08 Nisan 2010

evlilik

bugüne kadar evlilikle ilgili en büyük korkum giyim kuşamdı.
yıllarca neredeyse her kıyafetim peder beyle ortak olduğu için evlenirsem ne yaparım diye düşünüyordum. dün dikkat ettim ki kendi dolabım olmuş benim çokçadır. benim olan, peder beyin giymeyeceği türde yirmi civarları göynek var. kazak filan desen onlar da bir sürü olmuş. penyeleri saymıyorum bile. kendisi giymez ev haricinde.
bir de dolaptaki göynekleri incelik kalınlık, yazlık kışlık değil de renk yelpazesi içerisinde asıyorum. onu keşfettim. siyahtan beyaza doğru sıralıyorum. üşenmezsem resmini çekerim bir ara.
birazcık pantol yüklemesi yapmam gerek şu sıralar. gözüme çarptıkça alıyorum gerçi. ha niye böyle giyim kuşam gazına geldim onu da bilmiyorum.
zaten göynek takıntımı da anlayabilmiş değilim. doksan civarı göynek var evde ulan ama hâlâ bir kıyafetçiye girdiğimde ilk baktığım reyon göynekler oluyor. saplantı olmuş herhalde.
her neyse, böyle işte. hayat güzel, hayat hoş, eğlen coş tey tey teyyy
son dönem gelişmeler güzel. her alanda güzellikler mevcut. hayırlısı olsun.
müziğe biraz daha yüklenebilsem çok daha şahane olacak. şimdilik tek eksiğim o.
oha lan ne demek tek eksiğim o. vay anasını. gerçekten de öyle ama be. müzik çok mutlu ediyor. neredeyse tek mutlu olduğum zaman hatta. eyvallah, tango da çok güzel ama müziğin yeri ayrı. tek notaya yüzlerce kez vurabilirim veya Burçin abi ile saatlerce aynı şeyi yapmak sıkmıyor mesela. aksine, keyif alıyorum.
benim için tangonun keyfi ise dans kısmı değil tam olarak. bilgi paylaşımı, sosyal ortam, farklı insanlar kısmı daha keyifli. insanlara bir şey anlatmayı çok seviyorum. inanılmaz büyük bir haz. keşke tüm ömrümü böyle geçirsem. sürekli bir şey öğrenip başkasına öğreteyim. hayat böyle güzel. ticaret micaret tiksinç. paralı serbest meslek erbabı olmaktansa kıt kanaat geçinen sanat adanmışlığını tercih ederim. neyseki etrafımda böyle insanlardan da bir sürü var. işin güzel yanı şu ki hiçbirisi pişman değil.
gün gelecek o da olacak. adımları doğru atmak gerek. ha bir de maddi getirisi olduğunda tadından yenmiyor.
azıcık aş, huzurlu eş, sevdiğin iş
gerisi kolpa
sevdiğin şeyleri yapmaya zamanın ve fiziksel-zihinsel gücün kalmadıktan sonra para ne işine yarayacak. millet yarını kurtarmak için yaşayıp kendi yaşamını bok ediyor. ölüp gideceksiniz be cancağızlarım. bırakın hırsı, öfkeyi. yarını düşün, tamam ama bugününü beş yıl sonrası için bok etme. sağlıklı olacağın günlerin sözleşmesi yok ki.
hayat güzel, sanat güzel, sevinç güzel, huzur güzel...

3 yorum:

  1. ama hıc oldu mu sımdı, hem kızım ıs bırakılır mı dıye soylen, sonra da boyle yazılar yaz, olmaz kı, sımdı ben arkama bakmadan kacmıyım de kım kacsın:)

    YanıtlaSil
  2. şşşt dur bakalım durduğun yerde
    millet köprüden atlasa sen de mi atlayacaksın tribi yaparım görürsün

    YanıtlaSil
  3. onu da yaparım yakında :)))
    Neyse saka bı yana daha bıraz sakınledım, yuzumu gulduren gelısmeler olmaya basladı sonunda, sanırım dısımı sıkabılırım daha :) Hadı gel artık yahu, baılada pıs bardaklardan su ıcmeye basladım yıne! :)

    YanıtlaSil

sana hayranım özgür