31 Ekim 2008

memo

29ekim sabahı çapa'ya toplantıya giderken telefonuma mesaj geldi. okuldaki törene gelecek misin yazıyordu. hatta memo kaplan göndermişti mesajı.
ben de toplantıya gecikip törene gittim. bayrak tutmadım bu sefer. zaten tören de yoktu. vatan caddesindeki yürüyüşe gidilecek diye 1 gün önce yapmışlar töreni. seval yardım ve osman hocadan başka kimse yoktu tanıdık.
sınıflara baktık ve kallavi bi oha dedik. sınıf kapılarını çelik kapı yapmışlar. kapılarda dışardan içeriye bakmak için gözetleme deliği (bi adı vardı onların ama unuttum) bile var. sınıfların içinde projektör var. ne bilem böyle türlü türlü gariplikler var. kendi sıramı bulmak isterdim ama sıraların da hepsi değişmiş.
12 yıl önce, hazırlıkta çok paraya aldığımız tahta hala duruyor. o parayı hak etmiş.
böyle işte

27 Ekim 2008

bye bye tschüss öptüm hadi byee

tangomio ve iusdans ile ilşiğim kesilmiş durumdayım.
sebepleri özel dedikodu seanslarında anlatırım. yeni sloganım.

kahrolsun yasakçı hukukçuluk!
yaşasın tam bağımsız eczacılık!

(bu demek oluyor ki eczacılıkta varım. yapılana karşı misilleme yapar mıyım? uğraşmaya değecek olsa yapardım. salla gitsin. onca yıllık arkadaşlıklar var. 1-2 kişi yüzünden herkesi kötü yapmaya gerek yok)

yıllık 18/18

Hayalci ol ama hayalin boş olmasın, hedefin olsun ama hedefin hayalinde olmasın; hayaller hedefleri, hedeflerdeki başarı da seni belli eder. Başarı; akıl, inanç, disiplin, çalışma, hırs ve ufkun ötesini görmeyi gerektirir.
Sen bu kudrete sahipsin. Yolun açık olsun...
(Tamer Serbest)

26 Ekim 2008

yıllık 17/18

Kardeşim, 7 senemiz dolu dolu geçti. Oynadığımız birdirbirler, uzun eşekler, Mehmet ile yaptığımız muhabbetler :) Saçlarımızın ve ten rengimizin müthiş uyumu. "Özgür" dendi mi aklına ne geliyor deseler ben "her şey" diyebilirim. Ama efsane 8-B'nin etrafı parçalamadan sorumlu devlet bakanı en ağır basanıdır. İnşallah bütün hedeflerini 12den vurur ve beni hiç unutmazsın.
(Onur)

ninni

ah yine o menekşe gözler aralı
oya kirpiklerde yaşlar sıralı
uyu ey gönlümün nazlı maralı

susun garip kuşlar ötmeyin susun
güzeller güzeli yavrum uyusun
susun garip kuşlar ötmeyin susun
yetimler güzeli yavrum uyusun

uyu yavrum ninni diyeyim sana
şu mahzun gönlümü salma hicrana
sen kaldın gidenden hatıra bana

yıllık 16/18

Arkadaşım Özgür. Yedi sene boyunca aynı serviste olmamız ve seni bu okulda en iyi tanıyan insanlardan biri olmam sayesinde içimde sana karşı özel bir sevgi oluştu. Belki kardeş, belki yakın bir arkadaş gibi. Bir de yol boyunca anlattığım ilginç mevzulara ve hiç tutturamadığım hava tahminlerime katlanabilmene hayrandım. Okuldan ayrıldıktan sonra kafamı çevirdiğimde aklımda olacak insanlardan birisin. Hayatın boyunca mutlu olman dileğiyle sevis arkadaşın
(Özhan)

telekoma kafam girsin

mallar tarafından yönetilmek böyle bi durum olsa gerek. şimdi benim bu yazım yüzünden de kapatsınlar.
sırf kafam yetmez. bacağım da girsin kuruma

halbuki o kadar çok yazacak şeyim vardı ki.
peehh. konuları yazam;
dergi, elif hanım, tanbur, erkan oğur, doğumgünleri, play station zırvası

içimde muhteşem bi duygu var şu sıralar.

22 Ekim 2008

yıllık 15/18

Okulun bilgisayar konusundaki sayılı dehalarından, eli çizime yatkın, kabiliyetli, espriden anlayan, tiyatrosal faaliyetlere yatkın kişiliklerinden. Bu akdar tanımlama bile 7 yıldır önümüze serdiğin yönlerinden sadece birkaçı. Nitekim çok yönlü kimliğin ile okulun her konuda aranan elemanı oldun. Tabii ki Abdullah, sen ve benim "-1" formatında oluşturduğumuz daltonlar da unutulmaz. İddi aediyorum ki tam 4 yıl -halen de öyledir- okulun arkadaşlık bağları en sağlam grubu olduk. Bu ben çukura düştüğümde de böyleydi, Abdullah'ın kafasına mermer düştüğünde de ve tüm bunlar benim ne snei ne 7 yılı unutmama izin verecektir. Hep hatırlanmak dileğiyle.
(Şansal)

ayı desene

can sıkıntısından keman çalmaya başladım.
entonasyon filan yok tabi ama olsun. zevkliymiş yine de.
dikkatimi çekti; tanburun sapının yarısı kemanın tamamına eşit. garip geldi.

nedim nalbantoğlu'nu istiyorum. kapışacam

21 Ekim 2008

tango dersleri

bu sene hukuk fakültesinde yokum. ara sıra uğrarım belki hal hatır sormak için o kaa
eczacılık ne olur onu da bilmiyorum. açıkçası çok gidesim yok oraya da. tangoya ayıracağım vakitle müzik çalışırım.
hoş sosyalleştiğim nerdeyse tek yerdi tango ama onu da istemiyorum pek. insan sosyal hayvan mıdır sanki. havanım ulan ben
bildiğin hayvan. sosyali mosyali yok. it gibi, koyun gibi, inek gibi hayvanım işte. çok da memnunum.
çok boş boş yazar oldum bugün (eskiler ne kadar doluydu halbuki). esti işte bugün. rakımı getir reks. terliklerimin yanında

hüooopp

şttt size diyorum insanlar
bak hiç dinliyorlar mı... kime diyorum ben hoooopp...
susmasın telefon. sabah, akşam, gece ve gündüz mesaj sesleriyle inlesin... çanların sesini duymayan kalmasın.. hiç oralı oluyor mu... hergele misin lan... pşşştt bak, sen... sen... he evet arkadaki arkadaşım... sana diyorum... duymuyor musun...

2 gün sonra da terslerim ya neyse. gelecek de bir gün gelecek
bunu diyince aklıma geldi. sigorta yaptırsanıza biraz. para kazanayım. keyfim yerine gelir belki. nereme sokacaksam parayı...

tanburumun telleri

tanbur çalışmalıyım
daha çok
en çok
hep çok

temel içgüdü

sapkınlık her yönde ilerliyor tabi ki.
bi hatun gördüm. enfes şahaneydi. fantezi dünyam hemen devreye girdi sokak ortasında. çok sonraları fark ettim kurduğum hayalde bi yanlışlık olduğunu
soyunup yatağa yattıktan sonra sırtımı ve başımı hatır hutur kaşımasını değil de sevişmeyi hayal etmem gerekirdi. sağlığımı yitiriyorum günbegün. belki de eskisi bozukluktu ama altuğ'a anlatınca gerizekalı deyip güldüğüne göre ya o da sağlıksız ya ben sağlıksız.
sollukluyum.
sokullu mehmet paşa

hart

canım sıkılıyo be yav
çok yalnızım çook diye anırasım geldi ama kolpa yani. başka bi sıkıntı bu sıkıntı.
ilgi gösterin, avutun beni.
ısırın ensemden enik gibi

20 Ekim 2008

yıllık 14/18

Okulumuzun delisi Özgür. Senin kadar fırlama, hayatı umursamayan, karşısındakinden hiçbir menfaat beklemeyen bir adam görmedim, göreceğimi de sanmıyorum. Okulda ve nette yaptığımız geyik muhabbetleri unutulmaz. Kendine iyi bak, "deja vu"suz kalma. Move your hands up in the aaaaaiirrrrrr...
(Umay)

uy saa dolanayum

yine düşündüm taşındım da karadeniz insanını seviyorum. lazlık iyidir, güzeldir.
artık ben de kastamonulu veya rizeli olacam.
hatta en yakın zamanda gidip kökenlerimi araştıracam. kimim neyim öğrenecem. kastamonu'da dedemin akrabaları varmış hâlâ. rize'yi soruşturmadım henüz.
bi ara gidecem de.
ellerini öperim, bağrınıza basın beni derim

purejoan

pürcan hanım abla teyze ile buluştuk bugün.
çok sevdim kendisini. çatlak, akılllı, görmüş geçirmiş, iyi biri.
derdimi açtım kendisine ve öyle öğüt verdi ki allak bullak oldum ben nasıl göremedim o açıdan diye.
sonra 1saat erken gittiğimiz havaalanında tatlı yerken uçağı kaçırdık
sanki yıllardır tanıyorum hatta öz teyzem de bi süreliğine amerika'ya gidip gelmiş gibi. niye öyle bilmiyorum.
teyze istiyorum lan blogaviç

19 Ekim 2008

yıllık 13/18

Ne yaptıysam şu gıdıkçılık huyundan vazgeçiremedim seni. "İlerde bana dua edeceksin" diyorsun ya valla ben de o günü iple çekiyorum sakin çocuk. Ben telaşlanıp oraya buraya koşarken senin soğukkanlı takılışlarını, beni katılasıya gıdıklamalarını bile özleyeceğim. En SAF arkidişini unutma. Seni çok seviyorum ÖSKÜR'çüm
(Melis)

cesaretin var mı aşka

Bir gün bir çılgınlık edip seni sevdiğimi söylesem
Alay edip güler misin yoksa sen de sever misin?
Cesaretin var mı aşka
Çarpıyor kalbim bir başka
Sen de böyle sevsen keşke
Desen bana 'yâr'
Konuşmadan gözlerinle beni sevdiğini söylesen
Yüreğime gözlerini ölene dek mühürlesem

(Gülay)

17 Ekim 2008

erkek güzeli

-cano! gurban! bu çiçegi senin için goparmışhim
+çiçegi gıçhına sogkh sefil bilo

3hürel

3 hatun kişiyle tanışıklık ettim dün.
iyiler hoşlar ama sokağa para saçma huyları kötü
tekrar görüşmemek için bahane değil tabi. görüşülebilir

ilk defa kan verdim bi de. nil ablanın anası bypass olacakmış bugün. güzel bişeymiş. artık veririm 3 ayda bir filan.
a rh(+)
ihtiyacı olan haber versin

yıllık 12/18

Muzur evlat! Okula yayılan en bomba haberin kaynağı sensen inanmazdım :) Napayım öyle çok keklendim ki... Oynamaya herkesin cesaret edemeyeceği bir rolde birleştik. Rol arkadaşım olman; tam arkamda ensemde nefesini hissetmek müthiş güven verdi bana... Net kurdu, kickbox şampiyonu, en iyi oyuncu... Bunlar boş... Sen bir çocuk kadar masum ve sevimli, en baba dostsun... Oynanan körepeler, ip atlamalar, metro doğaölamaları untulmaz. Ömrümce ensemde nefesinle kendimi güvende hissetmek istiyorum. Beni yalnız bırakma.
(Selin)

16 Ekim 2008

yıllık 11/18

Ya sana ne desem ki. Sen insanın sinir olduğu noktalarını çok iyi tespit ederek kızdırmayı en iyi şekilde başaran sayılı insanlardansın. Ancak beni kızdırırken kızgınlığım yerini gülmeye bırakırdı hep. Çünkü iyilikle, arkadaşlıkla yaptığını bilirdim. Tiyatroda palaştığımız güzelliklerin yerini üreğimde hep farklı kalacak. Aynı heyecanı, aynı coşkuyu paylaşmalarımızın ve okulda özellikle teneffüslerde yarattığın çılgınlıkların da tabii. Neyse seni bu satırlara sığdırmak zor ama şunu söylemeliyim ki o çılgın çocuğun yüreğindeki sevgiyi, güzel arkadaşlığını, çılgınlığını paylaştığın, bazı deliliklerin ortak ettiğin -Göreme Apt.- için çok teşekkürler. Tiyatronun bana kazandırdığı, çok sevdiğim arkadaşlarımdan biri oldun her zaman. Eminim ki sen hepimizi bir gün uçuracaksın... Mutluluğun en güzeli senin olsun canım kardeşim.
(Gamze)

15 Ekim 2008

aşk olmadan meşk olmaz

ilk meşkimi aldım bugün

büzük

düşündüm taşındım ve yüzük almaya karar verdim
daha önce de 1-2 sefer düşünmüştüm ama alamadan hevesim kaçmıştı. yüzük seçiminde yardımcı olabilecek her ferde ihtiyacım var.
benim gibi enfes bir adamı daha da şahane yapabilecek birşey arıyorum.

bi de ucuz olsun. 2067285karatlık şeyler alamam. zaten kaç sefer takacağım şüpheli. gözümü korkutmayın gari.
evde yorganın altında takarım lan. kimse görmez.

yıllık 10/18

Kavgayla başlayan bir dostluk bizimkisi. Hoş sonrasında da kavgayla devam etti ya neyse. Sayenizde ağalmakla gülmeyi birarada yaşadım. Ama sen şanslısın sana patlamak hiç kısmet olmadı. Bunların yanında çok güzel muhabbetlerimiz de oldu. Tabi senin uyumadığın zamanlarda. Okulda uyumayı senden öğrendim. Bir şey itiraf edeceğim sen uyurken hep senin yüzünü boyamak istedim. Bir de şunu söylemeliyim ki uyurken çok masum oluyorsun. Aslında senin iç dünyanla dış dünyan o kadar farklı ki. Umarım ilerde içindeki güzellikleri dışarıya çıkartırsın ve istediğin gibi çok başarılı bir pilot olursun. Unutmadan inşallah evde kalmazsın canım arkadaşım.
(Ferda)

14 Ekim 2008

yıllık 09/18

Bir sıra kavgasıyla başlayan arkadaşlığın bugünlere gelebilmesi şaşırtıcı. Senin gibi değişken ruhlu bir insana 2 yıl nasıl katlanabildim bilemiyorum! Bazen dalgasız sıcak ummanlar gibi sakin ve sessiz, bazen de kara bulutlarla kaplanmış okyanuslar gibi hırçın. Uslu olduğun zamanlarda -çok nadiren- paylaştığımız hoş muhabbetin, bitmek bilmeyen ani saldırıların ve beni incitemek için gösterdiğin yoğun çaba için çok teşekkür ederim. İlerde snei gökyüzünde selamlamak dileğiyle.
(Saniye)

ceronimo

ilke de kimmiş yeaa
ceren diye bi arkadaş var bizim. nasıl bi kız anlamıyorum. ne dans eder ne spor yapar ohooo. evde arkadaşlarıyla kahve içsin fal baksın. bi de dedikoducu sorma gitsin. birini mi tanıdı anında yedi düvele duyurur. tam patavatsız yani. bi de küçük bişey. ufaklık yani.

ilkelerin olmalı, seni satın alamamalılar

ilke hakkındaki her şeyi öğrendim ama henüz kendisine söylemiyorum.
çok fena şaşırtacağım kendisini.

13 Ekim 2008

vecihi

şu hayatta vecihi olmak varmış
tuttuğunu koparacan kardeşim

camdan sakız akıyor

çamdan sakız akıyor
camdan meyve geliyor

gripin

öyle sanıyorum ki grip kapıda
boğazda yanma ve baş ağrısı yeterli delilleri oluşturuyor.
hep annem yüzünden. yüzümüze gözümüze öksürüp duruyo kaç gündür. bulaştırıyo bana da.
bu sefer olmayacam ama. direnecem sonuna kadar

yıllık 08/18

Sevgili Bonus; hayatımın en eğlenceli ve sıra dışı dakikalarında yanımda hep sen vardın. Birlikte palyaço olduğumuzda sen çocuklardan dayak yerken ben oldukça eğleniyordum. Servisten hoplayarak inip hayatının kızlarının kahkahalarıyla karşılaştığında da eğlenmiştim. Senin gibi tanıması biraz güç ama tanıdıkça renklenen biri hiç olmadı... Karşılık beklemeden güvendiğim biri daha yok! Seni bekleyen hayallerin var, unutma! Ve ben hâlâ başaracağına inanmaktayım. Seni çok seviyorum
(İnci)

12 Ekim 2008

sigortalarım attı yine

bundan sonra ciddi ciddi sigorta işine bulaşacağım bir süreliğine.
trafik, kasko, konut, sağlık zart zurt poliçelerinizi bana yaptırın ulan.
sitemiz de www.altunsigorta.com.tr

ürünlerde ne ararsan var. zengin çeşit uygun fiyat avantajlarıyla...

basın açıklamayı

hatıra defterindeki her yazıda uçmam için dua edilmiş ama insanlara hiç anlatamadığım veya çekinip anlatmadığım bir şeyi açıklamam gerekiyor. Ben uçucu olayım diye yanıp kavrulmuyordum. Benim isteğim askerlikti sadece. Karacılığı deneyemezdim çünkü annemi o kadar da ezip geçmeyi yedirememiştim kendime. Denizcilikten ise kendi deniz korkum sebebiyle tırsıyordum. E geriye havacılık kalıyor sadece. Pilot olmak tabi ki çok güzel bir şey, nadide insanlardan oluyorsun, daha iyi kazanıyorsun falanfişmekan (cümle içinde kullandım). Lakin asıl hedefim uçuculuktan ziyade askercilik oynamaktı.
Sebebini de çok taze olarak açıkladım birisine. Gerisini de ilgilendirmez (şimdilik).
Askeriyeye kabul edilmediğim için çok mü üzgünüm diye düşünüyorum da. Evet çok üzüldüm ama üzüntüm farklıydı. Nedenlerin başında beklentileri yıkmış olmak ve ilerde o sayfayı okuduğumda utanacak olmam var illa ki. Onun haricinde biraz hayal kırıklığından gayrı üzüntüm olmadı. Depresyonumun sebebi apayrıydı. Onu da bilen bilir. Çok kişinin bilmesine gerek yok.
Böyle işte
Yine de herkesin temennisi için çok teşekkür ederim. su akar yolunu bulur.

yıllık 07/18

Öncelikle hayatımda sahip olduğum, değer verdiğim nadide dostlarımdan bir tanesisin. Her ne olursa olsun böyle kalacaksın. Şu hayatta lastik atlayabildiğim, kollarımı morartana kadar taş-kağıt-makas oynayabildiğim başka kimim var! Başka kim beni birer dakika arayla kandırabilir. Antalyalara yolladığın mektupları başka kim yollardı? Gerek tiyatroda gerek başka yerde yani seninle birlikteyken her zaman yanından gülerek ayrıldım. Ben de bunun için kendimi ayrıcalıklı hissediyorum. Başının sıkıştığı, derdini anlatmak istediğin her an yanı başında olacağım. Bu kardeşin seni dinlemeye her zaman hazır! Umarım o hayalini kurduğun mavi göklerine ve içinden gçeirdiğin belki de kimseye anlatamadığın tüm güzelliklere kavuşmanı dilerim. Dostluğumuzu daha uzun yıllara taşımak ümidiyle...
(Tuğçe)

11 Ekim 2008

yıllık 06/18

Son derece güvenilir ve çevresine pozitif enerji yayan bir şahsiyet olan seni tanıdığı için kendime "aferin" diyorum. İnsan sana güvenip HER ŞEYİNİ teslim edebilir. Yüzsüzlüğün, delidoluluğun, soğukkanlılığın ve sahne performansınla milyonların sevgilisi oldun. "Özgüür" çığlıklarını duyar gibi oluyorum. Toplumun temel taşı olan aileni seviyorsun bu da seni mutlu yapıyor. Ben de ailemi seviyorum -ne kadar çok ortak yönümüz var-. Neyse hadi hoşça kal, evdekilere selam söyle, görüşürüz. Ben düğüne gidiyorum, sen kendine iyi bak; olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi...
(Deniz)

nihayet

nazan en sonunda kurtuldu. böbrek nakli yapılmış. 15 güne kadar hasaneden de çıkacakmış. şükür.
bu arada ayça bu bilgiyi de vererek kendini epey aşmış oldu. son dönemlerin bilgi kaynağı oldu benim için.
(duygu, yusuf, nazan)

10 Ekim 2008

tarkan özel

özer hoca'nın çaldığı parçayı bulacam diye tarkan diskografisi edindim.
tek tek bakarken de pek çok "ulen ne güzelmiş aslında" parçası buldum
evet tarkan da dinliyorum.

sorma kalbim

sen önce tanı, bil kendini
sarıl da kalbine
sonra beni sev dedi
hepimiz yalnızız bu yolda
hayat denilen oyunda
önce seni sonra beni bul dedi

kırılma
yapma kalbim, darılma
nedeni var her şeyin
suçlu, sorunlu arama
sorma
sorma kalbim, sorma
bilirsin sen aslında
yok ki kaybeden aşkta

içime süzülür gizlice
mahsun gözyaşlarım
sesiz kalırım haklı gidişine
dedi ki yalnızız bu yolda
ömür denilen rüyada
sen sen ol tutsak etme aşkı zamana

(Tarkan)

10ekim

tarihi görünce hatırladım (neyi hatırladın be)
bugün özel gün ve haftalardan bi' şey.
ya birisinin doğumgünü ya da öyle bi durum var. çok tanıdık bi tarih. bilen varsa çaktırmadan uyarsın beni.

yıllık 05/18

Tırtıl'a
"Hayatımda -bütün insan kalabalığını düşünürsek- çok az değerli insan var. Yani sayabiliyorum biri sorduğunda ve sen bu az insanlardansın."
Seninle biz radikal bir geçmişten güzel bir şimdi yarattık ve sahip olduğumuz 'şimdi'den güzel bir gelecek yaratacağız. Hayatımızın her anında birlikte mutlu olmaya çalışacağız. Sen beni anlamaya devam edeceksin biliyorum. Devam edeceksin diyorum; çünkü ben anlatamasam da sen hep anlardın beni. Canım ağlamak istediğinde ağlamam için bana mantıklı nedenler sunardın. İçim sıkıldığında, seninle konuşur rahatlardım. Ben seni anlatamayacağım bir sevgiyle sevdim. Bu yüzden mi bilmem bunca zorlanıyorum sana bir "iyi ki varsın" yazısı yazarken. Hep yanımda olmanı istedim. Niye sana böyle ayrıcalık verdiğimi bilmediğimi zannederdim. Ama biliyorum! Bunları bilebilmek sana daha sıkı tutunmamı sağlıyor. Sende bitip tükenmeyen bu enerji olmasa, o insanı deli eden inadın olmasa, her an her dakika insanı uyuz edecek anti-tezlerin olmasa, ilk aşık olduğum adam olmasan sever miydim seni? Cevabımdan adım gibi eminim, evet, seni sevmek çok güzel çünkü... Senin dürüstlüğün, iyi niyetin ve varlığın başka bir 'sen'de yok diye... Çünkü sen, gidince bu okulda yeri doldurulamayacak olanlardansın. Veda etmenin zor durağı insanlardansın...
Uçmayı düşledin sen hep -ben bildiğimden beri-, zaten bir tırtıl kanatlanıp kelebek olmayı düşlemezse adam akıllı tırtıl sayılmaz. Kanatlanacaksan kanatlan ama ayakların yere basmayı da bilsin. Bedenin bir metal yığını içinde uçuşup dururken varlığını yanımıza bırak. Geçen sene de istemiştin seni anlatmamı, o zaman da söylemiştim: Sen uzun süreli uğraştığım tek şeysin. Ve annem her şeyden çabuk vazgeçiyorsun dediğinde... 'Bak özgür'e hâlâ vazgeçmedi ondan' diyeceğim yıllar geçse bile. Hiç eksiltme benden varlığını, sevgini, desteğini ve ruhunun güzelliğini... Varlığım varlığına armağan olsun!
(Ayça)

09 Ekim 2008


soldan 4'e bak
bildin mi kim olduğunu?

yıllık 04/18

Can dostum diyerek başlayayım.... aslında nerden başlayacağımı da tam olarak bilemiyorum. Okulu birbirine kattığımızı desem yok milleti nasıl uyuz ettiğimizi anlatsam..? Garip geyiklerimizi, iğrenç esprilerimizi unutamayacağıma emin olabilirsin. Kronolojik olarak devam edelim. Lise1'de tanıştığımız gün hâlâ hatırımda -aslına bakarsan orta sonda hamster getirmiş ve beni terslemiştin ya onu ilk konuşmamız olarak sayabiliriz- Lise2'ye gelindiğinde bir baktık ki beraber oturuyoruz -hâlâ da öyle, umarım aynı sırada oturmasak bile hep sırt sırta oluruz-. Kurt D. Cobain dinlerdim büyük bir sevgiyle ama sen bu sevgiyi bin kat daha arttırdın. İyi de oldu. Böylece ikimizde de gitar, grup hevesi iyice kabardı. Çok hevesliydik ama gitarımız yoktu. Lise sona geldiğimizde ise artık gitarlarımız vardı. Ama çalamıyorduk. Kaderin bir oyunu mu anlayamadım gitti. Sonra bir de insanlar bizi psikopat gibi görüyor, niye bilmiyorum! Bir de yüreğimiz boş. Hem de bomboş. Ama yine de mutluyuz (mu?). Şunu da belirtmek isterim ki sürüyle arkadaşım var. Belki yüzlerce ama dost diyebileceğim birkaç kişi var. Beş parmağı geçmez -veya dört parmak-. İlki sensin. Seneye izin günlerinde görüşürüz. 'Ölü Melek' sonsuza kadar sürecek. 'Boşluk'ta silinmeyecek. Selam sana asker, selam sana dost!
(Mehmet)

flash gordon

insanlık ölmemiş blogosman.
bugün kadıköyde filaş beleğimi düşürmüşüm. az önce bilmediğim bi numara mesaj yolladı "sanırım bugün bulduğum bellek size ait" diye.

hayır işin kötüsü içinde şahin k ve hülyalı geceler vardı. rezil oldum. bi yanda saz ve söz bi yanda şahin k diğer tarafta özgeçmişim.

pehyy içinden resim istemiştim şimdi gönderdi. isim de ilke. ortak isim olması ne kadar kötü. kız mı erkek mi. şahin k'lara da bakmış. tüh tüh tüüüühhh. tam rezil oldum

08 Ekim 2008

yıllık 03/18

Bonusum, Dejin'im, Özgür'üm,
Bir hareketi diğerini tutmayan; ne yapacağını bir türlü önceden kestiremediğim insan. Şu okul yılları boyunca bütün derdimi çektin, en kötü zamanlarımda beni asla yalnız bırakmadın. Belki de sana olan sınırsız güvenim yüzünden hep yanımda olmanı istedim. Birlikte geçirdiğimiz tiyatro ve okul zamanlarını, kilometrelerce süren yürüyüşlerimizi, şanssızlıklarımızı(!), yiyip yiyip kilo almamanı, kick-box şortunu, çocuk sevgini kısacası seninle ilgili hiçbir şeyi asla unutmayacağım. Bana harcadığın her ana teşekkürler. İlerde gökyüzüne baktığımda bir Hava Kuvvetleri jetinde olacaksın. Bense gökyüzünün gölgesinde hep yanındayım..
(Duygu)

temsil et beni

bu kadarına da yuh diyorum.
haberim olmadan neler olmuş neler

Fakülte Yönetim Kurulu Üyeleri
Dekan Prof.Dr. Seyhan Altun
Prof.Üye Prof.Dr. Şehsuvar Zebitay
Prof.Üye Prof.Dr. H. Hüseyin Menteşe
Prof.Üye
Doç.Üye Doç.Dr. Filiz Gürel
Doç.Üye Doç.Dr. Hüsamettin Balkıs
Y.Doç.Üye Yard.Doç.Dr. Hulusi Gülseçen
Araş.Gör.Temsilcisi Araş.Gör.Dr. Gökhan Algün
Öğrenci Temsilcisi Özgür Altun
http://www.istanbul.edu.tr/fen/yonetim/akademik/akademik.html

07 Ekim 2008

parkta yatıyorum

yıldızlardan yapılmış bir yorgan örttüm üstüme
yaslamışım başımı o güleç yüzlü mehtaba
tıkamışım kulaklarımı şehrin keşmekeşine
sarılmışım geceye bir sevgili niyetine

ben mekanımı çoktan seçmişim
ne ev sahibi ne pul ne senet
ne suyun derdi ne de elektrik
ben artık parkta yatıyorum
ben artık parkta yaşıyorum

ben mekanımı çoktan seçmişim
ne çatı katının merdiveni
ne de bodrum katının hücresi
ben artık parkta yatıyorum
ben artık parkta yaşıyorum

yıldızlardan yapılmış bir yorgan örttüm üstüme
uzanmışım yeşil çimenlere boylu boyunca
derin derin çekmişim sıcak geceyi içime
yaşamanın tadını çıkarıyorum böylece

ben mekanımı çoktan seçmişim
ne mutfak derdi ne de kapıcı
ne konu komşu ne çoluk çocuk
ben artık parkta yatıyorum
ben artık parkta yaşıyorum

ben mekanımı çoktan seçmişim
ne kasap ne de bakkal hesabı
ne borcun var ne de alacaklın
ben artık parkta yatıyorum
ben artık parkta yaşıyorum

(Tanju Okan)

gmailden sarı kart

dün akşam gmail'dan çok fena ayar yedim. tek seferde 100den fazla kişiye ileti gönderdiğim için 24 saat posta yollama yasağı verdiler.
yeni bitti cezam.
aklınızda bulunsun. çok kişiye göndermeden önce kişileri sayıp küçük gruplara ayırın.

İnternetten yayın yapan ilk Türk müziği dergisi Saz ve Söz tekrar yayında.
Dergimize www.sazvesoz.net adresinden ulaşabilirsiniz.

şıllık 01/686

şimdi bu yıllık yazıların niye yazıyoru diye bi soru takılabilir okuyanların(varsa) aklına.
hiç arkamdan konuşmayın. tek sebebi popomu kaldırmak.
bu tip hatıra deferivârizımbırtılara kötü şeyler yazılmaz. yazılsa bile eğlenceli olarak yazıldığından kişiyi incitmez.
halbuki bunu söylemeyip hava atsaydım fena olmazdı gibi geldi birden. ama hangi salak yer ki. (bunları da yazıp kendimi yeriyorum ki "ama özgür sen hakikatten şöyle iyi böyle muhteşemsin" diyesiniz)

uyku tulumunda uyumanın çok avantajı varmış. onu keşfettim. yatmak için yatağın üstündeki şeyleri kaldırma derdi yok. uyanınca yatak toplama derdi yok. yataktan aşağı yastık yorgan düşürürüm de tanbura, gitara bi iş gelir mi derdi yok. yataktan düşme derdi yok. üstüm açıldı derdi yok. sinek derdi yok. derdiyoklar

yıllık 02/18

Özgür'üm; canım oğulcanım, bir annenin yüreğinden geçenleri ne bir kalem yazabilir ne de bir dil konuşabilir. Yedi yıl önce seni okuluna yazdırdığım günü hatırlıyorum da, bugünler ne kadar uzak geliyordu. Bitti işte. Bir gün bakacağım ki karşımda rütbeli asker olarak duracaksın. Ama evlatlar annenin gözünde hep miniciktir. Sen benim yaşam kaynağım, gururumsun. Dürüstlüğün, yardımseverliğin, azmin... daha pek çok güzel huyların, sağlam bir karakterin var. Hep böyle kal. Ne mutlu bana.
(Annen)

06 Ekim 2008

sıdkı sıyrıldı

özgür cozuttu
yatak yerine camın hemen altında, halının üstünde, uyku tulumunda, sabah yatıp sabah kalkmaya başladım.
hadi hayırlısı

gün olur

Gün olur aramak istersen beni,
Sormam sana neden aradın diye,
Sadece açarım kollarımı, kocaman,
Bir de kanatlarımı,
Varsa eğer; söyleyeceklerini dinlerim,
Susarım, almam tek nefes,
Dinlerim.
Sadece dinlerim…

(ebru yaşar seçen 2008 / kış)

yıllık 01/18

İnsanlar akrabalarını kendileri seçemiyorlar. Özgür'ün sadece adını seçebildim. Ancak; seçme imkanım olsaydı çocuklarımı seçerdim. Çok şanslıyım.
(Ömer Altun)

kaç yıllık

eski tanıdıklarla bu kadar sık görüşmüş olunca dönüp ortaokulv e liseye dair nelerim var diye baktım. yıllıktan başka pek bir şey bulamadım.
düşündüm taşındım (2-3sn) her gün veya her güne yakın birisinin resmimin altına yazdığı yazıyı yazma kararı aldım. ne kadar doğru bi davranış bilmiyorum ama sıkılana kadar yaparım. sonra hızımı alamazsam başkalarına yazdıklarımı da yayınlarım. yayıncılık işi sardı beni.

erkan can öyküsü de yolda. onu yazıp yazmama konusunda kararsızım ama utanma ve arlanmadan yoksun biri olarak yazarım gibime geliyor. bilememko

05 Ekim 2008

rahat

www.sazvesoz.net nihayet açıldı
normla şartlar altında benim kapanmış olmam gerekidi bu saatte. alışkanlığa binecek artık sabahlamalar diye korkuyorum
bugün çok insan gördüm
duygu gördüm.
ayça gördüm.
orçun gördüm.
hande gördüm.
birkan gördüm.
serkan gördüm.
cansu gördüm.
ahmet gördüm.
erkan can gördüm.

(sana girsin diyene kafam...)

04 Ekim 2008

gecikmeli sahurlar

3-4 gündür lise dönemlerim aklıma geliyor.
gün doğarken yatıp az uykuyla güne devam ediyorum.

bitirsem dergiyi bu gece ta fecre kadar (cümle içinde kullandım. mutlu oldum)
dergi bitti. ufak tefek içerik değişiklikleri yapılıyor sadece. son onayı verdiğimiz zaman www.sazvesoz.net açılmış olacak. en fazla 2 günü var diyorum.

yatarken gökhan semiz ve grup vitamin dinliyorum sanrısal rüyalarda dolanıyorum.
inan ki teksin sen benim bi' tanemsin yanımda yoksun alkole sebepsin telefonu çektim direkten ben o kızı sevdim yürekten ya uyuyor sanmıştım öptürmedi göbekten boş haşhaş bol kokain bol marijuana az vitamin babababababaldız yapamam yalnız babababababaldız olamam lanız akraba sayılırız yapamam baldız magandalık ırsi mi bacılar benden tırsi mi duydum ki bir yıl önce evlenivermişsin seni böyle bilmezdim hakkaten kerizmişsin

02 Ekim 2008

koklayamadım saçlarını

saçlarımı özlediğimi fark ettim. eserse yeniden uzatabilirim