22 Şubat 2010

cinsellik

az önce çok büyük bir sorunumu çözdüm. uzun süredir kafamda yer etmişti.
bilen bilir, cinselliğe bakışım epey süre önce hasar görmüştü. cinselliğe soğuktum. ihtiyaç olarak bile değil, gereksiz buluyordum. az önce yıkanırken çok alakasız bir şekilde sorunu buldum, çözdüm. artık soğuk değilim. nefret ediyorum. günümüz insanının başındaki en büyük beladır.
aşk yapılmıyor, cinsellik yaşanmıyor yalnızca ihtiras kurbanı vücutlar birbiri içine sokulup çıkartılıyor, düzüşülüyor. ... üç nokta yerine farklı şeyler yazdım ama silmem gerekti. normalde pek yapmadığım bir şey yazdığımı silmek ama silmem daha iyi oldu.
uğruna zaman, güç, onur, kişilik kaybettiğimiz şeyleri bir daha düşünmemiz gerek. değer mi değmez mi...

bu içerikteki bir yazı içinde isminin zikredilmesi ne kadar ahlâklıdır bilmem ama sanırım Ruhi Ayangil'den çok fazla etkilendim ve kendisinden sonra pek çok "saçma" davranışımın sebebini fark ettim. gerçek bir entelektüel. her anlamını dolu dolu karşılıyor. öyle bir aydın ki tüm amacı dünyayı, sanatı aydınlatmak. bunun için yaşıyor çünkü gururu yalnızca bu şekilde okşanıyor. münevverlik için nefes alıyor. insanları çok kırıyor ama hep amacı var. karşısındakini bir adım daha ileri götürmek. sen kimsin de beni ilerletmeyi düşünüyorsun derler mi diye düşünmeden. kendinden de verse karşısındakini geliştirdiği zaman yine dönüş kendisine olacak, bunu biliyor. karşısındaki bunu asla vaktinde anlayamayacak olsa da vakti geldiğinde oraya tuğla koymuş olduğunun anlaşılacağını biliyor. aldığı haz apayrı, dünyada yaşayanlardan farklı, uhrevi bir haz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sana hayranım özgür