30 Kasım 2008

mal oldum

bir sevda şarkısı

Bir sevdayım candan içre
Akar gider katre katre
Gece gündüz dolup boşluktan

Biraz susuz, biraz yorgun
Tende sıkkın, düşten sıkkın
Kuş misali boşlukta, bilinmez

Ne lokmandadır ne de sende
Ne sazlardadır ne de sözde
Ne göklerdedir ne de çöllerde
Ne neylerdedir ne meyhanede

O sonsuzdan bu sonsuza
Misafirim ben misafir
Kiminleyim, kimim bilinmez

Hayat bildik biz bu tadı
Dünyaya geldik geleli
Pervaneyiz biz
Bilinmez

(Fikret Kızılok, Erkan Oğur)

29 Kasım 2008

okumayazmaanlamaoranı

günümüzde okuma yazma oranı düşük olmasa da okuyup anlama oranı epey düşük.
rahat rahat anlayamayanları zorlamamak için arşivi kapattım. sadece son 10günlük yazılar duracak artık.
böyle de garip bi adamım işte.
(isteyenler ileti yollasın da arşivin gizli sayfasını vereyim. tabii keyfim isterse)

mihrimah tangosu

bu seneki tango grubu bizim dönemi hatırlattı.
iyi insanlar. kaynaşıldı topluca.
çocuklarımı alıp mihrimah sultana bile götürdüm dün.
yalnız dün derste de anormal yavşaktım. bilmiyorum niye öyleydim. cozuttum epey.
rahatsız olmuş olan varsa özür dilerim.
veya dilemem be banane
olmasaydılar.

yavşak, -ğı

is. hlk. 1. Bit yavrusu, sirke. 2. mec. Geveze, yılışık kimse: “Sonra aynı yavşak, teklifsizlikle Binbaşı Ferit’in kadehini dikiyor.” -A. İlhan. Güncel Türkçe Sözlük

27 Kasım 2008

vah vaaahh

kahroldum kederimden be blog.
ıssız adama gidemedik yine.
bi üzüldüm, bi yıkıldım ki sorma gitsin.
şimdi üzüntümden uşşak saz semaisi çalışacağım. ne kadar dertlyim anlatamam

26 Kasım 2008

bröheeeytt

sıkıldım
elim ilaçlı diye tanbur da çalışamıyorum. vay anasını be

24 Kasım 2008

21dk

tanburda 21dk aralıksız çarpma yaptım.
toplamda 8mızraplık ara verdim sadece. saniyede yaklaşık 3 vuruştan hesap yaparsak o da normal karşılanabilir.
aslında daha uzatırdım ama inat yüzünden zarar vermemek istedim. bi de daha sonra rekorumu kırmam kolay olsun diye bıraktım.
duy sesimi özer hoca'm!

öğretmenler günü hediyeniz olsun.

isimsiz günler

İsimsiz günler yaşadık.
Kâh bir köfteci de, kâh bir büfede tost yerken.
Bazen otobüste tıklım tıkış giderken,
Bazen de Eminönü’nden Üsküdar motoruna binerken.
Kısa bir ömrü uzatmak için her yolu denedik;
Yolları uzattık,
Biraz daha beraber olabilmek için iki sokak öteden dönüp durduk.
Biraz daha fazla duymak için seslerimizi telefon şirketini zengin ettik.
Cebimizde kuruş olmasa da zengindik,
Yediğimiz bir simit bile mükellef bir masaydı hep.
Böyle bir zenginlikti bizimkisi.
Bakmadık bir başkasına;
Ne başka erkek vardı hayatta, ne de bir başka kadın.
Koklamadık başka saçları,
Bakmadık başka rengarenk gözlere,
Söylemedik söylenmesi olanaksız sevda sözcüklerini bir başkasına.
Dünyayı kendi çevremizde döndürdük arsızca,
Güldük, ağladık, bağırdık, çağırdık hesapsızca.
Gönülden istedik bunları,
Kalpten…
Kadere inanmadık,
Kendi kaderimizi ancak bizim kalemlerimiz yazardı.
Tanrı’nın dua kutusunu yalnızca biz doldurduk birbirimizi kutsayan temennilerle…
Olur da bir gün vuslat hayal olur,
Sevdalar yarım kalırsa,
Sen de unutma benim gibi;
Biz seninle isimsiz günler yaşadık.
Etraftaki çirkefliğe inat;
Kalpten,
Sevda dolu
Ve
Sahici.
İsimsiz günler yaşadık…

çok zaman büyük zenginlik isimsizlik…

ebru yaşar seçen 2008
kış

parka gidelim

bu sene 3 sefer ceketten daha kalın şey giyerek dışarı çıktım.
3ünde de pişman olup elimde taşıdım.
hele geçen gün gerizekalı gibi ntvnin haftasonu kar geliyor uyarısıyla dışarı çıkınca hepten dellendim.
ne karı be. kollarımı sıyırıp yine de kan ter içinde eve döndüm.

23 Kasım 2008

tükür yala

daha önce yazdığım gibi hiç istemesem de facebooka yeniden gireceğim.
mayıstan beri açmıyordum. kısmet kasımaymış.

22 Kasım 2008

son ders

filmin afişinde fotoşopla öğrenci klonlaması yapıldığı için uyuz olmuştum ve izlememiştim. önyargıyla yaklaşıp ayıp etmişim.
az önce izledim. şahane film.
ferhan şensoy'u seviyorum zaten

mehmet uğur yağcıoğlu'na teşekkürler

göbekleme

son dönemler çok acayip bir göbeğe sahip oldum. günün belirli saatlerinde şişiyor. şişkin olduğunda da kasları (kaslı kuvvetliyim anam) sıktığım zaman içeri kaçıyor, normale dönüyor.
anlamadım nedir, niyedir. bir de sürekli çişim geliyor.
bitki çaylarını azaltmam gerekiyor sanırım.
1tane tarçınlı adaçayı daha içeyim de sonra azaltırım

mavilim mavişelim

gündüz belgin hanım elif hanım'a "otobüsteyim, karşımda 3 tane yakışıklı var birinin gözleri lacivert, öbürünün yeşil, diğerininki de mavi. gözlerim alamıyorum kendilerinden" gibi bir şeymiş.
buraya kadar olan kısımda bi gariplik yok. 2 bayan arasındaki sıradan konuşma.
elif hanım'ın cevabı ise biraz düşündürücü olmuş. "o zaman biri senin, biri benim, öbürü de özgür bey'in olsun"
kendisi de bilmiyormuş niye öyle dediğini ama sağ olsun bana layık görmüş.
bu kadar samimi olarak benimsenmek güzel ama cinsiyetimden memnunum ya hu.

bunun haricinde keyifli bi ders geçti. merve hanım kızımızı diğer derslere de bekliyoruz.
tangonun en büyük sırlarını ifşa ettim.
elif ve emrve hanımlar sayesinde kadın erkek eşitliği sağlanmış oldu.

20 Kasım 2008

gmail

kendimi çok şanslı hissediyorum
gmailin giydirme (skin) özelliğini daha çıkarken fark ettim.
henüz arkaplan grafiğinin tamamı yüklenmemişti açtığımda. daha sonra sayfayı yeni deyince düzeldi.
enfes şahane olmuş.
planets mılenıts filan var. deneyelim gari.
çocuklar oynasın.

kıllısını isteme

tüm vücut için(saç, kaş, kirpik?) lazer epilasyon yaptıracak bi arkadaş muhteşem bi uyarıyla karşılaşmış
lazerci abla tenasül organındaki kılları yok etmek istediğine emin misin gibi bir soru sormuş.
ardından da "henüz evli değilsin, kimisi kıllı sever" demiş.

höh dedim duyunca.
siz de deyin.


höh!

19 Kasım 2008

sakın reddetme

bi' datmak isterim, sakın reddetme
2 dudağından, bir gerdanından
bi' datmak isterim, sakın reddetme
reddedersen beni sebep olursun
kıyarım canıma kanlım olursun

bi' datmak isterim, sakın reddetme
2 dudağından bir gerdanından

bi' sarmak isterim, sakın reddetme
ince bellerini, kokulu boynunu
bi' sarmak isterim sakın reddetme
reddedersen beni canım sevdiğim
her şeyimi senin yoluna verdiğim
evet de bana canım sevdiğim
gitmesin yabana bari öldüğüm
bi' sarmak isterim, sakın reddetme
ince bellerini, kokulu boynunu
bi' datmak siterim, sakın reddetme
2 dudağından, bir gerdanından

(Cem Karaca)

18 Kasım 2008

yâr saçlarım güle güle

saçlar kesildi yine

16 Kasım 2008

çayın öte yüzünde

kara üzüm çekirdeği tozu, biberiye, bergamot, karanfil, yeşil çay, fesleğen, rezene, nane, adaçayı, ıhlamur, karabiber, zeytin...

tango üzerine farmakolojik deneyler

cuma günü eczacılıktaki dans dersleri başladı
elif hanım ile birlikte afalladık biraz.
bayan yoktu derste. sadece erkekler geldi. 5yılı devirdim tangoda ama böyle bir duruma şahit olmamıştım. bu kadar sürede sadece 2 dersi böyle görmüştüm. onlar da yıl sonu olduğu için çalışkan bayanlarımız okul derslerine çalıştığından ötürü gelmemişti.
ilk derste böyle bir durum olması şaşırtıcı.
en azından haftaya bilge ve semra gelecekmiş. öyle dediler. arkadaşları da varmış. onları bilmiyorum.
değişik bir psikoloji bir felsefe idiotloji
idiot idiot idiotloji

09 Kasım 2008

yaşasın ego

egom iyice tavan yaptı artık
ozguraltun.net

yeniden tango

uzun bir aradan sonra, elif hanımefendinin daveti üzerine milongaya gittim.
özlememişim dersem yalan olur.
dans etmeyi hatırlayıp hatırlamadığımdan bile emin değildim giderken.
en azından hala yürüyebildiğimi gördüm.
süreyya hoca da oradaydı. kadın gerçekten de efsane olacak birisi. bildiğimiz ruh hastası işte. koltuk değneğiyle gelmiş ama piste çıktığımızda oturmak bile istemedi. yürüdükçe açıldı.

tabi anladım ki fıtık isimli güzide arkadaşımız tangoyla pek barışık değilmiş. bir de absürd hareketler yapmayı denesem n'apardı acaba.

az önce eczacılıkta başlayacak tango derslerinin tanıtım yazısını yazarken bi denyoluk yaptım.
1-2saate(belki de güne) kadar açıklayabilirim.

eczacılıktaki derslerimiz cuma akşamaları 17:45'te başlayacak. 8-10 derslik katılım ücreti 60ytl


İletişim: F.Elif KARAGÖZ / 0533 7219896
Kayıt İşlemleri: Hande SOYDAN / Farmakognozi A.D.
(geçen seneki bilgiler bunlar. değiştiyse belirtirim tez zamanda)

06 Kasım 2008

dütdüt

devrim arabaları'nı mutlaka izleyiniz, izlettiriniz
önemli bir film. önemli oyuncular. önemli yönetmen. önemli senarist.
izleyin laynnn

04 Kasım 2008

165

mustafa'yı izleidm dün
2.yarıda yanımdaki ibibiğin teki ağlamaya başladı. çıktık hala ağlıyordu. garip geldi.
vah garibim çok acı çekmiş diyor bi' de.
tüm kötü eleştirilere karşın sevdim. yani sevdim değil ama karşı gelinecek bir film değil. tabi tüm siyasi filmler gibi gerçekten de çocukların izlemesinin sakıncalı olabileceği gibi filmler. ben ata'mın orada geçen her eşyini zaten biliyordum. olumlu yönlerinin de çoğunu biliyorum. o zaman benim gibiler için sorun yok
ama sabi sübyan henüz atatürk'ü ve icraatlarını tanımadan onun özel hayatını görürse orada terso durumlar oluşabilir.

her alanda muhalefet iyidir. böyle düzeyli olduktan sonra sakıncası yok.
sıradaki isteğim öbür mustafa için yapılması. muhammed mustafa
o da insandı değil mi?

03 Kasım 2008

ehli

insan arasına karıştım bugün. hatta o kadar karıştım ki elif'e bile kötü davranmadım.
şaka maka bi yana da ne zamandır insanlık yapasımv ardı elife denk geldi bugün. hatta unutmuş olmasaydım neşe'nin doğumgününe bile çağıracaktım.
elif'e güler yüz göstermem aslı'ya da göstermem gerektiği gibi bir durum doğurmaz. şeytan görsün yüzünü.
ehlileşme sebebim hande'nin birkan'ın doğumgünü için olan çağrısıydı. gittim, gezdim, dönüşte eğlendim, şimdi de yatacam.
bu kadar işte.

derginin yeni sayısı çıkmak üzere.
sazvesoz.net

01 Kasım 2008

sinek

gece yatmadan önce birazcık sinek ilacı sıkın odaya. sadece koku verecek kadar. odanın havası anında yaza dönecektir.

tarçay

çay olasım var şu sıralar
çeşitli bitkiler ve illa ki tarçın
içini ısıtarak içilmek

ünlendim

geçtiğimiz hafta epey görüşmeli geçti
erkan oğur ile görüştüm yine. hatta kendisi ile aynı sanede tanbur çaldım. ve daha da hatta kendi sandalyesini verdi bana. onun yerine oturup, onun mikrofonlarına çaldım. tabi bu sırada henüz konserin başlamamış olması ve mikrofon seslerini uzaktan duymak için beni kullanmış olması aramızda kalacak bir şey. velhasıl kelam(?) titretici bir drumdu benim için. zaten tanburu akort bile edemedim karşısında. yakında bi tanbur yapacam ben de dedi. böyle işte

salı günü de cenk erdoğan ile bilirkteydik. ne yalan söyleyeyim hayran kaldım kendisine. o kadar disiplin ve özveri için maşallahtan başka diyecek söz bulamıyorum. o günden beri her gördüğüme anlatıyorum. adamın başına bi iş gelecek kendimden bilecem sonra. yakında derginin yeni sayısında okuyabilirsiniz uzun bir mülakatı.

selçuk erarslan'la da görüşecektik ama hava koşulları izin vermedi. internet üzerinden hazırladık mülakatımızı. o da yeni sayıda yayınlanacak. kimdir kim değildir diye bakılabiler