07 Haziran 2009

sebeb sensin

çok fena bir güfte ve beste. her dinlediğimde kötü oluyorum
bir insan hangi ruh haliyle yazabilir bunu anlamıyorum

Gönlümdeki bu karışıklığın sebebi; beni sonsuz üzüntülere, dertlere sürükleyen sensin. Ezelden beri bu aşk belasının ateşine tutkunum fakat belki de bu bir hayâldir...
Bana çektirdiğin eziyet ve zulümlerle mutluyken etrafa alevler saçan bu haykırışım neden dursun. Beni sonsuz sıkıntılara düşürsen de bu dünyadaki dileğim sensin.


şimdi de Necdet Yaşar'ın yorumu gelsin.

"Onun ikinci güftesi Mustafa Nafiz’indir. Birinci güfte Râtıp Âşir’in. Senin cevrin senin zulmünle şadım / Niçin dursun figan-ı şûle-zâdım diye giden kısmı Nafiz’indir. Bu şarkının ara nağmesi de Neyzen Niyazi Sayın’ındır."
"Mustafa Nafiz’in şu şarkısını dinlediniz. Şu şarkı ölümsüzlüğün imtihanını aşmış bir şarkıdır. Bu millet yaşadıkça, bu müzik yaşadıkça ne zaman bir şevkefzâ gündeme gelse böyle bir şarkı herkesin hemen anında gönlüne, zihnine, diline gelir. Birçok şarkılar besteleniyor. Ortalık yıkılıyor. Allah Allah! Çalınıyor, söyleniyor CD’ler kasetler reklâmlar falan filan. Bakıyorsun üç beş ay sonra, altı ay sonra tarihin çöplüğünde kayboluyor. Bir takım şeyler de ne olursa olsun ölmek bilmiyor. İşte o imtihanı aşanlar sanatın ölümsüzlüğünü kazanmış demektir. Bakın asıl işi şairlik, güfte yazarı olan adamın şu şarkısına bakınız. Ölümsüz bir şarkı. Yeter kendisine. Birkaç tane daha güzel şarkısı var, yok değil yani ama bu şarkı bile yeter ona. Şunun için söylüyorum; bestekârlığa heves edenler veya içimden bir şey geldi yazıyorum besteliyorum diyenler için titiz olmalarını tavsiye ediyorum. Yüzlerce yazıyorlar. Hiç kimse ne okuyor ne dinliyor. Yazıyor, yazıyor, yazıyor… İki tane olsun üç tane olsun ama böyle yaşama gücüne sahip olsun diyorum."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sana hayranım özgür