22 Mart 2009

garibal

garip bi keyifsizlikle birlikte garip bi keyfim var şu sıralar.
keyifsizlik, hasta olamamaktan ve pek çok sorumluluğu ertelemekten geliyor galiba. hasta olamamak niye keyifsizlik yapsın diyenlere de ne bilem diyebilirim. adam gibi hasta olup yatsam tamam ama hasta desen hasta değil, sağlıklı desen sağlıklı değil. mal gibi dolanıyorum. boazda ufak yanmalar, kırgınlık... işin kötüsü her gün de böyle değil. bi gün çok iyi ertesi gün kaka gibi.
iş, eş, aş, oş, öş, ış, üş, uyşşş bakımından yeni girişimlerde bulunma eğilimindeyim.
aman şimdiye kadar kim bilir kaç defa yeni hayata başlıyorum dedim sana. sen de inanma artık blogort. yalan yani. hayatım hep plan kurmakla geçiyor senin de bildiğin gibi. olan ise hiçbir şey.
dün Barbi'nin askerlik öncesi son konseri vardı. oraya gittik. içeri almadılar. mor ve ötesi kosneri mi ne varmış galiba aynı zamanda. sonra gruplarının ismini söyleyemeden, afişten göstermeye çalışarak girdik Orçun'la beraber. girince çok garip ve yabancı hissettim kendimi. içeri girmeden önce 1 saat boyunca makam müziğinin eksikleri, yapılması gerekenler hakkında tartışıp, ezgi-arel sistemi, kantemiroğlu filan dedikten sonra elde tanburla studio live'a girmiş olmamın etkisi de vardır herhalde. bilemiyorum. çok gürültülüydü. sonra Ayça da geldi. bi de arkadaşı vardı ama ismini hatırlamıyorum. zaten uzak durdu bizden. Barbi bas gitar çalmaya başlamış.
az önce son konserleri vardı filan dedim ama grupları olduğunu bile bilmiyordum. yıllardır görmüyordum bile lan Barbi'yi. en son 3 yıl önceki iftarda görmüştüm galiba. bir de geçenlerde istiklal'de yürürken karşılaşmıştık. 30-40sn filan konuşup yallahlaşmıştık.
rok müzik ortamlarında veya genel olarak barlarda niye o kadar açık ses olur anlamıyorum. Orçun'la birlikte tam mallık yapıp peçete tıkadık kulaklarımıza. en azından epey azalttı gürültüyü. hem böylece Barbi'yi daha iyi duyduk. ne de olsa peçete tizleri daha fazla kesiyor.
böyleyken böyle işte. bunlara ek olarak melis sayesinde tiyatroya bulaştım yeniden.
tango içn de şehirlerarası çağrılar mevcut.
hala yorgonun diktesini bitiremedim. ne zaman ona başlasam başka şey yapmam gerekiyor. evde de pek duramadım şu sıralar

(lan Barbi'ye not: ola ki okursan burayı unutma ki sen de asker dönüşü bir takım veya fasıl veya mevlevi ayin dinletisine katılacaksın)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sana hayranım özgür