27 Şubat 2010

örnekleme

dün bok gibi bir ruh halinde olacaktım Beşiktaş'ta otururken. oldum da zaten. sonra çok garip şeyler oldu. aslında hiç garip değiller ama garip diyesim geldi şimdi.
oturmak için sildiğim bankın yanında dört, beş tane ortaokul veya liseli kız vardı. ben bankın suyunu silerken "pardon, yolda kaldık da acaba bir lira verebilir misiniz" dedi içlerinden biri. işimi kesmeden bir liraya değil hepiniz, biriniz bile herhangi bi'yere gidemezsiniz dedim. damlaya damlaya göl olur dediler. sonra da oturdum ve çıkartıp beş lira verdim. almadılar. ısrar edince aldılar. kitabımı çıkarttım. okurken içim acıdı birden. cebimdeki çikolataları çıkartıp verdim. almadılar. verecek başka kimsem kalmadı dedim. sanırım halime acıyıp aldılar. sonra utanıp kalktılar zaten. o sırada Uniceff gönüllülerinden birisi geldi. onunla sohbet etik epey. kredi kartı bilgilerini filan verdim. o esnada işten güçten açıldı konu. o da dansçıymış meğer. Metin Yazır'ın yanındayım deyince "nasıl yani, Metin Yazır'dan ders alabiliyor musun" diye sordu. ben de hava attım. hayır, asistanlık yapıyorum dedim. her neyse, bir süre daha sohbet ettik sonra işine döndü. Greenpeace gönüllüsü geldi. zaten destekçiyim deyince teşekkür edip gitti. ardında Oğuz aradı. morali bozukmuş biraz. bir gece önce de aramış zaten ama telefon-Özgür ilişkisi pek sağlıklı olmadığından ulaşamamış.
o kadar güzel bir şey söyledi ki. o anda sıkıntım hafifledi biraz. ben hep seni örnek aldım Özgür Ağabey dedi. bunu burada yazmam ne kadar doğru bilmiyorum. sonraları yanlış olduğunu düşünürsem silerim. geçmişe pek müdahala etmem ama kendisinin özel hayatına girdiği için silmek isteyebilirim. her neyse, etrafımdkailere senin davrandığın gibi davranıyorum, iyilik yaparsam çaktırmıyorum, kötü bir şey yaparlarsa kötü bir şey demeden senin gibi bakıyorum filan dedi. çok garip oldum.
sonradan kendi örnek aldığım kişileri düşündüm. Tamer Hocam ile başlamıştı. davranışlarını, olaylar karşısındaki tutumlarını taklit ediyordum. sonra Ebru Abim geldi. onun iyiliklerini, görüşlerini kaptım. yıllar sonra Burçin Abimle tanıştım. ondan çok şey kattım kendime. şimdi, Özer Hocam'dan ve Metin Hoca'dan besleniyorum. evet, hayat böyle. çok şanslıyım ben de. daima iyi insanlar ile karşılaştım. eğer bugün birisine örnek teşkil edebildiysem tamamen bu saydığım kişiler sebebiyledir.
böyle işte. duygusal olarak karışığım şu sıralar. ağırlık çöktü üzerime. öyle. sakinleştirici almış gibiyim.
yüzük iyidir, yüzük güzeldir

1 yorum:

  1. tarçınlı kurabiye getirmiştim senin için...ama gelmedin...bekledim.





    ...

    YanıtlaSil

sana hayranım özgür