30 Eylül 2009

yalancınıngötüsıçanakadarosurur

dün akşam istemeden kandırmış oldum seni bilög. sabah yıkanırım dedim ama olmadı. yatmadan önce yıkandım. çok düzenbaz insanım yaa. işim gücüm kandırmak.
şaka lan şaka. arada sırada kandırırım.
neyse dün bahsettiğim iç açıcı konuya değineyim.
büyük abdest, kaka, dışkı, bok, sıç, pırlanta tozu... bu iş çok çetrefilli bir iş. o kadar yemeği yiyorsun yiyorsun ve sonuç nedir? bok.
bildiğiniz gibi dünyadaki en büyük huzurlardan birisi sıçmaktır. elinde dergisi, kitabı, gazetesi, sazı ile sıçan birisinden daha huzurlu olmak pek mümkün değildir. sevdiceğin koynunda yatmak filan demeyin. kafanızı gözünüzü kırarım. kakan varken git yat bakalım sevdiceğinin koynunda. yemez. kakası olan insan hayattan soğur. soğuk terler döker. yaşam mücadelesi verir. işte bu durumun en zor hasıl oluşu gece yatarkenki düşüncedir. çok fazla dolmamıştır fakat kendini belli edecek ölçüdedir. yatılacak saat de geç bir saatse ve dört beş saate kalkılacaksa insan kara kara düşünmeye başlar. uykudan evvel sıçmalı mı yoksa sabaha mı bırakmalı. eğer yatmadan önce yaparsanız daha huzurlu bir uyku geçirebilirsiniz ama işte asıl sorun sabaha bırakma düşüncesinde vuku buluyor.
bütün gün dışarıda olacaksanız ve ev dışında sıçmaktan hoşlanmıyorsanız hızlı bir durum değerlendirmesi yapmalısınız. sabah kalkar ve geceden kalanları kanalizasyonun derinliklerine bırakırsınız. bu vesileyle gece boyunca sindirilmiş olan akşam yemeğinden de büyük ölçüde kurtulmuş olacak ve akşam eve dönüşe kadar rahat bir bağırsak durumu ile yaşayacaksınız. fakat gece yatmadan önce yaparsanız kahvaltıdan sonra tekrar sıçamayabilirsiniz. gün içerisinde yiyip içecekleriniz bağırsaklarınızı makata doğru taarruza geçirecektir ve bunun sonucunda eve dönüşünüzde boncuk boncuk terleyip, eve kadar koşsam mı yoksa bir köşeye çömüp sancılı dönemin geçmesini mi beklesem diye düşünürken bulacaksınız kendinizi. tecrübeyle sabittir ki ilk düşüncenizi gerçekleştirin. beklemek sadece zorlu anların daha da zorlu geçmesini sağlayacaktır. gerekirse eve yaklaştığınızda evdekileri arayıp asansörü zemin kata yollamalarını ve evin, helanın kapısını açık tutmalarını bile tembihleyebilirsiniz. çok katlı binalarda gerçekten işe yarayan bir eylem. bu kıyağımı unutmayın.
şimdi bu koşullar altında sabaha bırakmak çok mantıklı gözüküyor fakat kazın ayağı öyle değil arkadaşlar. sabah vaktinde uyanamayabilirsiniz. olabilecek bir aksilik sebebiyle sıçmadan çıkabilirsiniz. sabaha kalktığınızda sahte geri kaçma denen duruma düşmüş olabilirsiniz. o anda ne kadar ıkınırsanız ıkının sıçamazsınız fakat evden çıktıktan yarım saat sonra kendinizi zor tutarsınız. işte bu tip durumlara karşı önlem almak için de akşamdan yapmak riskleri azaltacaktır.
kısacası çok zor kararlar bizleri bekliyor cengâverler. Allah götünüze, bağırsağınıza dirayet versin. sübhaneke dinimiz amin.

2 yorum:

  1. "sabaha kalktığınızda sahte geri kaçma denen duruma düşmüş olabilirsiniz."

    İşte buna çok sinir oluyorum. Bu durum için herkesi uyaralım. Örgütlenelim bence.
    Helalar da ücretsiz olsun. Ayrıca Alaturkaya dönüş yapılsın. Herkesin götünün değdiği yerle temas etmeyelim.

    YanıtlaSil
  2. türk helacılar ve sıçmayı sevenler birliğini kuralım. milyonları peşimizden sürükleriz. meclise çıkarız şerefsizim. orada sıçılacak yer de gani gani bence.

    YanıtlaSil

sana hayranım özgür