07 Haziran 2009

bu oyunun tek seyircisi sizsiniz

bu da zaman gazetesinden y.gündüz'ün 06-VI-2009 tarihli yazısı.


Bu oyunun tek seyircisi sizsiniz
Taksim Tünel'de başlıyor her şey. Kulaklıktan gelen ses yönlendiriyor sizi. Bir anda karşınızda bitiveren 'siyah'ın kim olduğunu soruyor önce; sonra sizi onu takibe davet ediyor. Siyahın arkasından yollar aşıyorsunuz.

Yürürken Galata'nın eski zamanlarından bahsediyor kulaklıktaki ses. Yol boyunca birçok farklı durakta bırakıyor 'siyah' sizi. Her bir durakta farklı bir karakterle birlikte farklı bir hikâye eşlik ediyor yolculuğunuza. Durduğunuz yerde size verilen keseleri Karaköy'de biten yolculuğun sonunda kullanmak için saklamanız gerekiyor. Tabii 'siyah'ın kim olduğunu merak ediyorsanız...

Bugünlerde Tiyatro Artı oyuncuları klasik tiyatro seyircisinin çok da alışık olmadığı bir oyuna imza atıyor. Bu oyunda ne sahne var ne ışık. Dekor ise bizim bildiğimiz Galata sokakları. Öyle koltuğa kurulup sahneyi beklemek de yok. Seyircinin şehrin ara sokaklarında yürümek zorunda olduğu 'Hayalet-Bir Takip Oyunu'nun iki kuralı var. Birincisi verilen kulaklığı asla ama asla kulağınızdan çıkarmamanız, ikincisi ise size yol boyunca kılavuzluk edecek olan 'siyah'ın peşini bırakmamanız. Taksim Tünel'den başlayan macera Galata'dan Karaköy'e inen yokuş boyunca devam ediyor. İlk başlarda merak ve huzursuzluk ağır bassa da bir süre sonra gidişin ritmine kaptırıyor kendini izleyici. Nitekim bu oyunda seyirciye, seyirci olmanın ötesinde çok da bir rol biçilmiyor. Takip oyununda Karaköy'e ininceye kadar birçok farklı durakta konaklamak zorundasınız. Her durakta Mesnevî'den hikâyeleri gizemli karakterlerin ağzından dinleyen izleyiciye karakter tarafından yolda lazım olacağı için bir de kese veriliyor. Yol boyunca da takipçilere kulaklıktan Galata'nın tarihî izlerini anlatan bir metin eşlik ediyor. Yolculuğun ritmine ve duraklara göre devam eden bu metnin içinde müziğin de etkisiyle bir hayal âlemindeymiş gibi yürüyorsunuz. Herkesin günlük hayatına devam ettiği sokaklarda seyircinin 'siyah'la beraber yaptığı yolculuk vakit geçtikçe biraz da maceraya dönüşüyor. Nereden, ne zaman, nasıl bir hikâye ve karakter çıkacağının bilinemediği oyun Karaköy Tünel'e gelince son buluyor.


Oyuna katılmak isteyenler randevu almak zorunda. 20 TL olan biletler öğrenciler için 15 TL.

Ufuk Tan Altunkaya'nın yönetmenliğinde sunulan Hayalet-Bir Takip Oyunu Türkiye'de ilk kez denenen bir tarz. Paul Auster'ın New York üçlemesinden biri olan Hayaletler'den esinlendiklerini belirten Altunkaya, oyunun içindeki 'siyah'ın Auster'a bir saygı nişânesi olduğunu söylüyor. Niçin Galata'yı seçtiklerini sorunca mekânın tarihî dokusu ve döngüsel yapısının bunda etkili olduğundan bahsediyor.

Karaköy'e kadar inen seyirciler oyuna başladıkları yere tünel metrosu ile dönüyor. Metroda kullanılacak jeton da oyunun başında seyirciye veriliyor. Metnin hazırlanışından sunuluşuna kadar her aşamada bir 'takım işi' çıkardıklarını belirten Tiyatro Artı oyuncuları, her hafta sonu öğleden sonra randevu ile seyirci kabul ediyor. Bir seyirci aşağıya doğru inmeye başlarken başka bir seyirci yukarı çıkma aşamasında, bir diğeri ise oyunun başında oluyor. Bu şekilde akşama kadar 20 misafiri ağırlayan oyuncular aldıkları eleştirilerden oldukça memnun. İlk başlarda tutukluk yaşayan seyircilerin daha sonra kendilerini güvende hissettiklerini anlatan genç oyuncular, oyun sırasında seyircinin tepkisini kestirmenin zor olduğuna dikkat çekiyor.

Oyunun durakları Galata sokaklarında yer alan farklı mekânlardan oluşuyor. İlk başta bir ikinci el mağazası, sonra taş ocağı, ardından bir otel odasında devam ediyor yolculuk. Oyunun yönetmeni Ufuk Tan Altunkaya oyunun güzelliğinin, gizeminde saklı olduğunu belirtiyor. Seyircinin yolculukta başına nelerin geleceğini bilmiyor olması, onlara göre belki de oyunu en çekici kılan şey. Farklı çalışmalara merakı olan tiyatroseverler www.tiyatroartı.com sitesinden randevu alabiliyor. Tabii, her türlü sürprize açık olmaları da bizden küçük bir tavsiye.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sana hayranım özgür