazmı filan geçirmemiş. enfarktüsmüş (10dk öncesine kadar enfaktüs diye biliyordum. meğer r varmış arada. çok cahil hissettim kendimi. halbuki yazmak için esprim bile hazırdı. en-fuck-tüs yazacaktım. kısmet değilmiş)
o, bu değil de tanbur güzel bir şey be

fadik

fizik tedavi ardından götümü bacağımı filan mıncıkladılar yine. bi halta yaramamış tedavi. zaten her gün 40dk filan uyumayla geçiyordu. bu havada infrarouge (bildiğin kızılötesi) zımbırtısının altında 20dk yatmak ne demek bilin mi gulüm?
saunada uyumak gibi. üstüne buz gibi jeli yiyerek ultrason. üstüne lazer kılıçlarıyla mücadele. ardından da 2. şube işleri başlıyor. elektrik ve bel gerdirme. tek başıma kaldığım 60dk'ların ne kadarında horladım hiç bilmiyorum.
doktorun demesine göre 3hafta epey yüzecekmişim ondan sonra ameliyat var mı yok mu söyleyecekmiş.
8madalya alır gelirim.

bi de az önce haber aldım ki valide gidiciymiş sanırım. kalp spazmı, insanın kendine yakışanı geçirmesidir (höh)

koklasam saçlarını

Koklasam saçlarını bu gece ta fecre kadar
Acı duysam, gözünün rengine dalsam da senin
Kanatır ruhumu mazide kalan hatıralar
Doyamam ömrüme ben, kalbini çalsam da senin
(Mustafa Nâfiz Irmak)

05 Eylül 2008

oh y

az önce birisiyle konuştum, içimi döktüm, rahatladım. taş gibi oturmuş meğer bünyeye.
gerçi aldığım haberler pek de hoş değil ama olsun.
bakalım n'olacak
akıbetim ne olur hiç bilmiyorum

insan geleceğine dair ufacık bi tahminde bile bulunamıyor ya işte şahane bi durum olmuş oluyor. jm'in de dediği gibi "iğşallah" olayı değil. olup olmamasını geçtim, geleceğe dair en ufak bi plan dahi yapamıyorum.
tam bir dana gibi su akar yolunu bulur demekten başka yol bulamıyorum.
mızrap olasım geldi.
bitti

04 Eylül 2008

parlaibik olimpiyatı

dediklerine göre kaydımı sildirip 24saat içersinde yine aynı bölüme kayıt yaptırarak fakülte rekorunu kırmışım. hatta demelerine göre sadece fen fakültesinin rekoru da değilmiş
asıl üzüldüğüm şey biraz daha önce başvurmamak oldu. eski numaramı 7kişiyle kaçırdım

02 Eylül 2008

renatadaninsky

sevgili üniversiteme diplomamı vermiş bulunmaktayım

01 Eylül 2008

nicolegraves

sevgili üniversitemden diplomamı almış bulunmaktayım