15 Ağustos 2014

çokcahilizkeşkeölsek

İntihar verilerine bakıyorum.
Veriler 2000 yılından itibaren.
2006 yılına kadar çoğunlukla kadın ve erkeklerin intihar oranları erkeklerinki biraz daha yüksek olmakla beraber birbirine çok yakın. 2006'da ne oluyorsa birden kadın intihar vakaları ile erkeklerinki arasında neredeyse %50 gibi bir fark oluşuyor. Kadınlar yaşamayı, erkekler yaşamamayı tercih ediyor. İşin asıl garip kısmı ortalama intihar sayısının değişmemesi. Yılda 2700 civarında intihar görülüyor.
Sadece kadın erkek üzerinden gidersek acaba ne sonuçlar çıkartabiliriz?
2006 öncesi sosyal medya bu kadar gelişmemişken kadın cinayetlerinin intihar olarak kayda geçirilme oranı daha mı yüksekti? Cinayetlerin üzeri daha kolay örtülebiliyor olabilir miydi acaba? Bunu kabul edersek sosyal medyanın gücü pek azımsanamaz diyebiliriz. 2006 öncesi oranlarda kadınların istediği kişi ile evlenememe veya hissi ilişki nedeniyle intihar etme oranı daha yüksek gözüküyor. Beni şaşırtan bir istatistik ise bu sayının erkeklerde hep daha yüksek olması. Oran olarak bakarsak yüzdeler 2006'ya kadar kadınlarda daha yüksek, sonrasında ise başa baş gidiyor. Kadınların bu sebeple intihar etmesi 2006 öncesi %11 civarlarındayken 2006'dan sonra yaklaşık %6lara geriliyor.

Başka bir ihtimal olarak kadınların bilinçlenmesi ve yardım kanallarının farkına varması olabilir ama nedense ilk ihtimal daha kuvvetli gibi geliyor bana.

2004 yılında bilinmeyen nedenler diye bir sınıflandırma başlamış ve neredeyse tüm intiharların yarısı bu sınıfa dahil edilmiş. Hastalık ve aile geçimsizliği nedenlerinden hatrı sayılır bir oran bilinmeyen sebeplere kaymış.
Genel olarak intiharların en önemli sebepleri hastalık, aile geçimsizliği ve geçim zorluğu.
Birileri sürekli sosyal devlet olduğumuzu söyleyip duruyordu sanki.
Öyle bir sosyal devletiz ki sağlık ve geçim sorunları insanların en önemli hayatlarını bitirme sebebi.

Bu veriler keşke sayı olarak kalmasa da sosyologlar tarafından değerlendirilip ülkeye daha güzel yarınlar hazırlasa.

evlenboşan

Çevremdeki evlilikler ve ayrılıklar hareketlenmeye başlayınca merak ettim Türkiye çapında durum neymiş diye. İstatistik kurumu verilerini biraz inceleyince aşağıdaki sonuçlar çıktı. Bir de üşenmedim, ilgim çeken kısımlar için çizelge hazırladım.

2010-11-12-13 için evlenme sayıları
582715, 592775, 603751, 600138
Artış var fakat 2012-13 arası artış azalmış.

Bununla birlikte boşanma sayıları şu şekilde:
118568, 120117, 123325, 125305
Boşanmalarda da artış var ama artış oranı evlilikte olduğu gibi değil, giderek yükseliyor.

Boşananların evli kalma süreleri yine 2010-11-12-13 yıllarına bakınca
1- yıllık evliler: 3967, 4274, 4080, 4385
1 yıllık evliler: 10559, 10881, 11075, 12455
2 yıllık evliler: 9265, 9287, 9245, 9815
3 yıllık evliler: 8634, 8742, 8866, 8421
4 yıllık evliler: 7821, 8044, 8185, 7907
5 yıllık evliler: 7001, 7089, 7426, 7496
20+ yıllık evliler: 18365, 18636, 19151, 19190
20 yıla gidene kadar sayılar sürekli düşüyor. Hepsini tek tek yazmıyorum. Beşinci yıldan sonra keskin bir düşüş gözüküyor. 2013 için boşanmaların %40,3'ü ilk 5 yıl içinde gerçekleşmiş. %21,5'i ise 6-10 yıllık evliliklermiş.

Boşanma sebeplerine gelince veriler pek açıklayıcı değiller. Kendi etrafımdaki insanlardan da bildiğim kadarıyla her türlü sorun için anlaşmalı olarak boşanılıyorsa geçimsizlik bahanesi öne sürülüyor. Çok kapsamlı bir bahane.

Boşanma nedenlerine göre sayılar (2010-11-12-13):
Zina 90, 85, 71, 80
Cana kast ve pek fena muamele 32, 35, 30, 31
Cürüm ve haysiyetsizlik 37, 35, 26, 37
Terk 317, 288, 276, 238
Akıl hastalığı 42, 58, 52, 40
Geçimsizlik 113039, 116153, 119921, 121627
Diğer 1414, 957, 1050, 1149
Bilinmeyen 3597, 2506, 1899, 2103

Sadece 2013 yılında 16-19 yaş arasında resmi nikah kıyılmış 123120 kadın var. Kadınlarda evlenmenin zirve yaptığı yaş aralığı 20-24 (2013'te 213019 kadın). Küçük yaşta evlenen kadınların büyük çoğunluğu (58992 kadın) 20-24 yaşındaki erkeklerle evlenmiş.
Yine 2013 yılı için 16-19 yaş arası resmi nikahlı erkek sayısı 13546 gözüküyor. Erkeklerin evlenme zirvesi ise 25-29 yaş aralığı (2013'te 241462 erkek). Bu erkeklerin 44360'ı 16-19 yaş arası kadınlarla evlenirken 100343'ü 20-24 yaş aralığından kadınlarla evlenmiş.
Boşanma yaşları kısmında 16-19 ve 20-14 yaş kadınların sayısı can sıkıcı. 16-19 yaşa bakınca 2010-11-12-13 yılları için sırasıyla 2360, 2415, 2431, 2560; 20-24 yaşa bakınca 16010, 16276, 16241, 16323 görülüyor.
Kadınların ayrılma yaşları için 25-29 ve 30-34 (tüm boşanmalara oran ~%20,68) arasında çok az fark varken erkekler 30-34 aralığına geldiğinde ortalama %8 sıçramayla zirve yapıyor (tüm boşanmalara oran ~%22), 35-39 aralığında 3-4 puanla düzenli olarak azalmaya başlıyor. Halk arasında erkeklerin 35 yaş bunalımı diye adlandırılan efsane, verilere göre 35'i bulmadan gerçekleşiyor.

Evliliklerin %0,70'i ilk yıl tamamlanmadan sonlanıyor yani boşanmaların yaklaşık %3,4'ü evliliğin 1 senesi dolmadan gerçekleşiyor.

Ayrılma nedenleri içinde akıl hastalığının (tüm boşanmalara oran ~%0,039) cana kast ve pek fena muameleden (tüm boşanmalara oran ~%0,025) daha yüksek orana sahip olması ilginç geldi.
Akıl hastalığı sebebiyle ayrılan kadınların zirve yaptığı yaş 35-40 arasıyken erkeklerde 30-34 daha revaçta. Zina nedeniyle ayrılanlar her yaşta ağırlıklı olarak kadınken 35-39 yaş arası erkeklerde bir patlama oluyor.

İstatistik kurumu verileri bu şekilde. Resmi nikahlı olmadan evlenip ayrılanların sayım dışı olduğunu hatırlamakta fayda var.