23 Mart 2010

bunedünyakardeşim

hayat garip lan. insan da garip.
herkes birbiriyle iletişim filan kurabiliyor.
mesela dün hiç tanımadığım veya bir kere görüp yarısıyla da birazcık dans ettiğim kişilerle bugün neredeyse enseye şaplak olduk. sonra telefon diye bir şey var. insanlar birbiriyle konuşabiliyor. hatta mektup bile yazabiliyorlar. keşke her şey bu kadar hızlı olmasa. iki gün lak lak üçüncü gün yatak kafası kötü şey. hızla tüketiliyor her şey. mektup dönemleri ne güzel halbuki. daha yavaş. mektup ulaşacak bir haftada. okunacak, yanıt düşünülecek, yanıt gelecek bir haftada. şanslıysan üzerinde yazanın kokusu olacak. böylece daha bir şahsiyet kazanacak. hem el yazısı hem kokusu. daha ne olsun. bir yüz sureti eksik.
yazsanıza lan bana mektup.
Hinem de satış yaptı. yazıyorum dedi, yazmadı -ola ki okursa laf sokmuş olayım kendisine-.
cumartesi günü şahane bir şey keşfettim. aşk. çözdüm oğlum. vallahi çözdüm bu sefer. işin tüm matematiğini kavradım. başkasında işe yarar mı bilmem ama kendi adıma hakimiyeti yakaladım.
bugün de bir şeyin farkına vardım. yüzüğü çok uzun zamandır çıkartmıyordum. yıkanırken bile hiç çıkartmadım hatta ama bugün İKÜ'ye girerken kapıda çıkarttım. neyse, vazgeçtim farkına vardığım şeyi yazmaktan. ihtiyaç halinde takmak üzere cepte taşımaya devam.
yıkanacaktım şimdi ama üşendim. sabah erken yıkanırım.
normalde yapmam böyle şey ama pek bir yaz havasına büründüm bugün.
aa az kalsın unutuyordum. bankamatik için Real'e girdim işyerinde. bakım vardı. biraz bekleyin dedi adam. ben de Real'e girdim. böyle deyince saçma gibi oldu ama Real hem AVM'nin hem de marketin adı gibi.
biraz zaman geçer diye girmişken iki gömlek, iki çorap, deodorant, roll-on, atlet alıp çıktım. Allah biliyor da para vermiyor bana. cebimde para varsa mutlaka harcıyorum. bunların yanında ayakkabı ve bot alıyordum lan az kalsın. son anda şimdi taşımayayım deyip durdum. eskiden ne güzel çılgınlar gibi para biriktirirdim. bitti artık o olayım. para geliyor ve anında gidiyor. sonraki günleri düşünmüyorum. ya gidip hiç etmeyecek paralara yemekler yiyorum ya da evde seksen küsür tane gömle varken yine gömlek alıyorum.
ayrıca bir erkeğe -en azından bana- alınabilecek en güzel hediye gömlektir. yüz liralık gömleklerden bahsetmiyorum. on beş, yirmi liraya olanlardan. kullan, eskiyince lekelnince toz bezi yap rahat rahat. kıyafet öyle olmalı. üzerine giyiyorsun. her an lekelenme tehlikesi altındayken çok pahalı şeylerle rahat edemezsin. çok maddiyatçı bir yazı oldu be.
yazmaya neyle başlamıştm onu da hatırlamıyorum. uykusuzluk iyice kafa yapmaya başladı. lisede Ahmet hocaya eroinman derdik ben ondan beter oldum son dönemler. yalnız, sevindiğim nokta şu. tek değilim. Orçun'un da göz altları morarmış.
böyle işte. yatayım bari şimdi. sabah kalkarım erkenden. çok iş var yarın.
hasta la vista, baby!

1 yorum:

  1. hiç boşa bana bok atma ben yazdım mektubu, yollayalı da bi hafta olacak neredeyse.kabul geç oldu ama iş güç vardı zaten dedim ben diyeceklerimi mektupta. sizin postacı yatıştaysa kabahat bende değil ki, değil mi ama? hem ruhunu korusun deyu aps ile de yollamıyorum. ve evet gerektiğinde yazılı mecralarda pis çemkirek olabiliyorum, normalde bambık gibi bi insanım, yersen.

    YanıtlaSil

sana hayranım özgür