30 Ocak 2010

kahvaltılık

Zeytin doğurmuş bugün. az önce haber aldım.
şimdilik iki tane simsiyah yavrucuk çıkmış. doktor bir iki tane daha gelir demiş.
merak etim tiplerini. minnacık ufaklıklar. el kadar şey lan. Zeytin'in sağlık durumu iyiymiş.
gelişmelerden haberdar edeceğim. ayrılmayın.

28 Ocak 2010

hacışirin

Fatih Erkoç hacı amcaya dönmüş biraz.
elindeki yüzük de benimkinden. çok benzerinden en azından.
adamcağız mütevazilikten biraz uzaklaşmaya başlamış gibi geldi. her şeye estağfurullah diyen Erkoç gitmiş, yetenekliyim, insanları biraz daha yukarı çekmem gerek diyen birisi gelmiş. şikayetçi değilim. doğruyu söylüyor ama acaba artar mı diye korkuyorum.
bekliyoruz. kosnerine gitmek istiyorum.
NTV, Haber Merkezi Haftasonu

bırakma...

hayvansaliçgüdü

hayatımın en keyifli işe gidişini yaptım muhtemelen.
bilen bilir, bir aralar evin arkasında tek kişilik offroad şampiyonaları düzenlediğim toprak yol vardı. orası bir yıldır filan kullanıma kapalı yeşil alan oldu. ama kar yağınca beyaz alan olmuş. uzuncana da bir yol. etraf alabildiğine beyaz. oradan yürüyeyim dedim. yolda da köpek pati izleri gördüm. Erkan Oğur eşliğinde avcı içgüdülerimle yaklaşıp köpeği yakalayacaktım. sonra kendimi hoplayıp zıplarken buldum o ayrı. velhasılkelam keyifli oldu. bol kar, az soğuk. Cici Bebe stoklarımı da güçlendirdim. bütün gün yerim.
bulamadım köpeği. kaçmış it oğlu it.

sığdıramadım

Gözlerimde saklamak istedim
Vazgeçtim…
Kalbimi denedim
Olmadı…
Resmini çizeyim dedim
Benzetemedim…
Yazmak;
Dize dize
Paragraflarca
Yazamadım
Kalem bitti…
Ben seni anlatamadım
Sığmadın hiçbir yere
Ne bedenime
Ne ruhuma
Ne kalemime
Sen;
Şiire bile sığmadın…

ebru yaşar seçen 2010
kış

27 Ocak 2010

tekertekergelin

çiğdem çitlerken çemkiren çetikli çetin çemeni çenesinden çekip çevirerek çerçöple çevrili çimenin çiçeğin çevresinden geçerken çerçevelik resim çekmiş midir?

az önce yazdım bunu. tekerlemelerimiz kendi imalatımızdır.

canınçıkmasın

canım çok sıkılıyor be blogosfer.
daralıyorum. öyle böyle sıkıntı değil. ezildim kaldım resmen.
haydi şimdi oyun zamanı diyorum neşeli, mutlu, keyifli oluyorum ama yetti be.
surat asayım filan. şahane olsun hayat. bağırıp çağırayım. asabi olayım. huzur bulayım.

aybatıyor



Zaman geçiyor gözlerinde
Hüznü dağlıyor sevemezse
Gece yaklaşmaz istemezse

Ay batıyor yine
Görmüyorsun niye
Sözler yetmez bekleyene
Giden gemiler dönemezse

(Mehmet Güreli)

26 Ocak 2010

özgürirade

Facebook'taki adımın Özgür değil de Ozgur olduğunu bugün çok âlâkasız şekilde fark ettim.
hem de tam aksini iddia ederken yüzüme tokat gibi çarptı.
R OzgUr'dan Ozgur R'ye geçmek için çok süründürmüşlerdi ama Ozgur'dan Özgür'e geçerken hiç uğraştırmadılar. adam olmuşlar herhalde veya beni adam yerine koymadılar. halbuki ikametgâh ve sicil kayıt örneği bile almıştım Facebook yönetimine verilmek üzere.

tanışıklıdövüş

vay anasını diyeceğim şeyler yapmaktayım. kaç gündür tanımadığım birisiyle yazışıyorum. hatta gün itibariyle mektuplaşma eylemine de giriştik. az önce de yine tanımadığım birisiyle bir saate yakın telefonda konuştum.
kendimi tanıyamaz oldum.
bu kadar iletişim kurabiliyor olmam akıllara zarar.
şimdi ekmek alıp eve gitmem lâzım. iki dedim ama üç müydü acaba. ben üç alayım. az olursa tekrar evden çıkmam gerekir. evet, evet. sabaha da kalsın.
bu arada hala çok şahane he.
eve gidince resmini de eklerim belki.
kendisiyle el ele göz gözeyiz her daim. gideyim diyor, yollamıyoruz. adam alıkoymaktan suçlu bulunabiliriz ama o da şikayetçi değil görünüşe göre.

gelirkenikiekmekgetir

cinnet geçirilir mi getirilir mi tartışmalarına son veriyorum.
hangisini isterseniz onu yapın.

cinnet geçirmek
delirmek, aklını kaçırmak.
 Güncel Türkçe Sözlük

cinnet getirmek
bir an için delilik belirtisi göstermek: “Ayol, duydunuz mu? Fahim Bey cinnet getirmiş.” -A. Ş. Hisar.
 Güncel Türkçe Sözlük

cinnet geçirmek olarak kullandığımda karışmayın lan artık. cinnet sudan getirinceye kadar döverim.

birşeyanlatmayaçalışıyor

sanırım getir.net artık akıllı kısaltma yöntemini kullanıyor
GrooveShark için kısalttığım bir adres şu şekilde karşıma çıktı
http://getir.net/duy
üzme beni getir.net

merak ettim. acaba porno site adresi kısaltsam ne çıkacak karşıma.
eve gidince denerim.

etmebulmadünyası

dün Niyan insanı ile dalga geçtim. elektrikler gitti.
lanetli kişi. şahane planlarım vardı halbuki. gece boyu çalışıp derginin yazısını bitirecektim. olmadı, olamadı. sinirden yattım uyudum.
inşallah sorun çıkmaz da bu akşam bitiririm. çok yük oldu üzerime. çünk çoktan bitirmiş olmam gerekiyordu ama bir türlü bitiremedim. sorumluluk kötü şey be. hiç sorumluluk almadan yaşamak istiyorum.
ayrıca dün çok büyük bir mahremiyet gün ışığına çıktı. yamuldum kaldım. ne demeliyim, ne yapmalıyım anlamadım hiç. şaşırdım.
ilk defa bir kampanyam desteklendi diye haybinkunduz dedim.
mal gibi dolanıyorum işte dünden beri.
toparlarım.
ayrıca çok deri takılıyorum bu aralar. deri eldiven ve deri gocuk giyiyorum. gocuk nedir tam olarak bimiyorum aslında ama giyiyorum. şehirde doğup büyümüş biri olarak gocuğu kırsal kesimde giyilen bir şey zannederdim küçükken. etrafımdakiler hep mont, kaban veya en fazla palto giyerdi. gocuk çok yabancıydı ama şimdi ne olduğunu anlıyor gibiyim. anlamasam bile içimden gocuk demek geliyor.
yazıyı hemen başka yere bağladım ki çok dökülmeyeyim. yoksa kim bilir neler yazardım.
çoluk gocuk eğlensin işte.
sonra uğrarım yine.

sıçaneğrisi

eğrilerde sıçanlar için gelsin

24 Ocak 2010

petrolville

Facebook'un Petville zımbırtısından bahsetmiştim ya daha önce. çok ylanız hissediyordum kendimi. yalnızca iki tane komşum vardı ve onlardan da birisi ölü hesaptı.
bir Allah'ın kulu da kalkıp hediye filan göndermiyordu bana.
an önce acaba neler var diyerek davetiyeler vs kısmına girdim ve ne göreyim? meğer Petville hediyeleri, komşuluk davetleri filan hep oradaymış. vay be. çok utandım. hele o özel olarak yollanmış yılbaşı hediyelerini görünce dünyam yıkıldı.
benden isteyince günler el verdiğince hepsinden göndermiştim de içimden insna karşılık olarka da bi musical treat filan yollar be demiştim. dışımdan erkeliğe bok sürdürmedim tabii. "erkek adam ödetmez, öder" zihniyetiyle yetiştirilmiş bireyim.

he bir de o kadar gerizekalı gruplara davetler gelmiş ki. mal mısınız lan? ne işiniz var

8 event invitations
246 group invitations
30 Page suggestions
100 other requests

23 Ocak 2010

karabasmaizolur

çılgınlar gibi kar yapıyor mirim.
çılgınlar gibi ve mirim kelimelerini de aynı cümlede kullanarak müthiş sentez yapmış oldum.
her yer kar içinde ve yağmaya devam ediyor. bakalım milongaya nasıl gidebileceğim.
müzikler benden bu gece.

22 Ocak 2010

soğuksudaniçen

hava buz gibi lan.
bankaya kadar yürüyüp geldim de bacaklarım uyuştu neredeyse.
dondum, dondum. Allah dışardakilere kolaylık versin.
sıcak memleketlerde olmak istiyorum ama Türkiye'den gitmek istemiyorum. el birliğiyle Türkiye'yi, hiç olmazsa İstanbul'u taşıyıp ekvatora yaklaştırsak olma' mı canlar?
herkes bi köşesinden iki kova toprak taşısa olur gibi geliyor bana. suyu da taşırız. hadi be yapalım bi' güzellik.
sıcak memleket olalım.

delidolma

bugün Lions Yeni Fenerbahçe'nin kurucuları bi'şey etme toplantısında sunum ve tango gösterisi yaptım. sunum güzel geçti. danslar ise vasat.
çıkınca Burçin Abi'ye gittim ama gidemedim. ne hikmetse bir türlü kısmet olmuyor buluşmamız. pazartesi gündüz için niyetlendik şimdi de.
Baila'da uzun süre üzerine Şenay'ı görebildim. geçen hafta o gelmemişti, ondan önceki hafta ben yoktum, ondan öncekinde de bir gün gidememiştim, gitmediğim gün o vardı, gittiğim gün yoktu. böyle garip bir kovalamaca içindeyiz kendisiyle.
bir de ruh hastası bir psikolog ile tanıştım. kendisine kişisel danışmanlığımı yapması için teklifte bulunacağım. delinin halinden deli anlar.
FormSpring zımbırtısını da iyice sevmeye başladım. sorusuz bırakmayın. soru sormayı değil ama soru cevaplamayı çok seviyorum. onu fark ettim. hep sorun hep cevaplayayım. çok keyifli. birisinin sorusu bir şeyler çağrıştırmazsa soru soramıyorum ama yanıtlamak öyle mi. ne keyifli. vay be.
yatayım şimdi. yoruldum epey.
vış bana.

20 Ocak 2010

formspring.me

En güzel milonga hangisiydi?

Mimoza milongaları.
hatta milongadan da güzeli Nemesis pratikleriydi. değişmem, değişemem.

Sor.

şahinkbellek

İlke, Bilge, Semra... diyerek girince yazasım kaçtı. geçen gün dedikodularını yaptık tangoda. kayıplar bir süredir. kayıplık sırasına göre yazarsak: Ceren, Semra, Bilge.
öyle işte. yazasım geldi.

19 Ocak 2010

kararver

her yer kar. saatlerdir aralıksız yağıyor ama sevdiğim kardan değil. lapa lapa olanını seviyorum. bu tipi gibi olup da küçük küçük olanından.
tükkanın burada yollar bile beyazlanmış durumda. ev civarı ve şehri bilmyorum.
ben Özgür, İstanbul'dan son durumu aktardım. İzmir, Kayseri, Ankara ve gezici muhabirimiz için Antalya'ya bağlanıyoruz şimdi.

canlıkanlıet

dün gece yattığımda nereden esti bilmiyorum ama kendimi dans ediyormuş gibi düşündüm. sonra bir gerçeği fark ettim. sanırım bugüne kadar ben bu işi anlayamamışım. dans ettiğim insanlar bayağı canlı kanlı insan. iç organları filan var. etleri var. kemikleri var. danstan tiksindim birdenbire. çok kötü bir şey. et yığınını tutup onu yönlendiriyorsun. o da senin istediğin şeyleri yapıyor. o esnada kalbi çalışıyor halbuki. deli gibi kan pompalıyor, böbreği, ciğeri vesaire hep çalışıyor. çok korkutucu değil mi?
uykum kaçtı gece gece. zaten çok kötü bir uyku oldu. bölük pörçüktü. rüyamda da canlı insanlar görüp korktum.
kimi zaman hayat hiç de adil olmuyor.

kokuşmuş

kadın kokusunu seviyorum. filmi değil. gerçek kadın kokusunu. kimi zaman güzel bir koku uğruna yolumu değiştirdiğim olur. o kadar seviyorum yani. otobüste filan yakınlarımda güzel kokan bir hanım var ise değmeyin keyfime.

18 Ocak 2010

coştumyinedalgalanıyorum

hiçbir şey yapasım yok lan. canım çok sıkılıyor.
bütün gün müzik çalışıp açığımı kapatmak istiyorum sadece.
isteklerle yapılanlar ne zaman birbirini tutmuş ki sanki. yine olmuyor.
Ozan abimle çalışmaya başlayacağım belki. nasılsa nazım geçer kendisine. abim değil mi, uğraşsın.
böyle diyorum ama ne vakit çalışabileceğim hakkında hiçbir fikrim yok. benim boş olan iki akşamım var. pazartesi akşamlarında ise onun dersi var. geriye sadece salı kalıyor. bakalım. bir ayarlama yaparız belki. iyi olur çalışabilirsek. onun için değil. benim için. ona işkence olacak biraz.
böyle işte.
Refik Fersan da ne ruh hastası adammış kardeşim. sağlıksız birisi. normal insan besteleri değil.

gösteramaverme

kimi zaman öyle tango gösterielri izliyorum ki müziği de olmasa hiç çekilmez. izlemek için gözleri kapatmak gerekiyor.
kimi zaman demeyeyim. yeni neslin çoğu gösterisi için aynı şeyi düşünüyorum.
cimnastik istesem kulplu beygir izlerim lan. paralel bar da güzel tabii.

evalmakomşual

Elif'in evi çok fazla kendi evimmiş gibi geliyor. oradayken hiç yabancılık çekmiyorum.
sormadan misafir çağırabileceğim bir yer. öyle diyeyim. şimdiye kadar yapmadım ama rahatlıkla yaparım. rahatsız olmam. o çağırınca da rahatsız olmam. niye öyle bilmiyorum ama çok fazla kendi evim gibi.

formspring.me

kısa boylu kızlar mı, uzun boylu kızlar mı tercih edilesi? zayıf manken gibi mi, etine dolun ele gelen mi?

tercih edeceğim mekanı öğrenebilirsem daha doğru yanıt veririm.

Sor.

17 Ocak 2010

sustukemanlar

İçimde kemanlar sustu,
Şarkılar bitti…
Her gün bir haber temennisi,
Bir sevda esintisi ummaktan,
Uzun yolların kısalmasını beklemekten,
Yılgınım.
Senede bir yanında olmayı özledim ben
Kâh koynunda,
Kâh karşında.
İster koynunda deli gibi bir sevişmek,
İster karşında soluksuz kalmak,
Yalnız ve yalnız gözlerinle olmak…
Yokluğuna mahkûm kalbime sen gereksin.
Duyuyor musun?
Susmuş kemanlara,
Bitmiş şarkılara,
Bitip tükenmez kaçışlarına,
Olur olmaz estirdiğin rüzgârına karşın,
Sen gereksin bana…
Bahar bitti,
Yaz gitti,
Ömür ise
Bir tek “sen” diye inledi yitip giderken.
Her gün,
Her an…
Ne var ki
Senede bir gün bile gelmedin;
Susturdun kemanları,
Bıkıp uslanmayan umudu,
Koyuya çalan özlemi,
Sen
İçimdeki mavi şarkıları bitirdin…

e. 2010 kış

bellerim

nerede kravat takmış fakat göyneğinin belini pantul içine sokmamış erkek görsem dövesim gelir.
balolara, yemeklere giderken filan yapıyorlar ya bir de. al, odaya kapat, sıkıldıkça tokatla. sevmiyorum ulan. ya o boyun bağını takma ya da adam gibi taşı.

16 Ocak 2010

süperhala

bir haftadır süper hala bizdeydi.
annemin halası. seksek beş yaşında. Rize'den geldi.
hiç gitmez inşallah. hep bizde kalsın. hep bizde kalsın diyorum da iki günlüğüne annemin amcakızına gitti bugün. pazartesi veya salı dönecekmiş. minnacık bir şey. dizlerimin üstündeyken kendisinden uzun oluyorum desem yeterli olur herhalde. yüz altmış küsür santimdim şimdi oldum yüz yirmi diyor kendini tanıtırken.
süper babaanne ile süper hala karışımı biri. ismini bile bilmiyorum gerçi ama hep bizde kalsın bi'tanecik torunum deyip sevsin.
uyy yerim oni ben.

15 Ocak 2010

bircandırikicandır

tangodan çıkıp bezgin bezgin eve yürürken Bircan'ı gördüm. ben görmedim aslında. o gördü. son dönemler etrafıma bakmadan yürüyorum. mal gibi önüme veya havaya bakarak yürüyorum sokakta.
sokak da İsitklal Caddesi. başka yere gidemez oldum.
işten Baila'ya Baila'dan ablama veya eve. başka bir yaşantım yok. robot gibiyim.
neyse,
oturduk sohbet ettik, dedikodu yaptık. iyi oldu. değişiklik oldu. insan gördüm.
zaten sağda solda karşılaşmasam kimseyle görüşeceğim yok. bahaneler iyi oluyor.
karnım aç, işim çok.

14 Ocak 2010

formagirelim

formspring.me işine çok fena sardım.
siz de gelin. eğlenelim. nasılsa yakında sıkılıp koparım. en azından sıkılana kadar iyice eğlenmiş olurum
benimki:
formspring.me/dejin

elimdeki kişiler şöyle:
formspring.me/carnivale
formspring.me/OnurSATIR
formspring.me/olabilir
formspring.me/aycacik
formspring.me/dendelis
formspring.me/witchieofstars

dextergit

Dexter izlemeye başladım. geçen akşam ablamdayken tesadüf eseri dördüncü sezonun ilk iki bölümünü izleyip sevdim.
şimdi ilk iki sezonu indirdim ve izlemeye başladım. güzelmiş gerçekten. Altuğ geçen sene önermişti de izlememiştim. olsun. kayıp değil. şimdi izliyorum işte. maksat izleyecek bir şey olsun.
izlerken fark ettim ki iş yine dönüp dolaşıp aynı yere geliyor benim için. keşke herhangi bir konuda yeteneğim olsa ve ben bunun farkında olsam diyerek kıskanıyorum lan yetenekli insanları. yeteneğim örgü örmek bile olsa olur. öyle bir yetenek olsun ki o işte yükselip uçayım. kıskanıyorum lan yeteneklileri.

12 Ocak 2010

formspring.me

dülülü?

..|_ beyle _|..

Sor.

formspring.me

telefonunla alıp veremediğin nedir?

kendisinden beni çekecek elektriği alamadım.

Sor.

pembelimfıtıklı

olabilir insanı niye kız teması seçtin demiş o soru sitesi için.
ne alıp veremediğiniz var şu pembe-mavi ilişkisiyle. yok öyle bir şey. pembeyi seviyorum. moru da seviyorum. e maviyi de seviyorum. olamaz mı? olabilir.
Gmail'i de pembeli çiçekli olarak kullanıyorum. PetVille'deki Lüks Nermin'imin evi de baştan aşağı pembe. hoş o birazcık ünvanından dolayı o şekilde ama olsun.
pembe güzeldir. mor güzeldir. kırmızı güzeldir.
taze ergen gibi her şeyde siyahlara mı bürüneyim hâlâ. yaşasın renk.
Barış Abi'den gelsin

Dün gece düşündüm de renkler olmasaydı yaşanmazdı bu dünyada
Korktuğum odur ki kapkara bir dünyayı isteyenler var aramızda
Oyun ister bazen büyükler tabancalar, kılıçlar, tüfekler
Zevk meselesi bu karışılmaz
(Barış Manço)

formspring.me

neden bu kız temasını seçtin?

başında kız yazmıyordu. fark etmemişim.
olsun. böyle daha çok kızın ilgisini çekebilirim.

Sor.

temaşaediyorsun

arada durup düşünüyorum acaba blogosmanın arkaplanını cartını curtunu değiştirsem mi diye. sonra kıyamıyorum. sanki bu tırt temayı ben kullanmasam ölüp gidecekmiş gibi geliyor. 2005'ten beri aynı şey duruyor. boru değil.
değiştirsem çok üzülür mü acaba?
bakalım. bir gün eser kafama değşitiririm belki.

formspring.me

kime aşıksın?

çok eskilerden birisi. hatta görüştüğüm herkesten daha önce tanıdığım birisi. ismini söylemem kendisinin özel hayatına girer. ayıp olur.

eskisini getirene yenisini taksitle veren bir kampanya arıyorum.

Sor.

ürtmenim

sanat konusunda çok şanslıyım lan. geçenlerde farke tmiştim. geçenlerde dediysem çok geçti de ancak yazıyorum işte.
uğraştığım işlerde hep iyilerle hatta çoğunlukla en iyilerle çalışma fırsatı buldum.
kickboksta Tamer Serbest, tiyatroda İnan Arslan ve Ebru Seçen, neyde Hakan Alvan, elektrik gitarda Burçin Şener, klasik gitarda Tolgahan Çoğulu, solfejde Mustafa Saka, tanburda Özer Özel, tangoda Metin Yazır.
hiçbirini becerememiş olmamı buna bağlıyorum. önümde kolay hedefler ve örnekler olamadı çünkü. hangi birine yetişeyim ki. hâl böyle olunca da yarımlar dünyasında kocaman kulaçlarla yüzüyorum. çok da dert etmiyorum. birinden biri illa ki olur günün birinde. uzun lan hayat. kısacık ama upuzun. böyle felsefi gibi konuştum ya aslında kolpacılığın önde gideni bir cümle. zıt anlamlı şeyleri birlikte söyleyince bilge, karizmatik, feylozof olduğunu sanan kişilere hastayım. kolpasınız lan. hepiniz kolpasınız.

formspring.me

Cats or Dogs?

Random answer: Anton Pavlovich Chekhov and Pamela Anderson.

Sor.

formspring.me

kara böcükleri özlediniz mi?

kara böcük, kırmızı böcük böcükler arasından gelir.

Sor.

formspring.me

cümleyi nasıl tamamlarsın ; "hayatımda dans olmasaydı ............" ?

dans etmemiş olurdum.

Sor.

11 Ocak 2010

battıbalıkniye


battaniye güzel şey. ismi kötü sadece. sanki yanlışlıkla yazılmış gibi.

esnedimkahveiçtim

geceyi Ruhi Ayangil'de geçirdik. Özer Hoca ve Korkutalp vardı.
Ruhi Ayangil'in mutfağında bulaşık yıkamak, gece orada kalmam için ısrarda bulunulması garip geldi. gece gece adamcağızın yüzüne bakarak esneyince birer kahve daha yapayım mı demesi biraz utandırıcı oldu tabii.
sabah dörtte çıktık, gittik çorbacıya.
tango macerasını sonra anlatacağım. şimdi biraz uyuyayım.
çok zor bir çalışma geliyor. nasıl uğraşacağım var ya offf. yandım anam ki ne yandım. ne dert kalır ne hüzün. asgari bir hafta rahatım.

formspring.me

İlk sorum karizmatik olmak zorunda mıdır yoksa aklıma gelen ilk soruyu mu sormalıyım?

şahane olmalı.

Ask me anything

formspring.me

Kuruğun koptuğunda canın çok acıyo mu?

allah baba bizi kuyruk kopartalım diye yaratmış. hiç acımıyor. tereyağından kıl çeker gibi kopartıyoruz. çok zevkli. sen de dene

Ask me anything

formspring.me

iyi misin?

fiziken evet. ruhen emin değilim.

Ask me anything

09 Ocak 2010

uğraşdur

bu ara tam istediğim gibi sürekli uğraşacak bir şeyler çıkıyor. güzel, güzel. meşgul olmak iyi şey.
dergi tam vaktinde yetişti.
güzel bir yeni sayı geliyor yakında.
çok uzun zaman oldu ama olsun. öyle aksaklıklar olur. aylık veya düzenli bir zamanı olan dergi olduğumuzu iddia etmedik zaten. niyet ettik ama iddia etmedik.
böyle işte

tangolaştıklarımızdanmısınız

Erdem de iflah olmaz bir tangocu oldu artık.
bu hafta beni şaşırtma yağmuruna tuttu. hiç üşenmeden tango uğruna kilometreler katetti.
helal olsun. bu gece de dans edeceği ilk milongasına katılacak. geçen hafta da gelmişti fakat sadece izlemişti. bugün dansla katılacak.
ya herrü ya merrü. vurdur Erdem vuhuuu

07 Ocak 2010

delideliolma

geçen gün Deli Deli Olma'yı izlemeye başlayıp yarım bırakmıştım.
şimdi bitirdim. muhteşem. mutlaka izlenmesi lazım.
müzikler güzel, görüntüler ayrı güzel, oyuncular bambaşka güzel.
yılın filmi seçtim galiba. çok güzel. çok beğendim.
bir gün adam gibi tekrardan izlemeliyim. mutlaka herkes izlesin. sinemada izlemeyi isteyip de bir türlü gidememiştim. gitseymişim keşke. ağlardım herhalde. ağlamazdım ama kötü olurdum. şimdi bile oldum. içim dışım ayrı buruldu. hem gülüyorsun hem hüzünleniyorsun filan. çok güzel, çok. izleyin.

smellslikeformspring

artık teknolojik insanım ya hemen atladım
http://www.formspring.me/ozguraltun

mennedeesmeyen

MSN filan kullanarak bana ulaşabileceğini sanan arkadaşlar var. o ihtimal çok düşük. hiç sinirlerinizi bozmayın. iki, bilemedin üç kişi hariç koca bir engelliler listem var.
o zaman niye açık tutuyorsun derseniz de özel eşyam değil mi kardeşim. ister açar ister kapatırım derim.
uyarmak zorunda kaldım. sonra azarlıyorsunuz havalanmışsın cevap vermiyorsun diye. ayrıcalık istemeyiniz, alınmayınız canlar. katı kurallar güzeldir. telefonda da sık sık yaptığım gibi. grevde olduğumda üç beş numara harici geçersizdir. çalar ama çalmaz o telefon. böyle işte.
karnım acıktı, yemeğim hâlâ gelmedi.

dombilibilibilibom

Araştırma, yaş ortalaması 35, kilolu-şişman olan, hayatlarında en az bir kere diyet tecrübesi yaşamış, lise ve üzeri eğitim seviyesindeki kadın-erkek 1500 kişi üzerinde bire bir görüşme yapılarak tamamlandı. Türkiye’de ilk kez yapılan, bilimsel olarak değerlendirilen araştırmaya konu olan 20 diyet efsanesi ve bunlara inananların yüzde olarak oranları ise şöyle:

1- Su içersem zayıflarım yüzde 63,
2- Ana öğünlerden birini atlarsam kolay kilo veririm yüzde 96,
3. Ne kadar az uyursam, o kadar hızlı kilo veririm yüzde 40,
4. Sigarayı bırakırsam hızlı kilo alırım yüzde 57,
5. Saat 19:00’dan sonra birşey yersem şişmanlarım yüzde 37,
6. Düşük kalorili kepekli ürünlerle daha kolay kilo veririm yüzde 58,
7. Meyve, yemekten 2 saat sonra yenilmeli yüzde 70,
8. Açken fiziksel aktivite yaparsam daha çok yağ yakarım yüzde 74,
9. Sabah aç karnına limon veya greyfurt suyu içersem yağ yakarım yüzde 76.
10. Zayıflamak ve toksinlerden arınmak için detoks diyeti yapmak zorundayım yüzde 40,
11. Medyada yer alan beslenme bilgilerinin son derece güvenli olduğuna inanıyorum yüzde 96,
12. Kilo yönetimi programlarında 3 beyaza yer yoktur yüzde 72,
13. Light ürünlerin kalorisi yok, istenildiği kadar tüketilebilir yüzde 95,
14. Sağlıklı beslenmede kırmızı ete yer yoktur yüzde 95,
15. Maydanoz suyu zayıflamak için idealdir yüzde 83,
16. Hangi yöntemle olursa olsun verilen kilo geri alınır yüzde 83,
17. Lahana metabolizmayı hızlandırarak zayıflatır yüzde 66
18. Protein diyetleri ile zayıflamak daha kolaydır yüzde 79,
19. Zayıflama ilaçları ile hızlı kilo veririm yüzde 95,
20. Elma sirkesi içersem yağlarımı eritirim yüzde 88.
http://www.ntvmsnbc.com/id/25040204

demek ki neymiş?
spor, spor ve biraz daha spor. başka yolu yok anacığım.
çalıştırmadığın şeyden ne hayır bekliyorsun anlamıyorum. çok hakaret edesim var ama biraz iyi günümdeyim bugün. kibarlığı elden bırakmayacağım. Allah'ın bidonu!

rapuzunzel

geçen gün fark ettim ki benim saçları uzamıyor. büyüyorlar. bildiğin büyüyor. hacmen artıyor. sadece boydan değil.
yılbaşında büyük bir tören ile kesmeyi planlamıştım fakat aksilikler nedeniyle olmadı. ha bugün ha yarın derken de zaman geçti. bugün aldığım bir emir doğrultusunda bir süre daha kesmeme kararı vermiş bulunuyorum.
evet, kafamdaki yaratıkla yaşayacağım. vallahi kesecektim. üç numara, keltoş olacaktım. emir demiri kesermiş ne yapalım. eğer eğitip de yıkandıktan sonra kurumayı öğretebilirsem çok fazla şikayetim olmayacak. görmüyorum ki lan kafamı. kırk yılda bir ayanya bakarsam o zaman görüyorum. bir de ylda filan yürürken çok komik gölgemi görüyorum. o eğlendiriyor işte. hem işlevsel saçlara sahibim. cebime koymak yerine kafama koyabiliyorum kalem, vida, tornavida, anahtar vs gibi şeyleri.
şimdi böyle diyorum ama işim belli olmaz. bakarsın yarın kazıtırım.
depresyondayım ulan. müzik istiyorum. hiç durmasın. hep çalsın. sarhoş olayım. dağılayım. makamların arasında gezineyim. bacaklarıma uşşak çarpsın. müstear dürtsün. zavil mıncıklasın. nihavend okşasın. mahur koştursun. dügah sarssın. hüseyni sarsın. hicazkâr bağırtsın. muhayyer ısırsın. rahatülervah uyutsun. neveser kırıtsın.

06 Ocak 2010

parkinsontango

Bilim insanlarının yaptıkları son araştırmalar hayatımızın yönünü değiştirebilecek yönünü değiştirebilecek nitelikteki kimi hastalıkları birbirine bağlıyor. Bu araştırmalara göre tango yapan insanların parkinson ve alzheimer gibi, yaşlandıkça ortaya çıkan hastalıklara yakalanma olasılığı daha düşük. Daha da ilginci, ilerlemiş safhalardaki hastalarda da tango yapılarak ilerleme kaydedilmesi.

Parkinson ve Alzheimer Nedir?
Parkinson ve alzheimer benzerlikler ve bazı belirgin farklılılar gösteren sinir hastalıklarıdır. Parkinson hastalığı titreme, kas deformasyonu ve kısıtlı motor aktiviteye bağlı hareket sınırlılığı gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Alzheimer hastalarındaki en önemli belirtiler ise hafıza zayıflığı ve şuur eksikliğidir. Eğer önüne geçilmezse önümüzdeki 50 sene içinde küresel bir salgına dönüşeceği öngörülen bu hastalıklar genellikle 60′lı yaşlarda ortaya çıkıyor. Epidemoloji araştırmalarına göre, 2050′de 70 yaş üzerindeki her iki insandan biri alzheimer veya parkinson hastası olma ihtimalini taşıyor.

Peki Tango ile İlişkisi Nedir?
Yapılan araştırmalarla, yaşları 50 ila 70 arasında değişen parkinson veya alzheimer hastalığından müzdarip kişilerin sinirsel faailiyetlerini kontrol etmelerinde, tango tedavisi ile birlikte yüzde 60′lık bir artış görülmüş. Burada anahtar nokta, tangonun gizemi, büyüsü, tutkusundan ziyade, herhangi bir şekilde yogunlasmıs aktiviteye dayanıyor. El-ayak koordinasyonu, müziğe ve partnere uyum, konsantrasyon gibi mesala… Resim yapmanın, koşmanın, ruhu dinlendirici aktivitelerde bulunmanın, ilerleyen yaşlarda sinir hastalıklarına yakalanma riskini azalttığı uzun zamandır bilinen bir gerçek. Görünen o ki tangonun ana öğelerinden olan sosyal davranış ve iletişim, aynı anda birçok boyutta koordinasyon yeteneğini geliştirerek sinir hastalıklarını olumlu yönde etkilemekte….

http://www.ntvbilim.tk/ntv-bilim/saglik/alzheimer-parkinson-ve-tango

05 Ocak 2010

meşgale

Öküzlerimin boynuzlarında aydınlanırken ortalık
Toprağı sürüyorum sabırlı bir kibirle
Çıplak ayaklarımda toprak nemli ve ılık.
Demir dövüyorum öğleye kadar
Kırmızıya boyanıyor karanlık.
Yapraklarında yeşilin en güzeli,
Zeytin devşiriyorum ikindi sıcağında
Üstüm başım, yüzüm gözüm ışık.
Her akşam mutlaka misafirim var,
Kapım bütün şarkılara alabildiğine açık.
Geleceyin suya diz boyu girip
Çekiyorum denizden ağları:
yıldızlarla balıklar karmakarışık.
Benden sorulur oldu dünyanın hali artık:
İnsan ve toprak, karanlık ve aydınlık.
Anladın ya işim başımdan aşkın,
Beni lafa tutma, gülüm,
Ben sana âşık olmakla meşgûlüm.

(Nazım Hikmet Ran)

komikmişim

dün saklandım ama ne zormuş lan saklanmak. sıkılmışım demek oyun oynamaktan. saklı duramıyorum. hiç konuşmasam bile muhabbet etmeyi özledim. uzaktan görüp de kendi kendime konuşmayı. şimdi saklanınca aslında kendim saklanmadığımı fark ettim. onu saklamaya çalışıyorum. bu da böyle farklı bir oyun olsun. saklambaç yerine saklamaç diyelim. komik olan kısmı daha yirmi dört saat bile olmaması. sigarayı bıraktım diyenlere hep kaç saat oldu diye sorarım. küçümseme sorusudur. başka bir amaç yok. şimdi kendime sordum. komik. kaç saat oldu ki bırakalı? ne bu kasılma, titreme?
kendimi iradeli sanıyordum ama yalanmış. büyük konuşmamak gerek.
zorlu zamanlar geçecek gibi. epeydir boşladığım müziğe sarılmalı. tanbur inlesin, gönlüm dinlesin.
bol meşgale lâzım.

öylesarhoşolsamki

Öyle sarhoş olsam ki
Bir an seni unutsam
Unutsam bugünleri
Yarınları unutsam

Öyle sarhoş olsam ki
Bir daha ayılmasam
Her şey bir rüya olsa
Unutarak uyansam

Seni gördüğüm günü,
Sevdiğimi unutsam
Bir başka dünya bulsam
İçinde sen olmasan

(Bülent Şençalar (?))

olmazilaç

Olmaz ilâç sîne-i sad pâreme
Çâre bulunmaz bilirim yâreme
Baksa tabîbân-i cihân çâreme
Çâre bulunmaz bilirim yâreme

Kastediyor tîr-i müjen cânıma
Gözleri en son girecek kanıma
Şerh edemem hâlimi cânânıma
Çâre bulunmaz bilirim yâreme

(Nâmık Kemâl)

04 Ocak 2010

kalgit

Gideyim mi diye sordum ya
Göğsüm düğümlendi
İstersen giderim dedim ya
Boğazım mühürlendi
Git bile demedin ya
Her şey yarım kaldı

kurtolurkurtulurmuyum

saklandım.

kardanlego


çok zevkliymiş lan bu legolar. gerçi lego gibi değil. bildiğin aile boyu Kinder oyuncağı ama bu iki arkadaşı harmanlayarak yeni modeller çıkarmak istiyorum. anasını satayım parça arttırdım zaten bundan da. turuncudan (Ackar) iki parça kaldı elimde. siyah (Stronius) ise sadece bir taneyi dışarıda bıraktı. Stronius'un yapısı çok değişik. kendimi özel bir deney sonucu çok mükemmel bir canlı yaratan biyolog gibi hissettim. ellerindeki top gibi şey fırlatılabiliyor. gelip de oynamaya çalışanların gözünü çıkartabilirim. epey hızlı gidiyor.
K-Nex'i özlediğimi fark ettim. çok güzeldi. hâlâ var mı acaba. gidip araştırayım oyuncakçılarda. bana kalırsa gelmiş geçmiş en şahane oyuncaktır. yaratıcılığın ta dibine vurduruyordu. muhteşemdi. oyuncakçılarda pahalı diye Sabah alırdım. muhtemelen K-Nex sahibi bütün yaşıtlarım da Sabah ile sahip olmuştur o muazzam şeylere.

 
bu da kar. az önce çektim. üçayağı almaya üşendiğim için el destekli çektim. o sebeple biraz titredi. on beş saniye pozlamalı diye hatırlıyorum. yoksa epey karanlık lan. böyle gündüz gibi değil.

03 Ocak 2010

karmakarışık

çılgınlar gibi kar yapıyor lan. bahçe bembeyaz oldu. üşenmezsem birazdan resmini çekerim. daha dün sadece ceketle bunalmıştım. nasıl bir tutarsızlıktır bu anasını satayım. insaf yahu.
bari lego oynayayım biraz.
ablamlar lego almış bana. henüz açmaya vaktim olmadı. şimdi açıp oynayacağım.
üşenmezsem onun da resmini çekerim.

utangaçömez

Erdem de tangoya başladı nihayet.
bir gün herkes tangocu olacak.
o değild e dün gece çok fena hırs yaptım. bir kızcağız vardı. kendisi hoş, dansı hoş. daha önce de tanışmıştım diye hatırlıyorum fakat emin olamadım. gittim listeden adına baktım. yine emin olamadım. her neyse. hırs yapmamın sebebine geleyim. dansa edemedim kendisiyle. üç sefer yanına giderken başkası dansa kaldırınca yoldan dönmek zorunda kaldım. diğer zamanlarda da oturmadı hiç. hele iki kişi vardı ki çok sövdüm. yıllık kira kontratı imzalatmış gibi on, on beş parça dans ettiler sürekli. bak sürekli diyorum. çünkü bir defa iki defa yapmadılar bunu.
hileye bile başvurup tandaları bölüp erken cortinaya girdim. ban amısın demediler. uzaktan melül melül izledim. tam oturdu yerine. parça ortası filan dinlemeyip koşturayım yanına diye bir hamlede bulundum ki benim uzaktaki adımımla birlikte kendisinin pabuçlarına yönelmesi bir oldu. o esnada göz göze gelebilmiş olsaydık halime acıyıp çıkartmazdı belki pabuçlarını. çok üzüldüm. çok hırslandım. tekrar gördüğümde ona da anlatacağım. şimdi kendisini deşifre etmek istemiyorum. çünkü adını unuttum. c'li bir şeydi.
her neyse şimdi yıknaıp, üstümü değiştirip tekrar Baila'ya gideyim.
görüşürüz şekerler.