28 Ocak 2009

sabi

şarkılarımızdaki, türkülerimizdeki, köçekçelerimizdeki sübyancılık nedir ya
müzik kültürümüzden utanıyorum neredeyse.
eğlenelim zevk edelim kalpakçılar başında güzeller var on üç on dört yaşında
hey on beşli on beşli tokat yolları taşlı on beşliler geliyor yarimin gözü yaşlı
hadi benim şah boylum şebboy çiçek başında benim sevdiğim on üç on dört yaşında
allı yazma başında yavrum kalem oynar kaşında ben bir yeni yar sevdim yavrum on üç on dört yaşında
ağustosta bir su içtim buz gibi benim yarim on beş yaşta kız gibi
benim bir sevdiğim var on üç on dört yaşında haydi güzelim hopla da gel yanıma sarı liralar takayım gerdanına

on üç yaş on dört yaş nedir anasını satayım yaa
boyunuzdan bosunuzdan utanın

3 yorum:

  1. Olm teee ne zaman yazılmış şarkılar onlar lan. Dönemine göre değerlendirmek gerek.
    Tu kaka yine de, ama öyle la.
    Bak aydınlattım seni.

    YanıtlaSil
  2. sözü yazan kişi 30yaşındaysa o zaman da bu zaman da fark etmez
    ayıptır

    şimdi gidip de alman lisesinin kızları taş gibi ve olgun gözüküyorlar diye şarkı yapsam olur mu
    ampul de aydınlatıyor sözde


    bebeler bebeler gelem mi, elinize verem mi
    -hüseyin üzdü

    YanıtlaSil
  3. hahahaha... valla hayranım lan sana:)
    Tabi ki dediğin gibi, bende senin gibi düşünüyorum da o dönemler öyle yapıyormuş adamlar demek istedim. Beni anladın sen. Tasvip ediyorum bu söylemi şeklinde bir şey söylemedim yani:)

    Ampulun mına koym. Üzenlerin de. Kısasa kısas oldu bu biraz ama idare et:)

    YanıtlaSil

sana hayranım özgür