06 Şubat 2017

uzunsaç

Doğan Şener: Ne zaman saç uzatmaya karar verdin ve bu fikir nasıl gelişti?
Barış Manço: Sevgili Doğan, o benim kişisel bir buluşum değil, saçların böyle uzaması... Şöyle insanlığın tarihine bakarsan, açık konuşmak gerekirse ta ilk çağ mağara adamından 1914 Birinci Cihan Savaşına kadar erkek saçlı, bıyıklı, sakallı uzun lafın kısası çevresinin yani çehresinin etrafı kıllı tüylü bir mahluk. Yani tarihe bakarsan erkek böyle saçlı, bıyıklı, sakallı bir adam. 1914 yılında Birinci Dünya Savaşında malum, sözüm meclisten dışarı, bit salgını çıktığı için önce ordular saçlarını kesiyorlar derken moda haline dönüyor. Uzatmayalım son altmış, yetmiş yıldır bir kısa saç modası var dünyada. Günün birinde 1960'lı yıllarda, şu 68 kuşağı var ya hep anlatılır, 68 yılında o dönemdeki gençler, bizler, üniversiteliler filan biz yeni baştan eski şeklimize şemalimize kavuşalım dediğimiz zaman bu moda zannedildi. Aslında böyle bir şey yok. İnsanlık tarihi boyunca insan zaten böyle saçlı bıyıklı gelmiş gitmiş. Ve katiyen demagoji yapıyorum zannedilmesin, ben sanki olmam gerektiği gibi olmam gerektiğini hissettim. Ne zaman? 1965-66-67'li yıllarda ama o dönemde bütün dünyada bu olay oldu yani. Birdenbire erkekler "tamam yeter artık bit salgını bitti. Birinci Dünya Savaşı bittiği gibi İkinci Dünya Savaşı da bitti." dediler. "E artık tamam" dediler "yani sağlık nedeniyle kılları kısa kısa bırakmanın bir anlamı yok" dediler ve erkekler şekil vermeye başladılar suratlarına. Ben de öyle başladım. Sonuçta mutlu oldum. Annem ve babam fazla bir laf etmediler. Sonralarda eşim olan nişanlım da bir şey demedi. Yani kimse rahatsız olmadı şimdi bu konuda, böyle de geldi gitti. Saç meselesi kanımca insanın kendine yakıştırıp yakıştıramaması ile ilgili. Önce kendine... Ben her sabah tıraş olurken bakıyorum, fena değilim gibi geliyor.