28 Nisan 2011

biebergazı

Justin Bieber diye bir şey varmış. geçen gün Facebook'ta Okan Bayülgen videosunda duydum adını ilk kez. az önce de bir sitede Photoshoplu resimlerini görünce merak ettim nedir ne değildir diye de velet dünyayı kasıp kavurmuş iki yıldır. vay anasını dedim. popülizmden bu kadar uzak durabildiğim için de sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim. adını ilk kez Okan'da duydum herifin. herif de değilmş ya. 94'lüymüş daha. prezervatif geçirilmiş gibi de kafası var. ne garip şey la bu böyle. resmine bakınca bir garip oldum. uzaylı gibi filan bir şey. eski kadın kuaförlerinde uzay başlığı gibi şeyler vardır ya onlara benziyor. böyle çocuğum olsa dakikasında keserim herhalde.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Justin_Bieber

tibinesıçayım

Bir kulağımızın arkası kalmıştı; listeyi gördükten sonra kendim yağladım orayı da.
Listeyi yazan arkadaşların ağzının suyu ansıl akmışsa bazıalrını ikişer defa yazmışlar. En beğendikelri galeriler onlar herhalde.
Listeye bakınca meme kanseri, nefes darlığı, göğüs sıkışması, ilaç anal yolla kullanılır, animal planet, ateşli hastalıklar, baldızımın çocukları, beat-box, biseksüel eğilimleri olan, lezbiyen gay biseksüel travesti ve transeksüeller derneği olan Lamdaİstanbul, çıplak gerçekler, çıtır çıtır börek, çükpenis (yok vallahi, ben bile cümle içinde kullanamadım bunu)... gibi şeyleri sitenizin içinde kullanamayacaksınız. Aksi halde şu anda yaptığım gibi suç işlemiş sayılabilirsiniz.

Mektup ve tam liste aşağıda. Buyrun karar verin. Evet deyip makatınızdan içeri tenasül organları sokuldukça içiniz bir hoş mu olacak. Yoksa biraz kişilik sahibi olup onurlu durabilecek misiniz?
Bu da mı yetmez?






“Sayın YETKİLİ,

Bilindiği üzere, 04/05/2007 tarih ve 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun"a dayanılarak çıkarılan “Telekomünikasyon Kurumu Tarafından Erişim Sağlayıcılara ve Yer Sağlayıcılara Faaliyet Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”, 24 Ekim 2007 tarihli ve 26680 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

İnternete açık hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan/işleten gerçek veya tüzel kişiler yer sağlayıcıdır. Yer Sağlayıcılığı hizmetini ticari olarak yapmasa bile web sitelerini kendi sunucularında barındıran gerçek veya tüzel kişilerin Yönetmelik gereğince Yer Sağlayıcılığı Faaliyet Belgesi almaları gerekmektedir.İlgili Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; “26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; İntihara yönlendirme (madde 84), Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra), Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190), Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194), Müstehcenlik (madde 226), Fuhuş (madde 227), Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228) suçları ile 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar,” erişimin engellenmesi konusu olabilecek suçlar olarak katalog halinde sayılmıştır. İlgili Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise;

Yayınlar; a) İnsan onuruna, temel hak ve hürriyetlere saygılı olmalıdır. b) Gençlerin ve çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlakî gelişimini zedeleyecek türden içeriklere yer vermemelidir. c) Ailenin huzur ve refahını sağlayan hususlara zarar verecek nitelikte olmamalıdır. ç) Kişileri, uyuşturucu madde bağımlılığı, fuhuş, müstehcenlik ve kumar gibi kötü alışkanlıklara teşvik edici olmamalıdır.

Şeklindedir.

Buna göre barındırdığınız alan adlarında İlgili kanun ve yönetmeliğe aykırı içeriklerin bulunmaması gerekmektedir. Aşağıda İlgili kanun ve yönetmeliğe aykırı içerik bağlamında değerlendirilebilecek kelime gurupları verilmiştir. Bu kelime guruplarını barındıran içeriklerin çıkarılması ile ilgili alan adlarının hizmetine son verilmesi ve son durumun mail ile tarafımıza iletilmesi gerekmektedir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ilgili CEZAİ müeyyideler ile karşı karşıya kalınabileceği unutulmamalıdır.

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı”

I- NUMARALI KELİME GRUBU (Alan Adı Olarak Barındırılmaması gerekmekte);
sikis
sikti
sikme
sokus
sokma
domal
amcik
xxx
yarak
yarrak
domal

II- NUMARALI KELİME GRUBU (Alan Adı Olarak Barındırılmaması Gereken En Geniş Liste);
31
adrianne
adult
amcik
anal
analcum
animal
asshole
atesli
azdirici
azgin
bakire
baldiz
beat
biseksuel
bitch
bok
boob
bosal
buyutucu
cenabet
ciftles
ciplak
ciplak
citir
cock suck
crap
cukpenis
cunub
dick
domal
dump
emme
ensest
erotic
erotig
erotik
esbian
escinsel
escort
eskort
etek
fantezi
fetish
fire
firikik
free
fuck
gay
geciktirici
genital
gerdek
girl
gizli
gogus
got
hatun
haydar
hayvan
hentai
hikaye
homemade
homoseksüel
hot
impud
itiraf
jigolo
kalca
kaltak
kerhane
kinky
kizlik
kudur
kulot
lesbian
lezbiyen
liseli
lolita
lust
mastirbas
masturbasyon
mature
xn
xx
yala
meme
mom
naughty
nefes
nubile
nude
nudist
olgun
opusme
oral
orgazm
orospu
yarak
yarak
yarrak
panty
partner
penis
pervert
pezevenk
popo
porn
pussy
sapik
sarisin
sehvet
yasak
yerli
yetiskin
sevisme
sex
showgirl
sicak
sik
sisman
sok
sperm
suck
surtuk
swinger
zoo
taciz
tecavuz
teen
terbiyesiz
travesti
tube
turbanli
vagina
vajina
virgin
vurvur

III- NUMARALI KELİME GRUBU (İçerikten Kontrol Etme Şeklinde)
a.p
a.q
adrianne
adult
amcik
amcik
anal
analcum
asshole
ateşli
atesli
azdirici
azgin
bakire
biseksuel
bitch
bok
boob
boşalmak
bosalmak
buyutucu
büyütücü
cenabet
ciftles
çiftleş
ciplak
çıplak
citir
çıtır
cock
crap
cukpenis
cunub
cünüp
cünup
dick
daşşak
daşşağ
domal
emme
ensest
erotic
erotig
erotik
esbian
escinsel
escort
eskort
esrar
etek
fahise
fahişe
fantezi
fantazi
fetish
fire
firikik
fuck
gay
gey
geciktirici
genital
girl
gizli
gogus
göğüs
got
göt
hatun
hentai
hikaye
homoseksuel
hot
jigolo
kalça
kalça
kaltak
kancik
kancık
kinky
kizlik
kızlık
kudur
külot
külot
lesbian
lezbien
lezbiyen
liseli
lolita
lust
mastirbas
mastırbas
mastürbasyon
mastürbas
mature
meme
naughty
nefes
nude
nudist
olgun
opusme
öpüşme
oral
orgazm
orospu
panty
partner
penis
pervert
pic
piç
pkk
popo
porn
pussy
sapik
sapık
sarisin
sarışın
sehvet
şehvet
seks
sevişme
sevişme
sex
showgirl

27 Nisan 2011

sakıngelme

Sakın gelme
Sözlerim kayıp
Ayıp ediyorum kendime
Bir sızı var içimde
Ölesim tuttu
Yaşıyorum gürül gürül kaç gündür
Uyku tutmuyor
Sakın gelme

Sakın gelme hazır değilim
Deliyim kaç gündür
Lodosum tuttu poyrazım soğuk
Sakın gelme
Dönesim yok
Çok uzaktayım, çok
Bir şarkı var aklımda, söylemesi ayıp
Sözleri kayıp
Kaç zamandır dilimde
Sakın söyleme

-Fikret Kızılok

utançtablosu

ülkemin böyle bir başbakanı olduğu için yemin ediyorum ki utanıyorum.
insanlık tarihini değiştiren tarihi eserler için "tarihi çanak çömlek bulundu diye proje dört yıl geciktirildi" diyebilecek kadar cehalete saplanmış, gözünü hırs bürümüş. vallahi billahi üzülüyorum. yazık ülkeme!

19 Nisan 2011

çılgınproce

Kendi kendine yeten yedi ülkeden biriyken... Buğday ambarı’nın buğday ithalatında şampiyon olacağı, nohut’u Meksika’dan, mercimek’i Kanada’dan, sarımsak’ı Çin’den alacağı, el âlemin patates’ine fasulye’sine muhtaç kalacağı, topraklarımızın İsrail’e satılacağı aklınızın ucuna gelir miydi? Taaa Uruguay’dan inek getirmek çılgın proje değil de nedir?

*
“Aziz vatanın bütün tersanelerine girilmiş olabilir” uyarısına rağmen... 16 Mayıs’ta, Mustafa Kemal’in Bandırma vapuruyla Samsun’a gitmek üzere yola
çıktığı günün tıpatıp aynısı, 16 Mayıs’ta, Bandırma Limanı’yla Samsun Limanı’nın satılması, çılgın proje değil de nedir?
*
Şeref madalyalı subayların “terörist” ilan edileceğini; şehitlerin “kelle”, Apo’nun “sayın” olabileceğini, PKK’lıların üstü açık otobüsle şehir turu atıp, milletvekili adayı yapılabileceğini hayal edebilir miydiniz? “Anayasa’dan Türk kelimesi çıkarılsın” denirken, devlet büyüklerimizin “Güzel şeyler oluyor” demesi, çılgın proje değil de nedir?
*
Hukuk ulemaya sorulacak, polisimiz
imamın ordusu olacak, Nutuk suç delili sayılacak; tembel kedi Garfield’le külkedisi Cinderella gözaltına alınacak deseler, inanır mıydınız Allah aşkına? Anne-babasıyla restoranda yemek yiyen bebelere, matiz’likten suçüstü yapılması, çılgın proje değil de nedir?
*
AB’ye sittinsene giremeyeceğimizi belki düşünmüşsünüzdür ama... Papa heykelinin önünde, yani, manevi huzurunda, AB Anayasası imzalayacağımızı, sonra da
“Ya Allah, bismillah” diye güpegündüz havayi fişek fırlatacağımızı tahmin edebilir miydiniz? Gençlerimiz havaya uçurulurken, çocuklarımız sellerde boğulurken istifini bozmayanların... 85 yaşındaki Papa’nın yatağında vefat etmesi üzerine, İçişleri
Bakanlığı genelgesiyle, tüm yurtta bayrakları yarıya indirmesi, çılgın proje değil de nedir?
*
Türk Telekom Arap, rakı İngiliz olacak deselerdi, hadi ordan demez miydiniz?
Meyveli ithal cıvık’lar rahat rahat satılsın diye, ahalinin damak alışkanlığını değiştirmek için, Bakanlık emriyle yoğurdumuzun kıvamını değiştirmek, çılgın proje değil de nedir?
*
Telefonlara kulak, makam odalarına böcek konulmasını, 10 sene önce hangi vizyoner hayal edebilirdi? Yatak odalarına kamera döşenmesi, çılgın proje değil de nedir?
*
12 Eylül’de “evet” deyip, postalını yaladığı darbeciye evinde parti veren yalakaların, öbür 12 Eylül’de hiç utanmadan “hayır” diyenlere darbeci demesi... Yargılanacak denen Evren’e zam yapılması... Muhtıra verene, zırhlı makam aracı hediye edilmesi, çılgın proje değil de nedir?
*
İşsiz çoğalırken, işsizliğin azalması... Dünyanın en pahalı benzinini kullanırken, enflasyonun düşmesi... Donumuzu satmamıza rağmen, borcun büyümesi... Son 8 senede 80 şehrimizde 888 kere petrol bulunması... Kişi başına milli gelir hesaplanırken, nüfusun 7 milyon kişi eksik çıkması... Seçim yaklaşırken, seçmen sayısının 7 milyon kişi artması, çılgın proje değil de nedir?
*
Atamamız niye yapılmıyor diye soran öğretmenlerin gözüne gaz sıkılırken, yurtdışından öğretmen ithal edilmesi... Hekimlere dolandırıcı, eczacılara yankesici muamelesi yapılırken, rabbimin Cleveland demesi... Pantolon paçasının çoraba sokulması, Nobel’e aday gösterilmesi gereken çılgın proje değil de nedir?
*
Çevrecinin daniskası olup, ormana gecekondu kondurmayı, bi nebze akıl etmiş olabilirsiniz ama... Ha nükleer santral kurmuşsun, ha evine tüp bağlatmışsın, çılgın proje değil de nedir?
*
Kız çocuklarımızın okula gitmesi için son nefesine kadar gayret eden profesör’ün “Fahişe bu” diye evi basılırken...
“Dekolte giyen kadınlar tecavüzü hak eder” diyen profesör, hâlâ görevinin başındayken... Üniversite sorularına alenen şifre koyup, gençlerimizin hayallerinin ırzına “şehven” geçilirken... Yetkililerimizin “tatmin” olması, çılgın proje değil de nedir?
*
Sanatın içine tükürmek, tiyatroları kapatmaya çalışmak, Taliban gibi heykel yıkmak... O heykel yıkılmasın diye mücadele veren Atatürkçü, çağdaş, onur duymamız gereken ressamımızı bıçaklamak... Bırak çılgını mılgını, cinnet projesi değil midir?
*
Ahali hâlâ çılgın proje bekliyor iyi mi.
“Yetmez ama evet” diyorlardı...
İnanmıyorduk.

-Yılmaz Özdil

gmstktp



Dry my bleedin' eyes, internally
I'm longin for my distant sanity
Here I'm all alone and still faithfully
Holdin' on my private misery

Why must we live
In this drain that we hate
Life is hell for the dreamer
Who's seeking this shade

Give me something to kill the pain
There is no tomorrow and no today
My soul is not for eternity
And I know I will fade away, in memories

Cold and crystalized, the world around me
As the daylight brings insanity
I turn my face away regretfully
How I act is always away from how it has to be

Why must we live
In this drain that we hate
Life is hell for the dreamer
Who's seeking this shade

Give me something to kill the pain
There is no tomorrow and no today
My soul is not for eternity
And I know I will fade away, in memories

-Demir Demirkan

18 Nisan 2011

vicdanıolanlardirensin

bir ülkede öyle bir parti düşünün ki her şeye karşın iki dönem üst üste iktidar partisi olmuşlar. kanunlarla oynayabilecek kadar çoğunluğa sahip olmuşlar. istediklerini yapıyorlar filan. yeni seçim dönemi yaklaşmış ve bu parti seçim vaadlerinde bulunuyor.
komik değil mi?
ulan bunca yıldır niye yapmadın vaad ettiğin şeyleri?
halk embesil olursa tabii ki inanır bu vaadlere. oy kitlesi olarak okuma yazmayı becerip de okuma anlamayı beceremeyen bir kitleden bahsediyoruz. bu kitleye karşı çok güzel oyunlar oynayan, Nesrin Topkapı'yı aratmayan kişiler sunuluyor. ne bekliyoruz ki. olacağı bu tabii ki.


Ülker ürünlerini yıllardır ağzıma sürmüyorum diye dalga geçiyorlar, tek başıma onu yemesem ne değişir diye. ben üzerime düşeni yapıp bulunduğum safı belirteyim yeter bana.
ben yapmazsam başkasının yapmasını isteyemem.
ben direnmezsem başkasının direnmesini bekleyemem.

16 Nisan 2011

tepetepeitiraf

Gokhan Tepe - Sitemkar
Hosuma gitti bu parca.
Bu adam yerine Tarkan soylese cok daha guzel olabilirdi. Giderdi ona. Soz ve muzik Nazan Oncel'inmis.
Naynaraniraniraraa damtaririrariraraa

15 Nisan 2011

yaşhala

hala gitti bugün. sabah havaalanına bıraktık Böceku ile.
epey eşyası vardı. 30 küsur kg çıktı tartıda. ücretsiz bagaj hakkı 15 kg. kızcağıza sorun olur mu dedik o da hallederiz dedi ve höh dedirten cümleyi kurdu. gerekçe ne diyen adama "yaşlılıktan yaz" dedi. 15kg fazla bagajın sebebi yaşlılık yani. böyle garip bir şey.
sonra uğurlayıp yolladık uçağına.
üzüldüm. ev boş kaldı. inşallah haziran, temmuz gibi gideceğiz ziyarete. şimdi yok yanımda ama sonra eklerim resimlerini.

14 Nisan 2011

posutu

Petrol Ofisi benzin pompalarinin uzerinde yazan yazi: Anne sutu kadar temiz akaryakit.

Ne desem bilemedim

12 Nisan 2011

gunufazlagelenegunluk

Ezginin Gunlugu'ne sardim kac gundur. Son albumleri Eski Arkadas'i dinliyorum. Ortacgil ve Husnu Arkan ile yakin zamanda cikinca biraz arkaplanda kalmisti. Ancak hakkini veriyorum. Gecikme benim esekligim tabii. Yoksa her albumleri gibi guzel. Ilk dinleyislerde vasat gelmisti. Biraz dinleyince sariyor. Kafam yavas calisiyor ya ancak idrak ettim herhalde.

kutluaksam

Aksama cifte kutlama var. Hem Özer hocamin basarili gecen ameliyatini hem de harika konseri kutlayacagiz.
Konserin devami da gelir insallah

seherliannem

Ay once yanimdaki adam telefonda konustugu kisiye "bugun gelemeyecegim. Yarin seherde gelirim." dedi.
Bu kelimeyi Zülfü Livaneli'den baskasinin da kullanabildigini duymak çok hosuma gitti. Yarin seherde uyuyor olacagim ama seher vakti uyanip kosuya çikmayi ozledim. Bir donem ne guzel duzenli sekilde yapiyordum. Simdi idman sonrasi bacaklarim bile tutmuyor neredeyse.

11 Nisan 2011

çatladıkapı

hava gayet güzel gözüküyor ama esince böğrüne işliyor. ne biçim ayaz esiyor öyle yahu. iki dakika markete gittim geldim de dondum.

09 Nisan 2011

konserve

Harikulade bir konserdi. Dekorundan içerigine. Çok heyecanliydi Özer hocam ama ikinci yarida biraz daha rahatladi. Hele üç tane ek parça talebi gelince hepten rahatladi. Bir saat daha çal deseler çalardi.
Kayitlari tez vakitte aliriz insallah

08 Nisan 2011

ederinedir

bazı bedelleri ödeyebileceğin zaman cahillikten veya göze alamamaktan ötürü ödeyemezsen zaman içinde felaket bir faiz biniyor üzerine ve ödemeyi göze alsan da yein bedele gücün yetmiyor.

07 Nisan 2011

düşişleri

Başbakanımız Kaddafi’den ödül aldı, Kaddafi ayvayı yedi.

Cumhurbaşkanımız Mısır’a gitti, Mübarek’le görüşüp, Harp Akademisi mezuniyet törenine katıldı, Mübarek’i devirdiler, ordu yönetime el koydu. Başbakanımız Saakaşvili’yle kucaklaştı, ertesi gün, Rusya, Gürcistan’a girdi. Başbakanımız Lübnan Meclisi’nde konuştu, ertesi gün, Lübnan işgal edildi. Cumhurbaşkanımız Yemen’e gitti, bakanlarımızla birlikte Yemen türküsünü söyleyip ağladılar, Yemen’de iç savaş çıktı. Başbakanımız Hindistan’a gitti, bi kaç saat sonra, Bombay patladı, Bomba’y oldu. Başbakanımız İsrail Başbakanı’yla el sıkıştı, ertesi gün, Gazze’yi vurdular. Başbakanımız Suriye Başbakanı’yla Dostluk Barajı’nın temelini attı, adam iki gün sonra istifa etti. Suudi Kralı Türkiye’ye geldi, başbakanımızla cumhurbaşkanımıza madalya takdim etti, turp gibiydi, felç oldu, belki de öldü, tedavide filan diyorlar ama, altı aydır gören yok. Afrika açılımı yaptık, Tunus’tan Fildişi Sahili’ne kadar her yer birbirine girdi. El Beşir’i Türkiye’ye davet ettik, iç savaş çıktı, Sudan resmen ikiye bölündü, Birleşmiş Milletler görüldüğü yerde tutuklamak için El Beşir’i arıyor. Cumhurbaşkanımız Güney Kore’yi ziyaret etti, Kuzey Kore 50 sene sonra Güney Kore’yi vurdu. Başbakanımız Lübnan’a gitti, halka hitap etti, tıkır tıkır yürüyen koalisyon bozuldu, hükümet düştü. Arjantin devlet başkanı Türkiye’ye geldi, gelmeden önce 100 bin dolarlık seyahat harcırahı çalındı. Başbakanımız Irak’a gitti, başbakanımız henüz Irak’tayken, meclis basıldı, hükümet yetkilileri rehin alındı, 45 kişi öldü. Suriye ile yakınlaştık, vizeleri kaldırıp, sınırları açtık, sıkıyönetim ilan edildi, giriş-çıkış yasak, halkın üzerine ateş açılıyor. Yunanistan Başbakanı’nı Erzurum Kış Oyunları’na davet ettik, Yunanistan’da halk ayaklanması çıktı. Kıbrıs’ı dizayn ettik, Hastir çektiler. Polonya’yla irtibat kurduk, Polonya devlet başkanının uçağı düştü, rahmetli oldu. Silvio’yu aganigi naganigiden yargılamaya başladılar. Cumhurbaşkanımız İran’a gitti, henüz İran’dan ayrılmadan ayaklanma çıktı.

*

(Fenerbahçe Cumhuriyeti’nin taraftarı olan başbakanımız, Galatasaray Cumhuriyeti’nin stadına gitti, Galatasaray nerdeyse küme düşecek, başkan koltuğunu kaybediyor.)

*

2010’u Türkiye’de Japonya Yılı ilan ettik, 2011’de dümdüz oldular abi.

*

Cumhurbaşkanımız önceki gün Endonezya’ya ayak bastı, yedi şiddetinde deprem oldu iyi mi, tsunami alarmı verildi.

*

Yazıyı bağlıyordum ki...
Kaddafi muhaliflerinin Bingazi Konsolosluğumuzu basıp, taşlayarak, bayrağımızı indirdikleri haberi geldi. İki tarafa da faydamız olmadığı gibi, iki tarafa da yaranamadık yani.

*

Gözünüzün yağını yiiyim...
Şu dışişlerine ara verin gari.
Biz kaderimize razıyız...
El alem mağdur olmasın bari.

-Yılmaz Özdil

06 Nisan 2011

nayirnobi

Dun Nairobili bir ogrencim oldu. Elim Kenya'ya kadar uzandi artik. Tabii isin garibi bugun de ders yapacak olmamiz. Boyle deyince garip olmadi. Bugun sabah 8:30'ta tango dersi yapacak olmamiz garip. Simdiye kadar yaptigim en erken saatteki tango dersi. Acenteyi bile 9da aciyoruz.
Vardir bir hikmet.

03 Nisan 2011

tamgo

Gecen haftasonu toplamda 2 gosteri dahil 24 saat kadar araliksiz tango yaptiktan sonra bu haftasonu cok tangosuz geldi. Acikogretim sinavlari sag olsun boyle oldu. Su saatte daha yeni gidiyorum Baila'ya. Sinavlar iyi gecti derken bugunku son sinavlarla fikrimi degistirdim hafiften. Iktisat miktisat muhasebe filan anlayacagim, sevecegim seyler degil. Paran varsa harcarsin, yoksa durursun veya odeyebilecegini dusundugun kadar borclanirsin. Iktisat ve muhasebeden anladigim budur. Otesini bilmem.