31 Aralık 2013

pamuk

Pamuk öldü.

09 Aralık 2013

piski

Şikayet olarak yazdığım yazıyı buraya da kopyalıyorum.
Haber doğruysa durum mevcut çağı yüz yıl geriden takip etmek oluyor.



1. Aşağıda gazeteden kopyaladığım haber doğru mudur?
2. Doğru ise henüz 4 buçuk aylık bebeğimizin altını gelip siz mi temizleyeceksiniz su veremediğiniz esnada?
3. Biberon ve diğer kap kacağını siz mi alıp temizleyip getireceksiniz?
4. Kılık kıyafeti hangi ilçeye götürüp yıkayacaksınız?
5. 30 saat su verememenin afet dönemi haricinde, medeniyetten nasibini almış memleketlerde ne gibi bir bahanesi/açıklaması olabilir?

Haber doğruysa yazıklar olsun. Haber doğru değilse kurumsal kimliğinizi zedeleyen böyle bir habere nasıl müsaade ediyorsunuz?

"İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi'nden yapılan açıklamada, İstanbul'da bazı ilçelere 30 saat süreyle su verilemeyeceği belirtildi.

Açıklamada Arnavutköy, Eyüp, Başakşehir, Bağcılar, Esenler'in bazı bölgeleri ile Küçükçekmece'nin tamamına, 30 saat süreyle su verilemeyeceği ifade edildi.

İSKİ'nin açıklamasına göre, 10 Aralık Salı günü 23.00 ile 12 Aralık Perşembe günü 05.00 saatleri arasında 30 saat süreyle su alamayacak bölgeler şöyle:

"Arnavutköy: M. Fevzi Çakmak, Yavuzselim, Mehmet Akif Ersoy, Nenehatun, Atatürk, İslambey, Haraçcı, Anadolu, Merkez Boğazköy, Boğazköy Atatürk, İstiklal, Hicret, Sazlıbosna, Çilingir, Karlıbayır, Mavigöl, İmrahor, Tayakadın, Zafer, Yeniköy ve Karaburun mahalleleri ile Terkos Cami,

Eyüp: İhsaniye, Işıklar, Akpınar, Odayeri ve Ağaçlı mahalleleri,

Başakşehir: İkitelli Organize Sanayi Bölgesi'nin tamamı, Başakşehir 1, 2, 4, 5. Etaplar, Onurkent, Deprem Konutları ve Oyak Konutları,

Bağcılar: Mahmutbey, Güneşli, 100 Yıl, Göztepe, Fatih, Demirkapı, İstoç, Matbaacılar Sitesi, Oto Center ve Yeni mahalleleri ile Evren Mahallesi'nin bir kısmı,

Esenler: Atışalanı, Oruç Reis ve Turgut Reis mahalleleri,

Küçükçekmece: İlçenin tamamı."

18 Kasım 2013

kosanadam

Oyle zaman olur ki 30 dakikada cikamadigin yerden 30 saniyede hicbir sey unutmadan cikarsin.
Isteyince oluyormus demek.

30 Ekim 2013

piyango

piyango çıkacaksa çıksın artık.
29 ekim için çok hevesliydim. 7 tane biletin birine bile bir şey çıkmaz mı arkadaş!
hiç olmazsa 5-6 bin çıkar diyordum toplamda. nanay gülüm nanay. amorti bile yok.

08 Ekim 2013

kokusmusanilar

Bir parfum bazen kisiyi degil de bir zamani anlatir.
Cok etkili gormedigin birinin kokusunu duydugunda once onu hatirlarsin dogal olarak ama hemen uzerine tanistigin donemdeki yerler, kisiler, olaylar gelir. Bakarsin kokunun icinde kokunun sahibi kaybolup yerine anilari ve "ulan ne guzel zamanlardi be"yi birakmis.
Oluyor bazen.
Koku cok guzel bir sey. En azindan benim gibi hafizasi baltalilarda bile etkili olan bir sey. Koku hafizam da kor ve nankor olsaydi gecmis diye bir seyim kalmazdi.

02 Ekim 2013

torunçocuk

klasik olmuş laf vardır ya hani "çocuğun olunca sevmeye fırsat bulamıyorsun ama torunun sevgisi ayrı" bunu söyleyenler; gerizekalı mısınız acaba? sevsenize çocuğunuzu. çocuğun olmuş ve sen onu sevmeye vakit ayıramıyorsan, psikolojini ayarlayamıyorsan kusura bakma ama attan ottan ne farkın kalıyor? yok efendim bebek öpülmezmiş. hele sakal bıyık varken yaklaşılmazmış bile. doğduğu, kucağıma aldığım ilk andan beri çılgınlar gibi öpüyorum oğlumu. bir kere olsun bir yeri kızarmadı bile. inanmayacaksınız ama sakalım ve bıyığım da var. vay efendim çocuk ayrı yatmaya alışmalıymış. niye? ben sarılıp uyuyorum. kendi çocuğumu koklayarak uyuyamayacak mıyım? aman efendim sürekli kucağa alınmazmış, arsız olurmuş çocuk. yahu çocuğuma sarılmak istediğimde kucağıma alamayacak mıyım? arkadaşlar, saçma salak şeylere kanıp çocuğunuzu sevmekten mahrum kalmayın. gönlünüzce sevin. varsın sevgi arsızı olsun. sevgi görmedim demesinden yeğdir. her çocuk sevilmeyi hak eder. her ebeveyn sevmeyi hak eder. büyük anne, büyük baba olmayı beklemeyin. o güne kim öle kim kala. mal gibi çocuğunuzu doyasıya sevemeden ölürseniz küfür ederim arkanızdan.

29 Eylül 2013

bensenisevdimmi

Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini

Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu

Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim

Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim boz bulanık gençliğimde

Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir üun orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, ne haber

-Ümit Yaşar Oğuzcan

01 Eylül 2013

barışgeldi

Çok şey olduğu için yazmadım belki de. Yetişemedim. Benim adıma en önemli olanı yazayım özetle: Oğlum oldu. Zaten bunun üzerine neler yazılabilir bilmiyorum. Pek tarife müsait bir hissiyat değil. Ne desen başka bir şey eksik kalıyor.

09 Ağustos 2013

affıumumi

Kazayı, belayı, eceli; Habil'i, Kabil'i Melek olduğuna güç inandığım Azrail'i Affettim. Beddualarıyla dili; Sonu gelmeyecek masallarıyla Başı, ayağı, eli, Affettim. Açarken yapraklar, açarken güller Diyar diyar, belde belde, dağ dağ Gölgemin gölgesi kara haber, Seni de; Takdir, mukadderat, kader; Seni de affettim. Bahçemi beğenmeyen çiçekleri de, Soframı hor gören yemekleri de, Gelmişleri de, gelecekleri de, Affettim. -Arif Nihat Asya

02 Ağustos 2013

kakaoldu

Saka sandigin seyin gerçek olmasi mi daha kotu yoksa gerçek sandigin seyin saka çikmasi mi?

Galiba saka sandiginin gerçek olmasi daha kotu gibi. O kadar ihtimal vermemissin ki kandirildigini saniyorsun. Sakadir nasilsa deyip ciddiye almiyorsun ama tokat gibi yuzune çarpiyor gerçek oldugu.
Ote yandan gerçek zannedip kandirmaca oldugunu anladiginda hayal kirikligi yasarsin en fazla.
Hos, ikisinde de iyi ya da kotu olabilecek onlarca ornek çikabilir ama simdilik onumdekilere bakinca sakanin gerçek çikmasi daha kotu geliyor.
Daraliyorum muntazaman.

19 Temmuz 2013

mandal

Uçuncu sahis oldugunu kabul etmeyen insanlara karsi nevrim donuyor. Kavga çikarmamak için zor tutuyorum kendimi.
Imadan anlamayinca daha kalin dokundurursun, o da yetmeyince açik açik soylersin ama o da yetmezse ne yapmak gerekir?

10 Temmuz 2013

kuranınşifresicezalı

Ramazanın yüzü suyu hürmetine herhalde. Facebook sordu. Yanıtlar çelişkili çıktı

What books have you read?
-Quran
-Crime and Punishment
-The Da Vinci Code

27 Haziran 2013

kelebekkonmus

Alisveris yaptim. Yerleri sildim. Camasir astim. Utu yaptim.

28 Mayıs 2013

sessizliğinonuru

Bugün tüm haksızlıklara susanlar acaba yarın öbür gün çocukları sorduğunda ne diyebilecekler?

hakyiyenbokyesin

Son yıllarda memlekette gerçekleşen en doğru şey RedHack sanırım. Akıllılar, zekiler, çalışkanlar. Konuşuyorlar ama teneke gibi konuşmuyorlar. Önce iş yapıp ondan sonra yaptıklarının yarısı kadar konuşuyorlar. Ülke olarak sadece konuşanlara alışığız. İş yapmadan yalnızca şikayet etmek en büyük hünerimiz. Çok basit bile olsa hiçbir eylemde bulunmayan zavalılardan oluşuyor toplum. Yıllardır Ülker ürünü tüketmemem batıyor bazılarına. Ben çubuk krakerini yemedim diye firma batmaz ama en azından safımı belli ediyorum. Fakat bir gün her "ben" aynı tutumu gösterirse işte o zaman güzel günler göreceğiz. Onlar da görecek günlerini. Şimdi sesini çıkartmıyorsan yarın canın acıdığında hiç yeltenme. Dilin çoktan kesilmiş olacak. İşte RedHack deyince bunlar geliyor aklıma. İleride tarih kitaplarında isimleri büyük harflerle yazılacak bu eylemcilerin. Halkın uyanmasında çok önemli rolleri olacak. Gönül ister ki bilgim ve becerim yeterli olsa ve ben de hak yiyenlere yemeleri gerekenden vermelerine katkıda bulunabilsem. Elimden gelen sadece yayınladıkları belgelerinin yayılmasını sağlayabilmek. Yazıyorum ki yerimiz belli olsun.

sıkıldım

Epey canım sıkılıyor bu aralar. Hükümetten çıkan her seste hayata küsüyorum resmen. Tiksiniyorum hepsinden. Kanımızı emen asalaklardan nasıl kurtulacağız bilmiyorum. İnsanın elinden bir şey gelememesi, basının kör, politikacıların dilsiz olması ne acı. Patlama oluyor ama kimse haber alamıyor. 1 Mayıs'ta üstü kapalı sokağa çıkma yasağı uygulanıyor, köprüler kaldırılıyor, tüm seferler iptal ediliyor; polis göz göre göre vahşet uyguluyor -gaz bombası kullanım talimatı- ve hatta adam öldürmeye teşebbüste bulunuyor ama sesi çıkan herkes bir şekilde konuşmamış durumuna getiriliyor. Küçücük çocuklar tecavüzden ölüyor, ölse daha iyi konumuna getiriliyor ama suçluları ortalıkta geziniyor. Olmayan suçların üzerine yıkıldığı insanlar hapislere tıkılıyor. Suçları ortaya çıkartanlar suçlu olarak yargılanıyor, aranıyor. Suçu işleyenler ise mağdur edebiyatına sarılıyor. AVM yapmak için ağaçların canını alırken buna direnen insanları da gözaltına alıyorlar. Teröristbaşı bir katili barış elçisi göstermeye çalışıp altındaki köpeklere hiçkimseye verilmeyen haklar verilerek sınırdışında(!) mevzilenmelerine göz yumuluyor. Katiller güle oynaya giderken belki üç gün önce silah arkadaşı öldürülmüş çevik kuvvet ağaç suluyor. Ertesi gün hapının satılması reçeteye bağlanıyor. Kürtaj için bin dereden su getirtiliyor. Asgari maaş açlık sınırının altında. Âlkole saçmasapan kısıtlamalar getiriliyor. Öpüşen insanlar bıçaklanıyor. Dilsiz birisi tecavüze uğradığında çığlık atmadığı için rızası var sayılıyor. Küçücük çocuğa onlarca kişi tecavüz ediyor. Ne hikmetse ufacık çocuğun da rızası varmış. Serbest bırakılıyorlar. Çevremdeki herkes borçlu. Borçlu olmayan çok az bir kesim ise çok zengin. Orta hâlli insan galiba hiç kalmadı. Bankalar alenî olarak hırsızlık yapıyor ve bu yaptıklarına çok rahat kılıf uyduruyor. Sadece demeçlerine bakınca dahi yalan söylediği âşikâr olan başbakan var. Yıllarca Türkiye'den başka yerde yaşayamam herhalde diyen ben bile göçecek ülke bakar oldum. İmkânını bulursam muhtemelen ardıma bile bakmadan gideceğim. Çalışma koşulları daha hafif olsun istemiyorum. Biraz daha fazla adalet olsun yeter. Basın, yargı, meclis satın alınabilir olmasın. Sosyal hakkı olsun insanların. İnsanlar insan olsun. Epey canım sıkılıyor bu aralar.

27 Mayıs 2013

öhora

İETT Beyaz Masa şikayetlerinizi dinliyor.


Sayın Özgür Altun,
İlgili taşımacıya durak ihlali yaparak yolcu şikayetine sebebiyet vermesi nedeniyle Ö.H.O'ları çalışma yönergesinin 9.Maddesi gereği işlem yapılmıştır.Bilgilerinize rica ederim

23 Mayıs 2013

kimseyesöyleme

Ortaya bir şey çıkana kadar söylemeyeyim kimseye diyordum ama kapçık ağızlı olduğum için duyuruyorum şimdi. Focusrite Scarlett 2i2 ve AKG Perception 170 ile kayıtlara başlayacağım yakında. Kaç aya iş görür kayıtlar alabilirim bilmiyorum ama çalışmaya başlıyorum artık. Yıllardır istiyordum ama imkanlar denk gelmemişti bir türlü. Hayde vre rast gele!

lahmacunmüzikalitesi

Dün Marmara Üniversitesi'nin son tango derslerini yaptık. Madem son ders bari farklı olsun dedik ve Özgürlük Parkı'na gittik topluca. Bir önceki derste muhabbeti dönen lahmacun siparişini de netleştirdik. Parkta lahmacun yiyip tango müziği, orkestraları, ritim sayışı vs konuştuk. O sıcakta dört lahmacunu mideye indirmesem daha iyiydi herhalde ama bu göbek başka türlü büyümez. Mecburiyetten yiyorum.

09 Nisan 2013

ancakruyada

Ruyamda Erkan Ogur ile muhabbet ediyorduk. Epey samimiydik ama. Yeni album hazirliyormus. Onlardan bahsediyor, dinletiyor biraz filan. Sonra yanindan giderken lego gibi bir canavar figuru hediye ediyor. Agaçtan oyma, çirkin tipli bir sey. Bir hediye daha vardi ama unuttum onu. O da bu tip kuçuk bir seydi galiba.
Daha sonra Ugur Yucel ile konusuyoruz. Bu konusma gerçekle internet arasi bir yerde geçiyor. Bazen kendini goruyorum bazen sadece yazdiklarini. Tam matrix yasiyoruz. O da filmlerinden filan bahsediyor. Bu arada kendisiyle ilk defa karsilasiyoruz ama seviyor beni. Hatta bir ara kesin baskasi lan bu diyorum. Yoksa koca Ugur Yucel niye benimle hasbihal etsin. Epey konusuyoruz. Erkan Ogur'dan filan da bahsediyoruz. Yeni filminde muzikleri o yapsa ya keske diyorum. Çok isterim ama acaba kabul eder mi Erkan Agabey diyor. Benim aram çok iyi onunla; ikna ederim bir sekilde, yeter ki proje guzel olsun diye yanitliyorum. Lafa bak anasini satayim. Ugur Yucel'e proje guzel olsun!
Ugurcugum da konusma bitince bu garip biblo gibi seylerden veriyor ama daha bir legoya benziyorlar. Digerine gore epey yeniler. Ben de hemen Erkan Ogur da bunu verdi deyip cebimdekini gosteriyorum. Aa bu çok degerli filan deyince Erkan Ogur'dan degersiz sey mi çikacakti diyorum.
Ugur Yucel Sunay Akin'dan bahsediyor. Oyuncak Muzesi filan derken uyandim. Tuvaletimi yapip tekrar yattim ama kaldigi yerden devam etmedi.

28 Mart 2013

bokyasapadisahim

Millet Osmanli padisahlarini ove ove bitiremiyor ya hani, fittiriyorum.
Hele dindarlarin peygamber over gibi padisah ovmesine hepten sasiriyorum.
Padisah dedigin adamlarin buyuk cogunlugu katil ve dolandirici. Kardeslerini oldurten adamdan hayir mi gelirmis? Yok efendim devletin selameti icinmis. Yemezler guzelim. Tahtin dosemesi kabna etlerimi guzel oksuyor denmek yerine laf cevirmekten baska bir sey degil. Oyunlar, entrikalar girla gidiyor.
Kadinlari kacir, hareminde tutsak et, canin istediginde tecavuz et, canin istediginde oldur... oldu pasam. Bunu yapan serefsiz degildir de nedir? Kendini Allah'in arzdaki golgesi gormuyor mu bunlarin hemen hepsi. E peygambere ne oldu? Hani son peygamberdi Muhammed? E sen nasil kendini ona denk goruyorsun?
Cocugunu olduren, biraderini, bacisini katleden, insanlara kullarim diyen ve onlari keyfine gore hapseden, hakkini yiyen, ozgurlugunu elinden alan, tecavuz eden, olduren adama niye saygi duyayim?
Cani cehenneme oyle insanin. Ama yok soyle bikbik boyle fikfik demeyin. Kurekle vururum kalbinize. Tabii ki cok iyileri de vardir icinde ama buyuk cogunlulk bu ozelliklerin pek cogunu tasimiyor mu?
E daha ne olsun!

23 Mart 2013

seytanaldigoturdu

Cok fantastik ruya gordum. Baila'nin binasinda seytanla pazarlik yapip kendisini kandirmaya calisiyordum. Para kazandir filan diyorum, serefsiz olmaz diyor. Yok efendim neymis zaten epey ugrasmis ama olmamis. Piyango çikamamis, bilmem ne olamamis. O kadar.

22 Mart 2013

vesikalikilit

Su anda omuzumun dibinde oturan adam kilitlenmis sekilde bir vesikalik fotografa bakiyordu az once. Otururken dikkat etmedim, telefonla oynuyor herhalde dedim ama disariya bakarken anladim ki telefon filan yok. Yaslica bir adamin fotografi sadece.
Ya olmus biri ya da yanimdaki oldurmeye gidiyor. Anlatmaya elverissiz bakislar. Bildigin tirstim.

12 Mart 2013

civelek

Twitter kullanmaya başladım. Niyetlendim ve 2-3 şey yazdım en azından. Ne kadar uzun ömürlü olur bilemem. Göreceğiz.
twitter.com/ozgurluk



çalışmalardainecekvar

Cillop AKG Perception 170'in elime geçmesine çok az zaman kaldı. En azından artık aynı şehir içindeyiz kendisiyle.
Kendisi 5 psikiyatrist gücünde olup itina ile kullanılacaktır. Yakın zamanda diğer arkadaşlarına da kavuşmayı ümit ediyor ve araştırma içinde olduğumu belirtiyorum. Bakalım asgari ihtiyaca uygun ses kartı olarak ne bulacağım. Vakit ikinci elleri araştırma vakti.

01 Mart 2013

magrurceket

Ahmet Bey'in Ceketi her zaman huzunlendiriyor beni.
Ne hallerde oldugumuzu hatirliyorum. Hepimizin bencil serefsiz oldugunu bagiriyor Baris Abi. Kendi hayvanligimiza mi yoksa onu hayal kirikligina ugrattigimiza mi daha çok içerliyorum bilmiyorum.
Baris Abi'yi dinledigim her seferde utaniyorum. Bildigin utaniyorum lan. Bundan utaniyorum mesela. Lan lun diye konusan biriyim ben. Sagliksiz da besleniyorum. Çocuklari seviyorum ama uzun suredir aktif olarak onlar için bir sey yapmiyorum. Herhangi birine ornek olacak davranisim, utanmadan verecek ogudum yok. Maliz la biz, mal! Koftiden yasiyoruz vallahi!
Kaç Ahmet Bey var çevrenizde?!

tutamıyorumzamanı


İnadına yenilmeden, aşık olmadan gel
Bu gidişin sonu kötü, kalbi kaybetme gel
Siyahını bırak da gel, derdi sil yeter
Aşka zulüm edip küsme sen yeter
Şafağım kararır, daralır geceler
Yerine hiç beni koyup sarhoş oldun mu sen?
Kaderine boyun eğip dününe küstün mü sen?
Yüreğine cayır cayır kor çile saçıp,
Göz göre göre korku saklayıp,
Boğazına gömülüp sustun mu hiç?
Kal gittiğin yerde mutlu ol
Ya da gel kalbimde tahta sahip ol
Senin gülen yüzüne kurban bu serseri kalbim
ama karar ver; tutamıyorum zamanı

-Kenan Doğulu

tutamazsınbazen

sabah zamandan bahsettim. az önce de Müslüm Baba'nın acı haberi üzerine herkes bir şeyler paylaşırken gözüme çarptı ve günün anlam ve önemine uygun diye paylaşayım dedim. muhtemelen daha önce de paylaşmış olabilirim ama iki defa paylaşılmayı fazlasıyla hak eden bir şarkı zaten.
Kenan Doğulu'nun 5,5 albümündeki yorumu perişan ederken Müslüm Gürses'in Sandık albümündeki yorumuyla son darbeyi indirir.
hem sözü hem müziği güzel parça.

çabukdondudikkatedersen

Son 6-7 yildir zamandan, mevsimlerden bir bok anlamiyorum. Mevsim daha baslamadan bitmis gibi geliyor. Kuresel isinma cart curt isine baglamayacagim. Gerçi tam bunu yazarken fonda Bi'sey Yapmali basladi ama gaza gelmeyecegim. Kuresel sorunlara girmeden kendi yuzeyselligimden bahsedecegim.
Sarki bitsin de oyle yazayim. Kafa dagildi efsaneyi duyunca.
Zamanla ilgili bu degisimim birdenbire oldu. Bir gun zamana mudahale edemedigimizi idrak ettim ve o gun bugundur çok hizli gidiyor. Onceden çilehanelerde çile doldurmak muazzam zor gelirdi ama artik tirt geliyor. Olay basitmis. Sen duruyorsun, zaman gidiyor. Bilmem ne için 2 ay var daha ohooo geçmez diyorlar mesela. Bagirsaklarimla guluyorum. 2 ay lan! Ne ki o.
Mevsimlerin tadini çikartamiyorum o kotu oluyor. Mesela son 1 haftadir yaz bitecek yakinda demeye basladim. Bana gore 21 aralikta yaz basliyor. Oyle mal bir kafa yapim var. Ne zaman gundonumu olsa mevsim degisiyor bana. Geceler kisalmaya basliyorsa yaz geldi. Gunler kisalmaya basliyorsa kis geldi. Buradan anlasilacagi gibi haziranda da kisi getiriyorum.
Memnun muyum diye bakarsak biraz karisik. Pek çok durum için mis gibiyken kisinin kendini gelistirebilmesi açisindan çok kotu. Bugun yarin diyemeden seneye olmus oluyor.

Yine Mogollar ile devam edip bitireyim

Çok geç olur, çok geç olur
Bu dunyadan goçup gidince
Çok geç olur, çok geç olur
Gemi giderse meçhule

28 Şubat 2013

mantikaciliyeti

Soyle bir kurgu dusunelim.
Telefonda konusurken hasta oldugunu soyluyorsun 30km uzaktaki birine. O kisi o yoldan kalkip acil hastaneye goturmek uzere birilerini ayarlayip gelsin. Hasta kisinin evine 300mt.de hastane varken acil(!)e 32km uzaktaki hastaneye gotursun. Hastane sonrasinda ise 30.km'deki kendi evine gotursun.
Insanlarin akrabalik derecesi ne olursa olsun boyle bir seyi mantikli bulamam. Benim bildigim hastaya en rahat edecegi yerde-genellikle evde- bakilir.
Degisik isler bunlar. Çok kalp kirmali, uzun ve çesitli bir suru oyku yazilir uzerine.
Manasiz isler.

şampikçikler

aşağıdaki yorumu Doruk'un Facebook'taki teşekkür yazısına gelen bir eleştirinin üzerine yazdım ama orada silinmesi kolay. Burada da bulunsun.

---


Benim ve diğer arkadaşların büyük çoğunluğunun ilk hakemliği olması sıkıntıydı ama sanıyorum ki vizesini yaptırmış, daha önce başka yarışmalarda görev almış hakemlerin katılım sorunu olduğu için böyle oldu. Zaten vizesini yaptırmış hakem sayısı Türkiye çapında yalnızca 38.
Bu durumda mecburiyetten ilk hakemlikler tecrübe amaçlı, puanlama yetkisiz gözlemci hakem yerine normal hakem olarak gerçekleşti.
Benim gördüğüm kadarıyla kural hatası yoktu. Tabii ki gözümden kaçmış olabilir ama diğer 10 hakemden de bir hataya dair tespit gelmedi. Eğer kural ihlali olduğuna dair kanıt varsa resmi olarak itiraz edilmesi çok iyi olurdu. Bildiğim kadarıyla bir suça göz yummak o suça ortak olmaktır. Ayrıca toplantıda da belirttiğim gibi bu ve benzeri şikayetlerin önüne geçilmesi için yarışmanın baştan sona kadar görüntül kayıt altına alınıp daha sonra yayınlanması gerekiyor. İnanıyorum ki önümüzdeki yarışmalarda bu gereklilik gözardı edilmeyecektir.
Sevgili Osman Cengiz Hocam, Alper Keleş'in yazdığından çıkardığıma göre low lift ve soltadaları kusur gibi algılamışsın ama kendisinin de belirttiği gibi yönetmelikte bununla ilgili bir kısıtlama yok. Parende vb akrobasi hareketleri yalnızca 1 defaya mahsus olarak yapılabilir. Şampiyona sırasında bu durum yüzünden puanlamalar bittiğinde, sonuçlar açıklanmadan önce yönetmeliği 3 kere daha okumak zorunda kaldım.
Hırsızlık kısmında ise büyük bir güvenlik zaafiyeti vardı ama suçun ne kadarı federasyonun ne kadarı tribünde oturup dansları izleyen emniyet güçlerinindi bilmiyorum. Polislerin yarışma başından sonuna kadar spor salonunda olması tedbir amaçlı olarak asgari düzeyde yeterliydi. Keşke her yarışmacıya kilitli dolap da verilebilseydi. Bu imkanlar sağlanabilir miydi bilmiyorum. Maalesef yönetmelikler bu kadar detaya girmiyor. İfade veren yarışmacıların o anda gözden kaçmış olması bence de pürüzdü ama 
Bu eleştiriler yapıldığı sürece her yarışma öncekine nispet bir adım daha yukarıda olacaktır diye umuyorum. Mesela bu sefer gereksiz olan kılık kıyafet yönetmeliği esnetilmiş, yetişkinler ve büyüklerde -tanga hariç, g string muallak- serbest bırakılmıştı.
5 sayfa yazı yazdıktan sonra kibar bir insan olarak anılmak adına sevgili Doruk Coskun'a teşekkür ederek bitiriyorum. Teşekkür ederim.

27 Şubat 2013

ortadireksaban

Cumartesi gunu A.Tango Turkiye Sampiyonasi vardi ve her firsatta yarismaya karsi oldugumu belirttigim halde hakem olmayi kabul ettim. Hiç de pisman degilim. Bakarsin ileride yarisma tutkunu olur çikarim.
Hakem heyeti iyiydi bence. Pek çok farkli okuldan hakem vardi.
Yarismacilar konusunda en cahil hakem bendim galiba. Bizim kulupten giren yarismacilarin bile tamamini tanimiyordum. O kadar ilgiliyim yani durumla.
Yarismada muazzam bir rezalet yasandi. Hirsizlar soyunma odasindan cuzdan ve telefonlari araklamis. Epey kayip varmis. Federecilerin resmi olmayan açiklamalari ise pek vahim. Birakmasalarmis oraya. Oldu, ceplerinde cuzdan ve telefonla çikip dans etsinldr zaten. Herkes antrenoruyle mi gelmek zorunda? Ya da bir antrenorun 20 yarismacisi varsa hepsinin esyasini o mu tasiyacak? Guvenlik guçleri mensuplari ayri olay zaten. Adamlar stadyuma oturup dans izlediler paso.
Bu buyuk sorunu geçip belki de daha buyuk soruna geleyim. Ilk 18 diye bir sey seçemedim. Dans seviyesi rezilden bir basamak gerideydi. Bana gore finaller filan adil sonuçlandi ama 1. 2. 3. Bos birakilip o sekilde degerlendirilebilirdi. 1. Olacak çift yoktu. Ilk oylamalardan sonra arada bashakeme buradan nasil seçecegiz dedigimde kotunun iyisini seçeceksin mecburen dedi.
Yarismaya katilmis olanlar gucenmesin, darilmasin ama durum boyle gerçekten. Gerçi çiftlerin bazilari son kisimda açildi biraz ama yine de kotuydu genel seviye.
Erkeklerin kiyafetleri ilgimi çekti epey. Bildigin perdeden pantolon diktirmis olan bile vardi. Ceketler desen ayri bir dunya zaten. Pistte kuçuk Morguller vardi desem yeridir. Hatunlarin kiyafetleri çok daha duzgundu. Beyazli yesilli bir elbise vardi ozellikle, pek zarifti.
Bir de pek isveli kizcagiz vardi. Helal olsun ona da.
En guzel haber ise bundan sonra minikler kategorisi olmayacak olmasi sanirim. Yarisma zaten guzel bir sey degil, bir de minicik çocuklar alet oldugunda hepten kotu oluyor.
Boyleyken boyle iste. Ben de federeciyim artik.

26 Şubat 2013

ortadireksaban

Cumartesi gunu A.Tango Turkiye Sampiyonasi vardi ve her firsatta yarismaya karsi oldugumu belirttigim halde hakem olmayi kabul ettim. Hiç de pisman degilim. Bakarsin ileride yarisma tutkunu olur çikarim.
Hakem heyeti iyiydi bence. Pek çok farkli okuldan hakem vardi.
Yarismacilar konusunda en cahil hakem bendim galiba. Bizim kulupten giren yarismacilarin bile tamamini tanimiyordum. O kadar ilgiliyim yani durumla.
Yarismada muazzam bir rezalet yasandi. Hirsizlar soyunma odasindan cuzdan ve telefonlari araklamis. Epey kayip varmis. Federecilerin resmi olmayan açiklamalari ise pek vahim. Birakmasalarmis oraya. Oldu, ceplerinde cuzdan ve telefonla çikip dans etsinldr zaten. Herkes antrenoruyle mi gelmek zorunda? Ya da bir antrenorun 20 yarismacisi varsa hepsinin esyasini o mu tasiyacak? Guvenlik guçleri mensuplari ayri olay zaten. Adamlar stadyuma oturup dans izlediler paso.
Bu buyuk sorunu geçip belki de daha buyuk soruna geleyim. Ilk 18 diye bir sey seçemedim. Dans seviyesi rezilden bir basamak gerideydi. Bana gore finaller filan adil sonuçlandi ama 1. 2. 3. Bos birakilip o sekilde degerlendirilebilirdi. 1. Olacak çift yoktu. Ilk oylamalardan sonra arada bashakeme buradan nasil seçecegiz dedigimde kotunun iyisini seçeceksin mecburen dedi.
Yarismaya katilmis olanlar gucenmesin, darilmasin ama durum boyle gerçekten. Gerçi çiftlerin bazilari son kisimda açildi biraz ama yine de kotuydu genel seviye.
Erkeklerin kiyafetleri ilgimi çekti epey. Bildigin perdeden pantolon diktirmis olan bile vardi. Ceketler desen ayri bir dunya zaten. Pistte kuçuk Morguller vardi desem yeridir. Hatunlarin kiyafetleri çok daha duzgundu. Beyazli yesilli bir elbise vardi ozellikle, pek zarifti.
Bir de pek isveli kizcagiz vardi. Helal olsun ona da.
En guzel haber ise bundan sonra minikler kategorisi olmayacak olmasi sanirim. Yarismb zaten guzel bir sey degil, bir de minicik çocuklar alet oldugunda hepten kotu oluyor.
Boyleyken boyle iste. Ben de federeciyim artik.

17 Şubat 2013

a-acayipsin

A-acayipsin albumu ne kadar guzel bir album la. En tirt parça "Sevis benimle" bile altyapi olarak guzel. Tarkan'in vokalleri keske paraya kaymasaydi. "Seytan azapta"nin girisi mesela. Ya da ritim gitarlari, baslar, senkoplar. Çogzel be. Riza Erekli saheseri "Biz nereye" için çok defa yazdigim için tekrar etmiyorum. "Bekle"nin bahar kis arasi degisen havasi ve usulca bekle deyisi. Birisi bana oyle bekle dese oturur aglarim herhalde. "Don bebegim"deki vokal, gitar tinisi ve duzenleme ve tabii ki flut bolumleri turk popunda degisimi yasatmadiysa ne yasatti.
"Yaniyor dunya, bitiyor dunya dusun kara kara" derken gobek attiran ve çekiç darbesi gibi ritimle 'açmiyor çiçekler; toz duman gonuller; tehlikede bebekler' gibi gerçekler vurup 'durum beter durun yeter' diye yalvarmasi anlamsiz bir duzenleme olamaz.
Yayli gruplarinin arabesk ve fanteziden sonra pop muzikte de ne kadar sik kullanilacagini gosteren "Kis gunesi"nin nakaratinda hiç bitmeyecek gibi 'ozlemin içimde yine seni buyutur' kisminin lezzeti simdiki pop parçalarinin kaçinda bulunur acaba.
Yalnizca pad uzerine "Eyvah" deyip bosluga dusmenin,  kabile muzigi kivaminda baslayip ahize içinden sarki soyleme efektinin ayni parça içinde kullanilmasi gibi cesur denemeyi Turk popu adina çope atamayiz.
"Gitme" derkenki samimiyet, huzunlu yukselis kim bilir kaç terkedilmisin kahrolmasina sebep olmustur.
Birilerinin uzerine ve yollarina çiçek serpme modasini tavan yaptiran "Gul doktum yollarina" nakaratindaki taverna havasi yaratan vokaller bir doneme gobek attirmak için oyun havalarindan baska seyler olabilecegini gosterdi ve simdi Serdar Ortaç, Demet Akalin ekmek, pasta ve bilimum seyi yiyebiliyor.
Kirk yillik "Hepsi senin mi" diye laf atmanin bir patlamaya yol açmasi ve pek guzel gitar ritimleri ile suslenmesi albumun en buyuk basarilarindandir.
'Umitlerle yarinlari hos tutmali' diyebilen udun en az o kibarlikta vokalle birlesmesi kim bilir kaç tek tarafli asigin canini yakmistir. Orhan Gencebay tadinda yaylilari kim bilir bu cani yananlari nasil farkli hislere yonlendirmistir.

Ozetle bu album bir donem uzerinde çok ciddi hatiralar birakmistir.

Su anda çalan Seytan azapta'nin yirtik gitar, leziz klavye ve girtlagiyla bitirelim
"O an olan oldu, o çapkin ruzgar uçurdu eteklerini
Benim suçum yok, o bozdu inan ki butun iyi niyetlerimi"

03 Şubat 2013

tokatçilar

Cok uzun sure uzerine kickboks maci izliyorum. Agir siklet olduklari icin teknikler keyif vermiyor ama yine de guzel.
Serkan Yilmaz'in maci olaydi da iyice keyifle izleyeydim.

tokatçilar

Cok uzun sure uzerine kickboks maci izliyorum. Agir siklet olduklari icin teknikler keyif vermiyor ama yine de guzel.
Serkan Yilmaz'in maci olaydi da iyice keyifle izleyeydim.

01 Şubat 2013

yazmayanın

witchieofstars.blogspot.com ve betterbocek.blogspot.com
yazsanıza lan!
ne yapıyorsunuz ne ediyorsunuz yazın da haber alalım arada sırada.
hepitopu takip ettiğim 3 tane blog var zaten. onlar da tembel. St.Ziza yine yazıyor arada, onun hakkını yemeyeyim.

30 Ocak 2013

uçurum

Insanlarin ahlak, kultur, sevgi, inanç, zeka farkliliklarinin arasinda daglar kadar fark olmasi uretim hatasi midir acaba? Herkes ayni kosullarda yetistirilir, bire bir ayni egitimlerden geçse aradaki fark azalir mi?
Biyolojik etkenlerden nturu karakter farkliligi illa ki olacaktir ama bu denli fazla fark olur mu acaba? Hormonlar davranisi etkiliyor ama hormonlarin asil etkeni biyolojik mi yoksa psikolojik mi?
Çok sorgular oldum bunlari yine. Yine universite sinavina girip psikoloji filan mi okusam ne yapsam. Gerçi meslek olarakr  yapmak istemedikten sonra sosyal bilimler için universite okumak da pek mantikli gelmiyor. Laboratuvar ihtiyaci olmadiktan sonra ogrenci olmasan da merakin varsa ayni bilgiye ulasabiliyorsun. Diploma esittir bilgi esitligine asla inanmadim, muhtemelen inanmayacagim da. Diploma esittir mesleki yetki. Baska bir cacik degil. Keske ilk denklem gecerli olsaydi ve bilgi-mantik iletkenligi sorunlu olan binlerce kisi kendini gelistirmek için gayret gosterse.
Gunluk insan asagilama seansima burada ara veriyorum.

29 Ocak 2013

siçarimbilirsin

Once Ben Bilmem Esim Bilir diye bir yarisma çikti. Degisik degisik yarismalar filan. Nispeten eglenceliydi. Sonra Suheyl-Behzat Uygur kardeslerin buyuk olani My Man Can diye bir yarismanin yorumlamasini yapti. Neredeyse digeriyle bire bir ayni. Her neyse, Elif'le nereden para gelir filan derken bu yarismanin basvuru formuna kadar indirdik seviyeyi. Yaparim Bilirsin'i pek fazla izlememis olmama ragmen gordugum istisnasiz tum çiftlerin hadi askim hadi bi'tanem, bebegim benim demesine fena halde sinirleniyordum. Dun yarismadan arayip mulakata çagirdilar. Gittik bugun. 5Milyon soruluk kagit doldurttular. Uzerine benzer sorulari yanitlayip bir de deneme oyunu oyunu oynattiklari deneme çekimi yapilacakmis. Formu doldurururken birileri çekime basladi ve tataaam. Yonetmen yardimcisi midir nedir anlamadigim iki tane zibidi kadin milleti azarlayip duruyor. Ulan mal! O çekimi yapilan kisiler sayesinde para kazaniyorsun. Sen kimsin de o insanlara laf soyluyorsun. Pinpon topu atmali bir oyun denettiler. Oyun bitince bir kalay daha. Her çift attigi toplari toplayip aldigi gibi birakacak. Uzerine bir de oynarken yeterince sevkli olmadiklarini, digerlerinin ona gore olmasi, birbirlerini azarlamalarini, askim bebegim bir seyler demelerini emretti. Çekime giren herkes de koyun gibi uydu bunlara. En son çift 12 yillik evliymis ve biz çikarken 'daha sert yapayim mi yaramazim' diye bagiriyordu kadin. Sertles biraz daha diyordu adam da. Çok fena Ismail Abi tribi yaparak çikacaktim çekim sirasinda. Para ugruna kendinizi bu hale dusurmeye deger mi, yazik be yazik diyerek çikacaktim ama çekime girmeden çiktik. Ayiptir, yaziktir. O yarismaya katilanlar 50bin de alsa 5 kurusluk deger bulamaz gozumde artik. Oyle bir muameleye katlananlar ya çok muhtaç ya da çok karaktersizdir. Bugun gorduklerimin giyim kusamlari pek muhtaç gibi gozukmuyordu.

28 Ocak 2013

medyamaymunu

Medya maymunu olabilirim yakin zamanda. Yarin gorusmeye gidecegiz. Olursa çok komik duruma da dusebilirim kendi adima enfes bir is de yapabilirim.
Kesinlesmemis is uzerine ne konusuyorsam. Hayallerde yasiyor bazi...

ufuktavarbirgemi

Hayat çok hizli degisiyor be. Piyangodan para çikmis geçen çekiliste. Dun ogrendim. 4Tl verip 8Tl kazanmisim. Demek amortinin bir ustu olmus. Bir tane daha aldim siradaki çekilis için. Saglam kufurlu bir yazi yazarsam çekilisten sonra anla ki buyuk ikramiye vurmus.
Para beni degistirir. Çok net soyluyorum. Degisirim. Çok fena degisirim.

23 Ocak 2013

giderikendine

Uskudar'i seviyorum. Muhtemelen imkanim olan ilk firsatta ev bakacagim yer Uskudar olacaktir.

03 Ocak 2013

kumarkumarsay

Barbut kumar mi?
Kumar.
Tek kol kumar mi?
Kumar.
Bunlar yalnizca sansa bakan oyunlar mi?
Evet.

Yani kumar olmasi için poker gibi zeka gerektiren islerin donmesine gerek yok.
Peki, Turkiye'de kumar serbest mi?
Hayir.
Ulan o zaman bu Milli Piyango Idaresi ne halt ediyor.
Bunlarin oyunlarinda 10 lira 20 lira verip binlerce lira kazanmak degil mi gaye?
Evet.
Sans oyunu, yani kumar. Devlet eliyle hem de.
E, fuhus desen o da devlet denetiminde. Iyi ki de oyle gerçi. En azindan nispeten daha saglikli.
MIP isine doneyim. Birisi açiklasin bana bunu. Kumarin yasak oldugu memlekette bu kadar yuksek oranlarda kazandirabilen sans oyunlari nasil serbest oluyor?
Mantikli bir açiklamasi vardir illa ki.
Yanlis anlasilmasin. Yasaklansin demiyorum. Bence kumarhaneler de serbest birakilsin. Dileyen diledigi gibi para kaybedebilir, sanane devlet. Adamin kendi parasi, mali, mulku. Sana mi soracak nasil harcayacagini. Kimseyi zorla oynatmiyorlar ya.