02 Nisan 2014

amerikancı

Sema ablalar geldi Seattle'dan.
ev cümbüş mekanı oldu. gece gündüz hiç fark etmiyor hep hareketlilik içindeyiz. kalabalık aile olmak hem keyifli hem meşakkatli bir şeymiş demek. alışık değilim kalabalık yaşamaya ya garip geliyor.
haftaya dönecekler ama yarın Kamil abinin ailesine gidecekler üç günlüğüne. çocuklar tam kültür karmaşası yaşıyor. evde, sokakta, lokantada pek çok şey onların alışkanlıklarına göre farklı. mesela ilk gün tuvalete karanlıkta girdiler ya da beş dakika ışık düğmesini aradılar. tuvaleti cezalandırma yeri olarak kullanan bir millet olduğumuz için bizde tuvalet ışıkları dışarıdan açılıp kapanıyor. çocukların aklına bile gelmedi ışığın dışarıdan açılıp kapatılacağı.
her enyse. durum böyle işte. yarın kısa süreli bir boşluğa düşeceğiz. haftaya temelli döndüklerinde ise daha uzun süreli boşluk olacak.
oradaki şartları filan duydukça acaba bir yolunu bulup ülkeden gitsek mi diye düşünmüyor değilim. seviyorum Türkiye'yi, İstanbul'u ama milliyet kavramı uzun süredir çok uzağımda durduğundan Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur saçmalığına inanmıyorum.
insanların çizdiği sınırlar insanları düşman ediyorsa kusura bakma ama bacağım girsin o sınırdan.

Barış Abi ne diyordu?

+Hemşehrim, memleket nere'?
-Bu dünya benim memleket

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sana hayranım özgür