31 Mayıs 2010

israfinsanlar


İsrail'in yaptığı iğrenç olaya herkes bir şekilde tepki gösteriyor fakat bakış açım biraz daha farklı sanki. Adamların haklı hiçbir yanı yok fakat tepki göstermek için İsrail bayraklarını yakmak, karalanmış bayrak resimleri asmak, İsraillilere ve daha fenası Mûsevîlere saldırmak, kötü gözle bakmak ne demek oluyor?
Bayrak nedir? Türk Dil Kurumu tanımına bakalım:
a. 1. Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak: “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır / Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır” -M. C. Kuntay.
Yani bayrak yakıldığı zaman siz o millete hakaret etmiş oluyorsunuz. Halbuki milletin ne suçu var? Hükümetin ayıbı, hatası, suçudur bu tip durumlar. AKP'yi kınamak için Türk Bayrağı mı karalıyorsunuz? Hayır. Böyle bir şeyin imkânı yoktur fakat iş başka bir millete, devlete, hükümete dokunduğu zaman derhal bayraklara saldırı düzenleniyor, milletine saldırı düzenleniyor, hatta dinine saldırı düzenleniyor.
Doğru tepki hükümete karşı gösterilen olmalıdır. Koca bir ırkı, milleti simgeleyen bayrağa değil.
Her millet onurlu, şerefli, kutsaldır. Millet insanlardan oluşur; hükümetler ise politikanın beden bulmuş halinden. Kınanacak olan asla millet olmamalıdır. söylenmesi gereken kahrolsun İsrail değildir. Olmamalıdır.
Atatürk'ün davranış ve öğütleri bu yönde midir?
Tepki verirken hedefi doğru seçmeliyiz.
Kahrolsun İsrail hükümeti!
Kahrolsun katiller!

başlarımbuişe

çok şahane başım döndü he. tansiyon filan kımıldadı herhalde. sızmışım da zaten. peder bey kaldırdı. oturuyordum Allah'tan ki. millet pazartesileri sevmez tatil sonrası olduğu için ama benim hoşlanmama durumum ayrı. en yorgun olduğum gün pazartesi oluyor. cumartesi ve pazardan sonra pestil gibi olup işe geliyorum dinlenemeden. hiç güzel olmuyor. keyifsiz oluyor. halsiz oluyor. sersem oluyor.
hele sabah uyandığımda sabah olduğunu kavrayamıyorum o çok komik oluyor. gece gece niye kaldırdılar diye düşünüyorum.
yorulmaktan hiç şikayetim yok. keyif aldığım şeyle yorulup para kazanıyorum ama dinlenememek rahatsız ediyor.
soda filan içer kendime gelirim hemen. sodayla yaşıyorum zaten epeydir.

30 Mayıs 2010

ctf

Aylin ile Özgür

29 Mayıs 2010

ahöhföh

birazdan çıkıp sınava gideceğim. bakalım ne olacak.
ayrıca yarın VAL'da gireceğim sınav için hayal kırıklığı yaşadım. niye? çünkü öğretmenler kendi okullarında sınava giremiyormuş. yalnızca idari personel kendi okulunda kalıyormuş. yani hocaların çoğunu göremeyeceğim.
neyse, zaten tek ders vardı orada. yarım saatte girer çıkarım, hiç oyalanmam.

28 Mayıs 2010

dündekalsın

dün kötüydü. sabah erken saatte Elif'in babasının vefat haberini alıp gittim.
Ortaköy'deki ncenaze namazından sonra Şarköy'e gidip defnettik. böyle kötü bir sebep sonucu bütün sülale ile tanışmış oldum sanırım. normal şartlarda göremeyeceğim kadar fazla akraba ile tanıştım hem de.
Allah güç ve sabır versin diyebiliyorum sadece. zor iş. çok zor.
ölümler olduğunda dedem aklıma geliyor. üç gün yatak dördüncü gün kara toprak derdi. Allah güzel ölüm nasip etsin hepimize. çekmeden, çektirmeden göçelim bu dünyadan.

26 Mayıs 2010

gösteramcalara

cuma akşamı ünlü bir kadınla birlikte Nişantaşı'nda bir klüp açılışında, cumartesi ise Baila Tango on üçücüncü yıl etkinliğinde gösterimiz var. bekleriz diyeceğim de davetli filan değilsiniz he. parasını veren gelir banane.
her neyse. canım sıkkın biraz. tersleyesim geldi. haydi eyvallah. Orion efendi yemek için bekliyor.

aöfverdi

anaa az önce açıköğretim fakültesi sınav giriş zımbırtısına baktım ve ne göreyim?
gördüğümü kopyalayıp yapıştırayım

TARİH: 30/05/2010 09:00 PAZAR
ADRES: SAMİHA AYVERDİ ANADOLU LİSESİ ARPAEMİNİ MH.TATLIPINAR CD.15 FATİH
SALON NO: 04002
SALON: 1.KAT-DERSLİK-02
SIRA NO: 008
DERSLER: 1005 - İKTİSADA GİRİŞ

he yaa bizim lise. ismi değişik olunca bir garip geldi gerçi ama o vallahi o billahi o. acaba hangi hocalar durur başımda. ehehee tümden rezil olacağım. şahane. çok keyifli lan. yıllar sonra aynı okulda sınava gireceğim. 1.kat olduğuna göre daha önce okumuş olduğum sınıflardan birinde sınava giriyor olabilirim.

diğer bir oturumum da İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nde ama biyoloji bölümü. okulu tuttu fakat bölüm tutmamış. astronomi veya matematik bölümünde gir deseler tam olurdu. hep bildik yerlerde olacaktım.
böyle işte. burayı bitireyim tez zamanda da sonra askerlik maskerlik bir dünya iş var anasını satayım.

ebruh

fark ettim ki Facebook listemdeki bilmem kaç yüz kişiden sadece bir tane Ebru var. o da Ebru Abim.
garip geldi birden. o kadar insandan hiç mi isim benzerliği olmaz. haydig eçtim hepsini, bir tane Ebru'nun erkek olması ilginç.
her neyse, yeni oyunu başlıyor kendisinin. asıl onu yazacaktım. bu isim olayı resimlerine bakayım derken ortaya çıktı.

Makyaj Silen

25 Mayıs 2010

postagüvercini

postacı olmuşum da haberim yokmuş.
kendime mektuplar taşımışım günlerdir.
yerim o mektupları.

24 Mayıs 2010

yekürkümye

dünyanın en güzel kurabiyelerini yiyorum.
görünüşe göre otuz beş yaşıma geldiğimde otuz beş kilo almış olacağım.
haydi hayırlısı. zaten göbekli erkekler daha iyi dans eder.

içlendim

kim demiş bu saatte yemek yemek sakıncalıdır diye. yedinci içli köftemi yiyorum ve sapasağlamım

21 Mayıs 2010

hastronomi

okuldan atılmışım ya la
öğrenci işlerinin açık olduğu saatlerde okula gidemediğim için bu seneki öğrenci kimliğimi bile alamamıştım bu sene. bugün Mardin harcırahları için medikoya gidince öğrenci işlerine de uğrayıp ikinci dönem harcına ne kadar faiz geldiğini öğreneyim dedim. meğer ikinci öğrenimde faiz işlemiyormuş. doğrudan kayıt siliyorlarmış.
iyi ki sınav dönemi gelmedi de ders mers çalışmadım daha.
hayırlısı olsun. üzülmedim vallahi. dönem sonunda bırakayım diye düşünüyordum çünkü. böyle olunca harç parası vermekten yırttım. sıfır borç ile İstanbul Üniversitesi dönemi kapanmıştır. önümüzde Anadolu Üniversitesi var. iki yıl sonra onu bitirmiş olurum artık inşallah.
böyle işte.
yazacak çok şey var ama araya soğukluk girdi be blogosfer. yazasım gelmiyor pek. vakit olmuyor, olduğunda da şevkim olmuyor.
pazar günü Elif'te mangal yapıyoruz topluca. hatta Elif ve Erdem de gelecek
önüm arkam sağım solum Elif oldu bu arada. yedi, sekiz tane var herhalde. tabii ki yâren ve yâr olan iki tanesinin yeri apayrı.

17 Mayıs 2010

nehacıyıznehocayız

Ne hacıyız ne hocayız
Ne falcı ne muskacıyız
Bizler gürûh-u naciyiz
Mahşer günü pervamız yok

Kâmil sözü Kur'an'ımız
Hikmet söyler irfanımız
Hakikattir erkanımız
Yalan yanlış foyamız yok

Övünmeyiz aslımızla
Sevişiriz Dostumuzla
Uğraşırız nefsimizle
Kimse ile davamız yok

Meluliyim sözümüz bir
Dostumuzla özümüz bir
Yer içeriz nazımız bir
Sen ben diye kavgamız yok.

(Melûli)

milongafilan

cumarteis akşamı muhteşem bir milonga oldu. kalite bakımından çok iyiydi. Timotteo son kez çaldı ve sabah yedide uçağa gitti. adamların başarımları çok iyi. neredeyse albüm kaydı gibi çalıyorlar. şöyle ki bir ara kapının önüne gitmem gerekmişti. geri dönünce de hemen bara girip bir şeyle uğraşıyordum. o sırada gözüm kemancıya takıldı baktım arşe sallayıp duruyor. ehehee parçaya eşlik ediyor kendince dedim. sonra baktım bandoneon ve bas gitar da çalıyor gibi yapıyor hemen kafayı uzatıp piyanoya baktım aha o da çalıyor. öyle farkettim gerçekten çaldıklarını. bu denli temizler yani. hatta o sırada üçüncü parçalarını mı ne çalıyorlarmış.
yüz kadar kişi olmasına karşın hem dans kalitesi hem dansçı kalitesi olarak oldukça iyiydi gece. bunca yıldır bu kalitede kaç milonga gördüm bilmiyorum. en kaliteli milongadır dediğim Point Otel'den bile iyiydi. daha ne diyeyim

15 Mayıs 2010

fiberigel

oha ya la!
geçenlerde demiştim ya fiberli miberli interneti bağlattık ama nasiplenemiyorum diye, az önce film indirmeye başladım ve bitmek üzere. çüş dedim. 1Mb/s'den daha hızlı indiriyor. on beş dakika olmadı herhalde koca film bitti.
ben de dedim evden çıkana kadar kolaylanır sonra bir ara kopyalar izlerim filan. ulan şimdi yemek yerken izlemeye başlayabileceğim bile.
tabii vakit yok onun için ama olsun. çok değişik bir his.
hızlı internetim var lan. hem de teledomdoma muhtaç değilim. iğrenç ötesi hizmetlerinden faydalanmak zorunda kalmıyorum. aferin len Superonline. ilk defa gözüme girdin.

elsallarız

hayat güzel, deniz güzel, el sallamak güzel, uyumak güzel, bal güzel

14 Mayıs 2010

cimcime

yeni lakâbım cımırcık adam
türkçe meali: kıvırcık adam

özetmedengel

dün önce çok kötü bir şey oldu. sonra da akşamına çok güzel bir şey oldu. çok şahane dalgalar var hayatta.
her neyse atlıyorum o konuyu. nasılsa yakında herkes öğrenecek.
iki orkestralı milonga vardı dün akşam Tangojean'de. aslında gitmeyecektim fakat emir demiri kesti. Gulüm hoca haydi koş deyince topuklarım götüme vura vura gittim milongaya. önce Timotteo ardından da OKO Tango çaldı. gecenin sonunda birlikte de çalacaklardı ama o kadar bekleyemedim. çıktım erken erken. 23:50 dolaylarında çıktım sanırım. belki biraz dans ederdim ama şartlarım uygun değildi.
berbat kokuyordum. benim kullandığım koltukaltı zımbırtısı bitmek üzereydi. üzereydi derken bitti yani. çantamdakinde var sadece birazcık. valide de farklı bir tane almış geçen gün. sabah onu sürdüm. tabii koku farklı geldi. üzerine parfüm sıktım. bak şimdi aklıma geldi. o da bitmek üzere. almam lazım bugün yarın. her neyse. işe geldim sonra. akşamüstü bankaya filan gidince fena terledim. öyle böyle değil. berbat hava varmış. bugün de öyle gözüküyor. bu saatte kavurmaya başladı. hava ısınsın filan diyorudm ama suyunu çıkarttı. daldan dala atladım ama sahiden suyunu çıkarttı. hem insanların hem bulutların. akşam milonga esnasında yağmur yağmış deli gibi. ben çıktığımda çok az yağıyordu.
neyse, konuya geçeyim... o kadar terleyince muhteşem ter kokusu eklendi farklı koltukaltı ve parfümün üzerine ama lakin ki hiçkimse herkesin hayatına karışamaz, çantam yanımda olmadığı için gerekli temizlik işlemlerini yapamadım ve Baila'ya derse gittim. Allah'tan yolda da terlemedim.
ders çıkışı milonga emri gelince ceketimi almak için mutfağa girdim ve gözlerim ışıldadı. tezgâhta Nivea for men yazan şahane bir şey var. kokusuna baktım neredeyse yok. hemen fıs fısladım. meğer ben koku alamamışım ilk başta. onun kokusu da diğer kokulara eklenince hepten çekilmez biri oldum.
böyle olunca da utandım dans etmeye filan. çok az dans ettim. ha koku durumum normal olsa yine çok dans etmeyip erken çıkmayı tercih ederdim zaten. çok yoruldum artık. gündüz sigorta akşam tango. her gün her gün yoruyor. eve giremiyorum. gece birde ikide ancak gelip yıkanıp yatıyorum. sabahın köründe de çıkıyorum zaten. o da her gece olamıyor. Baila'da kalıyorum sıklıkla.
çok zor şey uzakta oturmak. yorgunken hiç çekilmiyor. bıktım arık her Allah'ın günü taksiye bayılmaktan. günlük otuz lira yol masrafı mı olurmuş be. ev tutarım lan o paraya. sonra mis gibi otobüs kullanırım medeni insanlar gibi. şaka maka kira parası veriyorum yola. kazandığım her şey yola gidiyor. başka hiçbir harcamam yok zaten. masrafsız insanım. gerçi masraf yapacak param kalmıyor ki. hoş masraf yapacak enerjim de kalmıyor. hangi gün nereye ne yapayım anasını satayım. millet haftasonu dinlenir; ben ise haftasonu geberiyorum. gerçi dansın yorgunluğunu seviyorum. tatmin ediyor ama cumartesi akşam dokuzda başlayıp pazar akşamı sekizde bitmesi biraz yoruyor.
her enyse, nihayetinde birilerine bir şey anlatmak ve bunun üzerine bir de para alıyor olmak çok büyük bir haz veriyor. az olsun ama sevdiğin işle olsun. çok paran olup da sevdiğin şeyleri yapmaya vaktin, enerjin kalmadıktan sonra ne yapacaksın parayı. afedersin ama makattan mı atacaksın bahşiş kutusuna atar gibi.
sevdiğin işle karnını doyuracak kadar kazanıyorsan yeter. o yüzden gençken borç harç bir şekilde konut sahibi olmak gerek. kira ödemeyen insan her türlü geçinir.

nereden nereye atladım be. peheyyt
tarçınları kırıp kurabiyeleri hüpleteyim şimdi.
ha bu arada dün ceketimin asılı olduğu sandalyeye kim oturduysa deli gibi parfüm kokutmuş. sabah apar topar evden çıkarken ceplerini boşaltmak zor geldiği için yine aynı ceketi aladım ama bayağı bildiğin kadın kokuyor. bak bu da tangonun kötü yanı. geceye nasıl başlarsan başla genelde üzerinde bir sürü farklı kokuyla bitiyor. bu yazı için son sosyal tespitim olmuş olsun bu da.
budistlerin en sevdiği şarkı nedir?
bu-da gelir bu-da geçer ağlamaaa

12 Mayıs 2010

döneceksindiyesözver



Güneşin ufka değdiği yer
Oraya git ama yine gel
Döneceksin diye söz ver
Böylesi hepsinden güzel
Git özlet kendine yine gel
Döneceksin diye söz ver
Dinle uzaktan, çalan şarkı hicazdan
Yaktık seninle biz bir yangını yeni baştan
Dinle uzaktan, küllerin arasından
Madem her şey biter
Yine başlar yeni baştan
Bana n'olur ellerini ver
Gideceksin ama yine gel
Döneceksin diye söz ver

(Kutlu Özmakinacı)

kahrolsunabd

Kahrolsun ABD!
siyasal bir tepki filan değil. sevmiyorum koca kıtayı. tiksiniyorum hepsinden. pis devletler.
hepsi ayak takımı.
kimse gitmesin oralara. giden gitsin de gitmesini istemediklerim gitmesin.
zaten az önce de güzel bir haber aldım. Pürcan Hanım Türkiye'ye temelli dönüş yapıyormuş nihayet. dayanamıyorum oraya diyor.
haklı. kulağınıza küpe olsun. kızım sana söylüyorum gelinim sen anla. dünyada tanıdığım en iyi uçuk insanlardan birisi dayanamıyorum diyor. o yüzden tekrar tekrar düşünmeli. ne işin var gâvur illerde. gitme diyeceğim ama gitmek de gerekiyor. tez gel diyebilirim sadece.
Pürcan Hanım Abla Anne Teyze Arkadaş ile tanışılacak daha.
yıl bitmeden yapacak çok iş var.

11 Mayıs 2010

desemki

Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,

Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Senden tattım yemişlerin cümlesini.

Desem ki sen benim için,
Hava kadar lâzım,

Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!

Desem ki...
İnan bana sevgilim inan,

Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski serap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.

Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,

Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

(Cahit Sıtkı Tarancı)

inceciktenbirkaryağar



İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif, Elif diye
Deli gönül hayran olmuş
Gezer Elif, Eflif diye
Yâr sana hayran
Can sana kurban
Derdime derman bulamam
Aşktan el aman
Elif kaşlarını çatar
Gamzesi sineme batar
Ak elleri kalem tutar
Yazar Elif, Elif diye
Yâr sana hayran
Can sana kurban
Derdime derman bulamam
Aşktan el aman

(Karac'oğlan)

tamzamanı

bir yeri aramak için telefonu elime aldığım sırada halloldu diye eposta geldi.
telefon masrafından yırtım diye seviniyorum. başka bir şeyim yok yoksa. zaten çok önemli bir şey değil
(ahaha merak edin bakalım neymiş. söylemeyeceğim kimseye. Ebru Abime söylerim sadece. gerisi avucuu yalasın bu önemli konu hakkında. hohohohohooooyyt)

iletişimsizlik

çok şahane oldu. günlerdir internetten uzaktım zaten. dün telefonun şarjı da bitti ve iletişim kurumları ile tüm ilişiğimi kestim. yaşasın insan gibi yüz yüze görüşmek.
ha onu da çok sevmiyorum ya neyse. ayrı bir tartışma konusudur kendisi.
yaz sonu şahane şeyler olabilir gibi gözüküyor. dualarım o yönde.nedir ne değildir kimse bilemez son ana kadar.
ketum olacağım bu sefer.
ballı lokma tatlısı

08 Mayıs 2010

aciz

kendimi çok aciz hissediyorum şu anda.
kudurdum hatta. acizlikten. çelişkiye gel.
bir şey yapmam lazım ama yapamıyorum.
acaba nedir nedir demeyin yapabileceğim yegâne şey önüme çıkacak kişilere çatmak olacak.

ayrıca ayın 18 ve 19'u için bana iş buyuracak kişlerin kalbini çok fena kıracağım.
yokum. ülke dışında olacağım. telefonum filan da olmayacak. ruh beden filan ayrı ayrı olacak iki gün için. aşırı asabiyim. inşallah sokakta, tangoda birisi filan sataşmaya çalışmaz. hastanede biter. fenayım.

zeynep



Zeynep bu güzellik var mı soyunda
Elvan elvan güller biter bağında
Arife gününde, bayram ayında
Zeynep'im allı Zeynep'im
Beş köyün içinde şanlı Zeynebim
Zeynep'e yaptırdım altından tarak
Tara zülüflerin' bir yana bırak
Zeynep'e gidemem, yollar pek ırak
Söğüdün yaprağı narindir narin
İçerim yanıyor, dışarım serin
Zeynep'i bu hafta ettiler gelin
Kangal'dan aşağı Mamaş'ın köyü
Derindir kuyusu, serindir suyu
Güzeller içinde Zeynep'in huyu

yenisezon

tam güven dönemi açılmıştır.
çiçekler etrafa saçılmıştır.

07 Mayıs 2010

baharşenliği

az önce gördüm de şaşırdım. epey fazla isim varmış ana sahnede. hatta beni bile acaba gitsem mi diye düşündürdü

"İstanbul Üniversitesi Bahar Festivali Organizasyon Kurulu'nun Resmi Etkinliğidir."

Tüm Konserler Ücretsizdir!

-10 Mayıs PAZARTESİ-

09.00-12.00 Avcılar Belediyesi İnteraktif Heykel Çalışması
12.00-14.00 Avcılar Belediye Tiyatrosu Tiyatro Gösterisi
15.00-16.00 Cem Ceminay Söyleşisi
17.00-21.00 Eti DJ Performansı
21.00-23.00 Ana Sahne “TEOMAN
23.00- 24.00 Havai Fişek Gösterisi/ DJ Parti


-11 Mayıs SALI-

14.00- 15.00 İ.Ü. İşl. Fak. Kültür Kulübü Türk Sanat Müziği Konseri
16.00- 17.00 Ana Sahne Alt Grup “Undertakers”
17.30-18.30 Ana Sahne Alt Grup “ Kırmızı”
19.00- 20.00 Ana Sahne Alt Grup “Soul Sacrifice”
20.00- 21.00 Avcılar Belediyesi Dans Gösterisi
23.00-24.00 DJ Parti

-12 Mayıs ÇARŞAMBA-

12.00-14.00 İ.Ü İşl. Fak. Kültür Kulübü Dans Topluluğu Gösterisi
14.00-16.00 İ.Ü İşl. Fak. Kültür Kulübü Tiyatro Topluluğu Gösterisi
16.00-17.00 Ana Sahne Alt Grup “Nakit”
17.30-18.30 Ana Sahne Alt Grup “Krank”
19.00-20.00 Ana Sahne Alt Grup “Efreet”
21.00-23.00 Ana Sahne “GÖKSEL
23.00-24.00 DJ Parti


-13 Mayıs PERŞEMBE-

09.00-14.00 “Disiplinler Arası Fen Öğrenci Kongresi” İ.Ü.İşl. F. Oditoryumu
14.00-16.00 “Zeki Alasya Söyleşisi” İ.Ü.İşl. F. Oditoryumu -Kongre Kapsamında-
16.00-17.00 Ana Sahne Alt Grup “Soul a Jazz”
17.30-18.30 Ana Sahne Alt Grup “Blue Zone”
19.00- 20.00 Ana Sahne Alt Grup “O.K. Band”
21.00-23.00 Ana Sahne “SERTAB ERENER
23.00-24.00 DJ Parti


-14 Mayıs CUMA-

09.00-13.00 “Disiplinler Arası Fen Öğrenci Kongresi” İ.Ü.İşl. F. Oditoryumu
13.00-15.00 “Sunay Akın Söyleşisi” İ.Ü.İşl. F. Oditoryumu -Kongre Kapsamında-
16.00-17.00 Ana Sahne Alt Grup “Metin Mayatürk”
17.30 - 18.30 Ana Sahne Alt Grup “Metoboy”
17.00-18.30 İ.Ü. İşl. Fak. Kültür Kulübü Halk Oyunları Gösterisi
17.30-18.30 Ana Sahne Alt Grup “110”
21.00-23.00 Ana Sahne “DEMİR DEMİRKAN
23.00-24.00 DJ Parti


-15 Mayıs CUMARTESİ-

16.00- 19.00 Ana Sahne Alt Gruplar
21.00- 23.00 Ana Sahne “FERİDUN DÜZAĞAÇ
23.00-24.00 DJ Parti


-16 Mayıs PAZAR-

12.00- 16.00 Piknik “Üniversitemiz Akademik Kadrosu, Öğrencilerimiz ve Mezunlarımız Buluşuyor”
16.00-19.00 Ana Sahne Alt Gruplar
21.00-23.00 Ana Sahne “ALİ KOCATEPE
23.00-24.00 DJ Parti


*Kampüslerde Kültür Sanat etkinliklerinin yanı sıra markaların yaratıcı aktiviteleri yer almaktadır.
*Go-kart ve Lunapark Aktivitesi Avcılar Kampüsü'nde yer alacaktır.
*Etkinlik 10-14 Mayıs tarihleri arasında Avcılar Kampüsü'nde 15-16 Mayıs tarihlerinde de Beyazıt Kampüsü'nde gerçekleşecektir.


programa bakarken gördüm de Metoboy Demir Demirkan'ın alt grubu olarak çıkacakmış. Metin'in yerinde olsam çıkmazdım herhalde. bilmiyorum. belki de çıkardım ama ne bileyim. çok hoşuma gitmedi. düzenleyicilerin düşünmesi gerekirdi. ayrıca alt grupların pek çoğunu biliyor olmam da etkinlik için güzel bir şey sanırım. başarılı buldum program üzerinden bakınca. inşallah etkinlik alanında da aynı şekilde başarılı olurlar. sevindim okul adına

elakrabası

etrafımdaki insanlara baktığımda genel olarak akrabalarını filan çok seviyorlar, çok zaman geçiriyorlar cart curt. bende öyle bir durum olmadı hiç. hatta pek çok akraba olmayan kişi akrabalarımdan daha yakındır. alfabetik misal; Burçin Abi, Ebru Abi, Tanser Abi
öyle zamanlar oluyor ki bizim soyadımız niye farklı diye düşünüyorum boşta bulunup. daha komiği; ablamı gelin, Tanser abiyi öz abim zannettiğim bile oldu.
hayat garip. kimseye kalkıp da sadece akrabam diye özel ilgi gösteremem. çok klişe olacak ama banane la. ben mi seçtim akrabalarımı.
konu nereden çıktı bilmiyorum. aklıma geldi öyle

06 Mayıs 2010

öperce

hedef şaşmış biraz ama nispeten daha fazla yaklaştığım denemelerim de oldu.

yapyap

anladım ki bazen sadece birisi istedi diye bir şey yapmak düşünerek, mantık çerçevesine oturtmaya çalışarak yapmaktan daha doğruymuş.
Özgür buna inandı.

05 Mayıs 2010

pilavprogram

mayıs-haziran için öyle şahane bir programım var ki anlatamam.
anlatamam çünkü bilmiyorum. her şey çorba oldu. bir çok şeye tamam dedim ama ne tarihlerini hatırlıyorum ne tam olarak ne olduklarını biliyorum.
nasılsa iki üç gün öncesinden teyit amaçlı ses çıkartırlar. öyle umuyorum en azından.
tüm işler bal gibi olur. balla birlikte olur. ballı kaymak. ballı börek. ballı lokma. ballı maraş dondurması. ballı Özgür.

unutulmaz

uzun süredir doğru düzgün yazmıyordum ya nasıl yazdığımı unuttum. normal şartlar altında her gün ne yazıyordum acaba. çok koptum buralardan.
söylenene göre eskiden hep dutlukmuş.
şimdi oturup proje sonlandırmam gerek. nihai raporlar, başvuru formları, gelen, giden paralar, oohh ohhh. hep hazır projelere konsak ne güzel olur.

güzel hedefler var. değiyor yorgunluklara. yorgunlukların hepsi başta ilgisiz gibi gözükse de aynı amaca yönelik. ortak amacımıza. güzel olacak. şahane olacak. her yeri gezeceğiz. gezerken öğrenecek, öğreneceğiz. TRT gibi dolaşacağız memleketleri. şimdi çalışmak gerek.

hophop

canım çok sıkkın olduğunda en çok oyunu oynuyorum. en eğlenceli, hoppala top top dondurma yala kıvamında oluyorum.
çelişkili durum gibi gözüküyor ama değil aslında. sıkıntıyı gidermek için diye basit bir açıklaması var. böyle diyerek de yalanın hasını söylüyorum. sıkıntım geçmiyor çünkü. sadece başkalarının canını sıkmamış oluyorum. amaç milletle kavga etmek yerine yavşaklığa vurup sorun çıkartmadan vakit geçirmek.
böyle dedim diye gerçekten eğlendiğim zamanlarda da baymış bu herif demeyin. az önce resimlere bakarken aklıma geldi, yazayım dedim.

04 Mayıs 2010

birşehrinanatomisi


açılışında muhteşem bir dinleti var. benden söylemesi

03 Mayıs 2010

defneyledefnedin

şimdiye kadar çok defa söyledim, yazdım, bağırdım ama bıkmadım yine yazıyorum
ben öldükten sonra arkamdan mevlit, dua, ayin vs tertip edilirse çok fena beddua ederim. öldükten sonra nasıl beddua edeceksin gerizekalı demeyin. ölü bunlardan anlıyorsa beddua da eder.
kimseyi rahatsız etmeyin böyle şeyler yaparak. inanmadığım, inanmayacağım, kabul etmediğim gereksiz şeyler benim için.
bana pamuğu tıkamışlar daha dua etsen ne olur. saygısızca gelebilir ama dünya yaşayanlar için.
kimse bu konuyu açıklamaya, anlatmaya çalışmasın kalp kırarım. çok fena hem de.
ardımdan bu tip şeyler yapacakların ne ölüsü ölüme ne dirisi dirime gelsin. mümkünse Kastamonulu deyişiyle gömün beni ve sonra unutun. en fazla müzik olsun. kaliteli müzik. başka da şey istemem. o da benim için değil zaten. kalanların işine yarasın. sıkmayın kimseyi.
"Gömün ağuna goyayım!"

adasaray

Bir evimiz olsun
Adada
Adaçayları içersinde
Ufak bir saray olsun
İster kutu kadar olsun
İster katlarca büyük
Kalbimizin sarayı orada olsun yeter
Bir de ufak bahçesi olsun
Olmaz ya; tarçın ağaçları olsun
Üzerinde kovanlarca bal olsun
Onlara nazire edercesine sarmaş dolaş yaşayalım
Ne gece ne gündüz hiç ayrılmadan
İşimiz de aynı olsun, gücümüz de, gecemiz de
Dostlar gelsin arada
Tamam, tamam
Sık sık gelsinler
Adada, adaçayları içinde adam gibi yaşayalım
Riyadan, yalandan uzak
Hepsinden öte, ziyandan uzak
Her damla sevgiyi yaşayarak
Ben senin sarayında, sen benim sarayımda
İki kişilik adamızda

01 Mayıs 2010

inanç

Sevdim seni
Sorduğunda nasıl diyebilirdim
Aşk değil diye
Âşık olmadım
Hoşlanmak da değildi
Hoşlanmadım
İlgimi çektin desem
İlgimi çekmedin
Alelâde bir şey değil
İnandım sana.
Niye inandım, nasıl inandım bilmem
Sorgulamadım, sorgulamayacağım
Sadece
İnandığım gibi yaşamak istiyorum
Süslemeden, boyamadan
Olduğu gibi,
Hissettiğim gibi
Fazlası, azı olmadan
Hepsini sende yaşamak istiyorum

uykukardeşim

telefon görüşmesi:
+ğalloğğoğoğğ
-uyuyor musun hâlâ?
+hıhığğ
-anam! devam et o zaman. güzel güzel uy...
+tğamağmğmağmm *çat*

muhtemelen bu konuşmayı hatırlamayacak bile.
ısırırım.